Nuray MERT
Lamı, cimi yok, Erdoğan-Trump görüşmesi, iktidar çevresinin beklentilerini boşa çıkardı, ama bu bir “başarısızlık” tablosu değil, bu bir “kavrayışsızlık” meselesi. Yoksa, ortada dünya ve Ortadoğu gerçeklerini dikkate alanlar açısından “başarılacak” bir şey yoktu. Dahası, Erdoğan’ın ABD gezisinden hemen önce, ABD’nin PYD’ye silah verme açıklaması ile “bu mevzuyu zorlamayın” mesajı en güçlü şekilde verilmişti. Sadece, Kürt konusu değil, Türkiye’nin Ortadoğu’da büyük rol oynama hevesi de, Batılı müttefikleri tarafından çoktan önü kesilmiş bir hayal.
Bu gerçeği görmek için, en son, Musul operasyonuna katılma çabalarının boşa çıkmasını hatırlamak yeterli. Rakka operasyonu süreci de benzer şekilde işledi, işliyor. Mesele sadece Türkiye’nin kaygı, tepki, taleplerine rağmen Kuzey Suriye’de Kürt güçlerinin desteklenmesi değil, Türkiye’nin Ortadoğu siyasetinin tümden boşa çıkması. Bu arada, mesele sadece Batılı müttefikler değil, Rusya’nın tutumu malum, onun ötesinde Arap dünyası da Türkiye’nin Ortadoğu’da baskın rol oynama heveslerine karşılık vermedi, vermiyor. En yakın “dostlar”, Katar ve Suudi Arabistan bile “Türkiye gelsin de Ortadoğu’ya nizam versin” diye beklemiyor. Epey zamandır, Kuveyt Emiri ile idare ediyoruz. Bu şartlar altında, Türkiye’nin bölgenin büyük ve önemli bir ülkesi olmak dışında hiçbir kozu yok, o nedenle şartları zorladıkça daha kötü pozisyona düşüyor.
Neden bu noktada olduğumuza gelince, bir neden Ortadoğu ve dünyada dengelerin muazzam ölçüde değişmesi, karmaşıklaşması, diğeri ise, Türkiye’nin gerek iç siyaset, gerekse dış siyaset açısından kötü yönetiliyor olması. Halihazırda, Kürt meselesinin kötü yönetimi ile Ortadoğu siyasetinin boşa çıkması da, Irak ve Suriye’de, fazladan çakışıyor. Tüm bunlara tepki olarak Batılı müttefiklere terslenmenin hiçbir faydası yok, olmadığı da görülüyor. ABD ile ilişkilere nokta koymak, Almanya’yı İncirlik’ten atmak gibi radikal kopuş tehditleri, sadece Batılı müttefikleri değil, iki tarafı da zorlayacak aşırılık alametleri. Batılı müttefiklerine karşı radikal tepkileri ise, onları ürkütmekten ziyade Türkiye’den uzaklaştırıyor, Ortadoğu’da oyun dışına itiyor. Tüm bu gerçekler ortada iken, ABD’nin Türkiye’nin taleplerine kulak asmasını beklemek tam bir şuursuzluk örneği. Umutların yeni Başkan Trump’a bağlanması ise anlaşılır gibi değil, olsa olsa iktidar çevresinin dünya gerçeklerinden ne kadar bihaber olduğunun işareti.
Evet, Türkiye kötü yönetiliyor, bir partinin, zihniyetin toplumsal desteğinin, aldığı oyun yüksek olması, onu iktidara getirir, ama her iktidara gelen iyi yönetir, siyaseti sorgulanamaz demek değildir. Tam da bu nedenle, Türkiye’nin kötü yönetime mahkûm olması sadece bir iktidar değil, aynı zamanda muhalefet meselesi. Başta ana muhalefet partisi olmak üzere, genel olarak muhalefet parti ve çevrelerinin de iç ve dış siyaset ufukları son derece dar ve sorunlu. Bakın, Erdoğan’ın ABD ziyareti öncesi, CHP’nin dış ilişkilerde uzman milletvekili Öztürk Yılmaz, iktidarı “Kuzey Kore kadar bile dik duramamak”la eleştirdi. Bu bile başlı başına bir skandal! Aklı başında bir muhalefetin gereği, “Türkiye’yi dünyadan koparıp, Kuzey Kore mi yapacaksınız” diye uyarmak iken, söylenene bakar mısınız?
Ana muhalefet, iktidar ile kof milliyetçilik/ devletçilik yarışına girerek iç ve dış siyaset açısından bir alternatif olma imkânını çoktan yitirdi. Kürt meselesinde iktidar çizgisine rehin düşmekle başlayan süreç dış politikada da devam etti, ediyor. Kimse kusura bakmasın ama CHP dışında kalan muhalefet çevreleri de sadece güçsüz değil, özellikle de dış siyaset konusunda ufuksuz. Saadet Partisi ve AK Parti’ye muhalefet eden İslamcı çevrenin neredeyse tamamı, maalesef Kürt meselesi ve dış siyaset konusunda AK Parti’den daha geri noktada. Hayır diyen MHP’li muhalifler için de aynı şeyi söylemek mümkün. Bireyler ve küçük gruplardan ibaret demokratik muhalefetin dahi dış siyaset ufku en iyi ihtimal ile meçhul. Zaten bir ülkenin bu denli kötü yönetiliyor olması sadece iktidarı ile açıklanabilecek bir şey değil.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.11.2025
7.11.2025
19.10.2025
4.10.2025
15.04.2025
10.03.2025
23.02.2025
16.02.2025
11.11.2024
14.06.2024