Nuray MERT
Olmadı, başaramadık; bizimki hazin, çok hazin bir siyaset hikâyesi. Cumhuriyet idaresi, onca iddiasına rağmen toplumsal barışı tesis edemedi, buna dayalı bir demokratik düzen inşasını başaramadı. Ama ona itiraz edenler de başaramadı. Onlar da, son halkası AK Parti olan seyirleri boyunca, toplumsal barış ve ona dayalı bir düzen kuramadı. Tüm bu hikâyenin sonunda vardığımız yer çok acıklı; bir “üçüncü dünya” diktatörlüğü veya daha da ötesi “post-totaliter” bir rejim. O nedenle, bu sıradan bir siyasal sistem meselesi değil, daha büyük bir mesele; bu topraklarda barış içinde, demokratik bir hukuka dayalı, kurumsallaşmış bir düzen kuramama, alabildiğine savrulma meselesi. Bu, sıradan siyasal terimler ile, yorumlar ile izah edebileceğimiz bir durum değil; onların ötesine taşan bir tarihi mesele, bir hazin tarih seyri.
‘Medeni’lik...
Siyasete “medeniyet” merceğinden bakan biri değilim; ama siyasi kurumlaşma açısından tarihsel arka plan toptan yok sayılamaz. O açıdan baktığımızda, aslında ciddiye almak gereken bir tarihi mirasa sahip bir coğrafyada yaşıyoruz, o miras üzerinde yükselebilecek siyasal olgunlukta bir siyasa tesis edemedik. O çokça sözü edilen, “medeniyet mirası” yeterince kavranabilmiş olsa, varılan yer de her şeyden önce “medeni” olmak gerekirdi. Öyle olmadı; zira sıradan bir tek adam rejimi, bayağı bir zapturapt düzeni sadece demokrasi yoksunluğu değil, “medeni”lik noksanlığına işaret eder. Ancak, toplumsal karmaşıklık ve farklılaşma ile baş edebilecek kadar olgunlaşmayı başaramayan siyaset, “sürüyü güdecek çoban” arayışı içine girer, hesap verebilirliği, hukukun üstünlüğünü, kuvvetler ayrımını, siyasal uzlaşmayı “çok başlılık” olarak algılayıp reddeder.
Çok övünülen “geçmiş” yani klasik Osmanlı düzeni, kuşkusuz modern toplum siyasası olan demokrasi modeline benzemez, ancak kurumları, teamülleri ve ürettiği edebi, estetik değerler itibarıyla, zamanının “medeni” bir olgunluk eseridir. Tek adam rejimine, kültürel- tarihsel arka plan uydurmak boşuna bir gayrettir, zira bu durum, modern siyasetin yozlaşmış biçimidir. Zira modern zamanlara kadar “lider”likten söz etmek mümkün değildir, dahası kim olursa olsun “kişi”nin öne çıkması söz konusu olamaz. “Liderlik”, münhasıran “karizmatik liderlik”, “kişi kültü”, modern dünyanın siyasete yansıyan tezahürleri arasındadır. Reislik, ağalık, beylik ise feodal bir ilişki işaretidir. Diğer taraftan, söz konusu olan hukuk düzenine dayalı siyaset yerine “keyfi idare” ise, bu durum geçmişte dahi sadece “medeni”leşemeyen topluluklara mahsus bir vasıftır. Kadim Yunan ve Roma, “barbar”ı bu mahiyetle tanımlardı. İslam medeniyeti de klasik döneminde, diğerlerine yine bu çerçevede “tepeden bakar” idi.
Darbe veya ihtilal
Lafı neden uzatıp, konuyu bir türlü “tarihi kongre”ye getirmediğimi mi merak ediyorsunuz? Tam tersine ben lafı uzatmamak için durumun özeti ile başlayayım dedim. Ama, yine de tüm bu müsamereler önemsiz mi? Hiç değil, bundan sonra görüp göreceğimiz zaten hep bu müsamereler, sloganlar, lidere saygı duruşu, övgü yarışı olacak. Artık mesele demokratik siyaset bile değil, topyekûn siyaset adına her şey yerle yeksan oluyor, zira siyaset farklılıkların ifadesi ve dengesinin mümkün olduğu bir zemin gerektirir. O nedenle, tek bir liderin ve ona bağlı bir ekibin tek bir ideolojiyi topluma dayattığı totaliter rejimlerde “siyaset” yapılamaz, ancak zapturapt “idare”si olur. Hukuktan ne anladıklarını kendileri açıkça söyledi; “fiili durum yasallaşacak, hukuki hale getirilecek”. Siyasette “fiili durumun yasallaşması”, darbe veya ihtilal demektir, sonrası darbe koşulları, darbe hukuku olacak. Ülkenin kaderi Cumhurbaşkanı -Yeni Türkiye lideri Erdoğan’ın iki dudağı arasından çıkacak siyaset sınıfı, her söz ve talimatını yerine getirecek “ekip”ten başka bir vasfa sahip olmayacak. Daha doğrusu, mevcut durum kesifleşecek.
Milletvekili dokunulmazlıklarının feshi, siyasetin sonunun gelmesinin en önemli bir diğer göstergesi idi, kısacası aynı hafta içinde totaliter bir idarenin kuruluşunda dev adımlarla iyice sona yaklaşıldı.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları






























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.11.2025
7.11.2025
19.10.2025
4.10.2025
15.04.2025
10.03.2025
23.02.2025
16.02.2025
11.11.2024
14.06.2024