Ömer F. Gergerlioğlu
28 Şubat’taki sorgulanamaz tek gücün boyunduruğundan çok çekmiş olanların ekseriyeti, şimdi referandum için sorgulanamaz bir tek adamcılığa “evet” diyorlar. Bu çelişki üzerinde durmak ve irdelemek gerekiyor.
Dünya insanlığın kuruluşundan itibaren çoğunlukla güçler savaşına sahne olmuştur. Ama bu olması gereken değil, heva ve heveslere kapılmanın, yani adaletten sapmanın doğal sonucudur. Bu çekişme, insanlığa birşey kazandırmamış, zorbalığın, katliamların, yıkımın, gözyaşının artmasıyla sonuçlanmıştır.
Kuvvetin tek elde toplanmasının getireceği güç ve istikrar, ideal bir değer olan adalete aykırıdır. Tarih boyunca sorgulanamaz gücün tek elde toplanmasının oluşturduğu adil bir örnek yoktur. En yüce ve değerli insanlar olarak bilinen peygamberler bile böylesi bir role talip olmamış, zaman ve mekanlarındaki insanların en fedakar hizmetçileri olmuştur.
Tek elle dizayn edilen Türkiye Cumhuriyetinin hali ortadadır. Masada duran farklı kimliklerin sorunlarını çözmek yerine, tek bir zihnin yönetimi ve kararıyla yön veren anlayış, 100 yıl sonra meseleleri içinden çıkılmaz hale getirmiştir. Bu açık örnek önümüzde dururken tekrar aynı yanlışa yönelmek, hangi tutkulu at gözlüğü merakından kaynaklanmaktadır?
28 Şubat günü MGK kararlarını destekleyen MHP ile bugün kolkola girerek 28 Şubat kaygısını dillendirmek ne derece samimidir? Gücü elde etme hevesi peşinde tüm ilkelerini terk eden, kaybettiği en önemli değerinin ahlak ve vicdan olduğunu anlamıyor mu?
Halkın seçmesi, milli irade herşey mi? Sorgulanamaz tek güç olması gereken, çoğunluğun iktidarı mı? Mutlu olacak olan ve her dayatmayı yapma hakkı olan sadece çoğunluğu ele geçirenler mi? 28 Şubat’ta Refah partisinin iktidardaki %20 oyuna karşın muhalefetin %80’liğini ileri sürenler, yaptıkları zorbalığın çoğunluğa dayandığını söylüyorlardı. Hem bu kıyasla, hem de askeri vesayetle istediklerini yaptılar. Bu doğru muydu? Demokrasi sadece çoğunluğun mutlu olacağı, istediğini dayatacağı bir sistem değildir. Azınlık da olsa önde olanın iktidar veya koalisyonla adil bir yönetime talip olmasıdır. Çoğunluğu ele geçiren azınlık üzerinde zorbalık hakkına sahip değildir. O günler çoğunluğun ve gücün zulmünden şikayet edenler şimdi azınlığın hiçbir değerinin olmadığını düşünüyor.
Tek adamcılık zulümdür, yeşil Kemalist olmak çok mu arzuladığınız birşey? Adil ve herkesin katılacağı, mutlu olacağı bir sisteme talip olmak varken tek gücün hakimiyetini istemek ne yanlış!.. İnsan peygamberler tarihi mücadelelerini hatırlayıp din adına tek adam yönetimini isteyen dindardan haya ediyor. Tek adamcılık hiç kimse için kurtuluş sağlamaz. Yeter ki herkesin mutluluğuna talip olalım, bunu tam anlamıyla sağlayamasanız da Allah yollar açar, tek bir grubun mutluluğuna talipseniz Allah layık olduğunuzu verir, başka tek gücün zulmüne uğrarsınız ileride.
Güçsüz ve azınlıkta olana elinden geleni yapmaya önceden uğradığı darbeler yüzünden selahiyeti ve hakkı olacağını sananlara bunun yanlış olduğunu anlatmak için işin tersine döneceğini örneklemeye gerek yoktur, zaten aynı deveran yüzyıllardır işlemektedir. Mühim olan yüz kızartıcı olanı yapmamaktır, ona talip olmamaktır!..
Bu tek adamcılık hanedancılığa, oradan da krallığa geçiştir. Sosyal medyada Fas kralının 11 yaşlarındaki oğluna karşılama töreninde sıraya dizilmiş sivil ve askeri bürokrasi yetkililerinin ne yaptığını gördüm ve derin bir utanç sardı beni. Tüm görevliler 11 yaşındaki çocuğun elini öpmeye alışıyordu. Belli ki öpmeye çalışmayan gözden düşecek, bu yüzden hiç utanmadan hepsi el öpme yarışına girmiş. Bu görüntüleri ileride Türkiye’de görme ihtimalimiz çok fazla, şimdi bile damat Berat’ın karşısında el pençe divan duran yetkililer görüyorsak, yarın sorgulanamaz bir lider geldiğinde benzer görüntüleri Türkiye’de de görmek çok garip olmayacak. Sormak lazım, sorgulanamaz güce sahip olmak isteyen, kafasını devekuşu gibi gömmüş dindara. Allah’tan korkun dindarlar, bu görüntüleri mi istiyorsunuz, mucize inse gözünüzü kapayacak mısınz? Değerleriniz nerede?
Kuvvetler ayrılığının sağlayacağı adalet için sarf edilecek her çaba, kuvvetin tek elde toplanmasından oluşacak zorbalıktan çok daha güçlü ve değerlidir. Toplumun gerçek istikrarı, geçici, yanlı güç hayallerinden değil, adil bir demokratik katılımdan geçer. Geçici güç ve haksızlığa dayalı istikrar görüntüleri, kalıcı kaoslara kapı açar.
Toplumun irfanına güveniyorum. Bu tutkulu yandaşlık hastalığını gelin toplumun tüm kesimleri olarak yenelim, herkes bir diğerine güven versin ve bu toprakları hepimiz için güvenilir bir belde eyleyelim.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları






















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.08.2020
26.08.2020
9.02.2018
5.02.2018
3.02.2018
25.06.2018
23.06.2018
18.06.2018
12.06.2018
11.06.2018