Nihat Ali Özcan
Türkiye ile ABD arasında S-400 füzesi ve buna bağlı F-35 krizi devam ediyor. Taraflar tutumunu değiştirmediği takdirde sorunun çözülmesi pek mümkün görünmüyor. ABD ve bazı ortaklarının temel iddiası bu ikilinin bir arada olması ciddi bir güvenlik sorunu. Başka bir ifadeyle, Rusya, F-35 uçaklarına dair tüm bilgileri S-400 üzerinden ele geçirebilir. Türk tarafı ise hem S-400 füzelerine hem de F-35’lere birlikte sahip olmanın güvenlik açısından bir zafiyet oluşturmayacağı görüşünde.
Rakip devletler, birbirlerinin askeri veya diğer teknik kapasitelerini merak eder, teknolojilerini farklı metotlarla ele geçirmeye, çalmaya çalışır. Bunun için milyarlarca dolar bütçesi, binlerce çalışana sahip istihbarat örgütleri bulundururlar. Hele, elde edilmesi zor ya da nadir bulunan bir uçağı, radarı, füzeyi elde etmek büyük iştir. Bu durum istihbarat dünyasında ayıp ya da centilmenliğe sığmayan bir davranış olarak görülmez. Nitekim yakın tarihe baktığımızda nükleer teknolojinin yanı sıra, uçaklarla da ilgili ilginç örneklerin olduğunu görebiliriz.
Soğuk Savaş, “uçak çalmanın, ele geçirmenin” çok makbul ve popüler olduğu dönemdi. Çünkü düşmana ait bilgiye, ancak ürünün fiziki olarak elde edilmesiyle ulaşılabiliyordu. En makbulü ise taktikleri bilen pilotun yanı sıra, kullanma kılavuzuyla ele geçen uçaklardı. ABD nükleer bomba ve füze teknolojisini Sovyetler’e kaptırmıştı. Uçak konusunda ise, Sovyetler Birliği ve Çin zor durumdaydı. Nitekim 1952-1990 arası dönemde geliştirdikleri hemen tüm savaş uçaklarından birer ikişer örneği düşmanlarına kaptırdılar.
Sosyalizm inancı zayıf olan Polonya Hava Kuvvetleri pilotları, Sovyet yapımı ilk askeri jet uçağı olan MİG-15’leri 1953’ten itibaren seri halde Batı’ya kaçırdılar. Sonraki sekiz yılda sayı beşi bulmuştu. Bu, ABD ve müttefikleri için bulunmaz bir nimetti. Hem Sovyet jet uçaklarının özelliklerini hem de uyguladıkları hava taktiklerini öğrenebilmişlerdi.
Ele geçirme işinin ardı arkası kesilmedi. En profesyonel olanı, 1966 yılında İsrail istihbaratının, Irak Hava Kuvvetleri’ne ait Sovyet yapımı MİG-21’in Iraklı pilotunu elde ederek uçağı İsrail’e kaçırması oldu. Hele 1968’te Suriye Hava Kuvvetleri’ne ait bir MİG-17 pilotunun Lübnan yerine yanlışlıkla İsrail’e iniş yapması, İsrail ve ABD istihbaratı için “havadan gelen” armağandı.
Kayıtlara geçen ve Batı’nın kaptırdığı tek uçak ise Güney Vietnam Hava Kuvvetleri’nden bir pilotun başkanlık sarayını bombaladıktan sonra F-5’i ile Kuzey Vietnam’a kaçmasıydı.
Sovyet Hava Kuvvetleri için en utanç verici tarih 6 Eylül 1976 olmalı. Yüzbaşı Belenko, MİG-25 ile Japonya’ya sığındı. ABD’li teknisyenler uçağın başına üşüştüler. En heyecan verici olan ise, ABD’li uzmanlar, uçakta sağlam çalışır vaziyette, 1960 yapımı havadan havaya füze ve radarını elde etmeleri oldu. Uçak Sovyetler’e teslim edildiğine Rus tarafı bazı parçalar eksik olduğunu ileri sürerek Japonlardan tazminat istedir. Japonya’da uçağın verdiği zararları ileri sürdü. Derken konu kapandı. ABD, pilota milyon dolarlık ödeme yaparken, hızla vatandaşlığa aldı.
Yine Asya’nın öteki ucunda, Kuzey Kore Hava Kuvvetleri’nden pilot Yüzbaşı Lee de 25 Şubat 1983 günü Sovyet yapımı MİG-19’unu Güney Kore’ye kaçırdı. Ödüllendirildi ve Güney Kore Hava Kuvvetlerinden albay olarak emekli oldu. Diğer heyecan verici olay, 20 Mayıs 1989’da Yüzbaşı Zuyev’in Trabzon’a MİG-29’uyla inmesiydi. Pilot aynı gece ABD’ye uçtu. Ödüllendirildi ve ABD vatandaşı oldu. Kitaplar yazdı. Uçağın parçaları ise muhtemelen gagalandı. Soğuk Savaş yıllarına ait elimizde uzunca bir liste var.
Ancak günümüzde bilgi/istihbarat elde etmenin tek yolu fiziki erişim değil. Bilgilerin elektronik ortama aktarıldığı ve sistemlerin birbirine bağlandığı dünyada, siber alan istediklerinize uzaktan erişim imkânı tanıyor. İkisi de birer “bilgisayar” olarak görülen S-400 ve F-35’in eski günlerden farkı, fiziki mülkiyetten öte, siber alanda size karşı sahip olduğu imkân ve kabiliyetlerin kalın bir sis perdesiyle örtülü olmasıdır.
Yazarlar
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.06.2019
11.06.2019
28.05.2019
21.05.2019
8.05.2019
23.04.2019
19.04.2019
16.04.2019
10.04.2019