Nihat Ali Özcan
Trump’ın ABD askerlerini Suriye’den çekme kararı ve olası sonuçları farklı yönleriyle tartışılıyor. Tüm tartışmaların dört konu etrafında döndüğünü söyleyebiliriz. Birincisi, teknik bir konu olan “askeri çekilmenin” ne zaman, nasıl ve ne kadar sürede icra edileceği. İkincisi, çekilme sonrası ABD’nin bölgesel çıkarlarını koruyacak askeri yapı nasıl olacak? Üçüncüsü, çekilme sonrası Fırat’ın doğusunda siyasi mimarinin nasıl olacağı. Son olarak, tüm bunların Suriye’nin geleceğinde ne gibi etkisinin olacağı.
Amerikan ordusunun çekilmesiyle birlikte Fırat’ın doğusunda iki farklı bölgenin ortaya çıkacağı görülüyor. Kuzeyde Türkiye sınırı boyunca uzanan, 32 kilometrelik derinlikteki şerit ile bu bölgenin güneyinde kalan, mukadderatı fazlaca tartışılmayan Arapların baskın olduğu diğer alan.
Bu şekilde bölünecek olan Fırat’ın doğusu, Suriye ile ilgisi olan tüm aktörler tarafından farklı biçimlerde isimlendirilip farklı içerik ve fonksiyonla ele alınıyor. Örneğin, PKK/PYD bu bölgeyi, kendisini Türkiye’nin olası harekâtından koruyacak saha olarak görmek istiyor. Bunun içinde kendisini koruyacak mekanizmalara vurgu yapıyor.
Aynı bölge, Rusya için faklı anlam taşıyor. Bölge, Esad rejimine bırakılmalı ve tüm bölgesel aktörlerin güvenliğini sağlamalı. Rusya gelişmeyi bir fırsat olarak görmektedir. Ona göre, “davetsiz misafir” ABD bölgeden çıkmalı ve rejim ile PKK/PYD bir araya gelmelidir. Bu durum Türkiye’nin güvenliğini de sağlayacaktır.
ABD ise, şimdilik, güvenli/tampon bölge fikrine oldukça farklı anlam yüklemektedir. Madem Türkiye çok kızgın ve askerlerini sınıra yığdı, o halde olası bir harekât engellenmeli ve onu sakinleştirmeli. Bunu yaparken de “silah arkadaşı” PKK/PYD’yi bir yandan koruma altına almalı. Bir yandan da sabırlı olmayı telkin ederek, yeni dönem stratejisinin sıklet merkezini silahtan siyasi alana kaydırmaya ikna etmelidir. Nitekim PKK’nın silahlı unsurları Türkiye sınırından güneye kaydırılırken, geride kalan “cephe örgütü”, yerelde güçlendirilmeli ve önümüzdeki yıllarda gündeme gelecek yeni anayasa tartışmalarında fiili “hak” olarak kendisine yer bulmalı.
Türkiye’ye gelince, yetkililer, orta vadede, Fırat’ın doğusunda bu kararın hayata geçirilmesinin yeni fırsatlar, ilginç gelişmeler sunabileceğini düşünüyor olmalı. Gerçekten de dikkate alınması gereken çok sayıda parametre var. En önemli ve gidişatı değiştirecek olgu, ABD’nin askerlerini bölgeden çekiyor olmasıdır. İkincisi ise, sınırları belirlenen olası güvenli bölgenin coğrafi konumunun yanı sıra etnik kompozisyonudur. Bu, farklı beklentilerin hayata geçirilmesine imkân verecektir. Üçüncüsü, güvenli bölge Suriye sorununun doğal bir parçasıdır. Ne olacağı, nasıl olacağı Suriye’nin tamamıyla şekillenecektir. Son olarak, bu sorun, karakteri icabı yıllarca devam edecek niteliktedir. Başta ABD olmak üzere Batılı toplumların ve siyasilerin ilgisi ve heyecanı zamanla erozyona uğrayacaktır.
Güvenli/tampon bölge hamlesi elbette bölgede var olan sorunları nihai çözüme ulaştırmayacaktır. Ancak, bölge ülkelerinin ağırlığını artırırken, herkese sorunu yönetme imkânı verecektir. Başka bir ifadeyle, daha işin başındayız.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.06.2019
11.06.2019
28.05.2019
21.05.2019
8.05.2019
23.04.2019
19.04.2019
16.04.2019
10.04.2019