Ömer F. Gergerlioğlu
Türkiye’de sorunları İslami hassasiyet sahibi aydınların çözmesi gerektiğini, bunun önemli bir toplumsal sorumluluk olduğunu belirtiyoruz.12 Eylül’ün yargılanmasında gerekenlerin yapılması anlamında imtihanı kaybettik. Zira rahat zamanlarda değil 12 Eylül faşizminin egemen olduğu yıllarda etkili bir şekilde bu muhalefeti yapamadı klasik İslami çevreler. Şimdi olan sadece gecikmiş bir iyileşme.
Kürt sorununun ortaya çıkması ve silahlı kalkışma ile kendini göstermesi karşısında da uzun süre ve şimdilerde bile klasik İslami çevreler sorunun özüne inemediler. Rejimin kuruluşundan bugüne kadar olan tavrını at gözlüklerini çıkaramadan değerlendirdiler ve çoğunlukla doğru yerde duramadılar. Demokrasi AK Parti için lazım olduğunda 12 Eylül’ün faşizmi 1990 yıllarının faili meçhulleri, 2500 civarında köy yakmalar hatırlara geldi.
28 Şubat için de çok farklı değildi. “Bu fırtına geçsin” diyerek defansa çekilen camiaların aklına 28 Şubat’ın yargılanması çok fazla gelmiyordu. 12 Eylül sonrası sol’un içi boş çıkmıştı ve güçlü bir alternatif olmaktan uzaklaşmıştı. Dindarlar için de 28 Şubat çok farklı olmadı. “İyi ki oldu da maskelerimizden kurtulduk” vb. yollu ifadeler sık duyuldu veya normal bir vatandaş olmayı tercih edenler de az değildi.
12 Eylül, Kürt sorunu, 28 Şubat aslında haksızlığa karşı zor zamanda karşı çıkışın nasıl olduğunu bize tüm iç yüzüyle gösterdi. Şimdi bir başka konuda 1915 olaylarının 100. yılına yaklaşırken aynı tedirginlik İslami kesimde yine var. Devlet zaten az kalmış Ermenilerin sorunu büyütmeyeceğini düşünüyordu fakat diasporadakilerin de gayreti ile konu dünya kamuoyunun gündemine meclis kararları ile sık sık girdi. Bizde ise ASALA militanlarının cinayetleri ile oldu. Birçok konuda olduğu gibi ilk önce “hiç bir sorun yoktur noktasından bazı olaylar olmuştur, ortak tarih komisyonu kuralım” söylemine gelindi. Tehcir konusunda adil duruşlar sergilemek için empati yapmak ve sorunu çözmeye niyetlenmek gerekiyor en başta. Dindarların yeni imtihan alanı bu şimdi. Aslında her halde tehcir öncesi ve sonrası karşılıklı mukatele yıllarından gelen bir duygusallıkla “bundan sonra olanı doğru hale getirmek için ne yapmalıyız?” sorusunu sormuyoruz. Zamanın ittihatçıları olan üçlü paşa çetesi ve turan hayali dünyasında gezen komitacı arkadaşlarının en olmayacak karar ile tehciri seçmesi ve yüz binlerce kişiyi ülkeden kovması derin bir yara oluşturmuştu. Halklar, çeteler arasındaki katliamlar ve korkunç cinayetlere hukuk devleti olma iddiasındaki devlet adil bir çözüm bulmalıydı. Köy yakmaların 97 yıl önceki versiyonu olan tehcir, soruna çözüm olamazdı. İttihatçıların elindeki devlet, çılgın çözümlere yöneldi ve Ermeni’leri ülkeden kovmakla sorunu çözdüğünü sandı. Ama dev gibi büyüyen hali ile sorun şimdi bizlerin önündedir ve halkların bu ortak acısını şimdi bir yüz yıl daha gecikmeye mahal vermeden adil İslami yaklaşımlar çözmelidir. Eğer ittihatçıların günümüz versiyonu Veli Küçük’ün yolundan gitmiş olsaydınız ülke kan gölüne dönmüştü. Zira köy yakmalar, yargısız infazlar vb. o dönemin mahsulüdür.
2000’li yıllarda yeni devlet konseptinde bu yok. Eğer 1990’lar mantığında kalınsa ve devam ettirilse ülke şimdi bir cehenneme, kan gölüne dönmüştü. Veli Küçük Giresun’da görev yaptığı sıralar ittihatçı Topal Osman’ın heykelini diktirmiş kişidir. 100 yıl önceki anlayışın mirasçısının kim olduğu bellidir. Tehcir’in sorumluları ya ülkeden kaçmıştır ya da sonrası kurulan mahkemelerden bir şekilde kurtulup Ankara hükümetinin bakanları olmuştur. Bu kişilerin kurduğu devlet tehciri neden sorgulasın ki? Failleri niye ortaya çıkarsın ki? Ama faturayı Türk halkı ödemiştir. Acısını kendilerinin de yaşamasına rağmen kötü yönetilmiş devlet sorumluluğun günahını bilemeden halkın yılları geçmiştir. Muhafazakârlar, İttihatçı katillerin, tetikçilerin marifetlerini aynı kişilerin çağdaş versiyonlarının mağdurları oldukları halde savunma ihtiyacı duymuşlardır. Bu 1915 olayları kadar bir trajedidir, katiline âşık olma aslında budur. Haksızlıklar karşısında “ne o ne bu, doğrusu acaba hangisidir?” tavrına girmeden bir çözüm bulunabilir mi? Herhangi bir tarafın iddiasının acı bir gerçek olduğunu gördüğünde maslahatçı bir yaklaşıma sığınmak İslam’a sığar mı?
Konuyu “soykırım vardır, yoktur” ikileminden, çekişmesinden, itiş kakışından çıkararak “nerede yanlış yaptık ve bundan sonrası için doğru olan nedir” sorusu çerçevesinde değerlendirmek gerekiyor. Kin ve intikam duygularına yenilmek veya savunmacı reflekslere sığınmak adaletin en üstün değer olduğunu bilen dindarlar için önemli bir sorundur.
Ermeni meselesi hakkında adil bir duruşu korumak aslında korkularımızın boş birer vehim olduğunu gösterecektir. Yeter ki konuşalım ve 100 yıl önceki ve şimdiki devlet kararlarının paralelliğini görebilelim. Fakat burada kalmayıp adil çözüm için samimi bir şekilde gayret etmeyi ihmal etmeyelim, asli vazife bilelim.
Ömer Faruk Gergerlioğlu
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları



















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.08.2020
26.08.2020
9.02.2018
5.02.2018
3.02.2018
25.06.2018
23.06.2018
18.06.2018
12.06.2018
11.06.2018