Osman CAN
“Biz darbe mevzuatlarının ortaya koyduğu düzeni demokratikleştiriyoruz. Bunu anlamakta bazı eskiye kodlanmış zihinler zorluk çekiyor ama anlayacaklar. Biz sistemin merkezine parlamentoyu oturtmak zorundayız.”
Bu ifadeler İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın MİT kanunu hakkındaki dünkü bir konuşmasından.
Haklı, zira darbe düzeninden demokratik bir düzene geçiş yapıyoruz. Darbe düzeninin merkezinde ise bürokrasi vardı. Demokrasiye geçtikçe ağırlık merkezinin bürokrasiden parlamentoya, dolayısıyla siyasete kayacağından kimsenin kuşkusu olmamalı.
Bu konuşma aynı şekilde savcılık kurumu için de geçerli.
Savcılık kurumunun Türkiye’de algılanma ve düzenlenme biçimi “darbe mevzuatlarının ortaya koyduğu düzen” gerçeğinden bağımsız değil.
Zira pek Avrupai değil!
Mesela,
İtalya’da savcılar bağımsız. Ama Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Adalet Bakanı’nın rızasıyla atanır. Hâkimler hakkındaki disiplin sürecini Adalet Bakanlığı başlatır.
İspanya’da savcılık teşkilatı hiyerarşiktir ve Adalet Bakanı’na bağlı bir başsavcı tarafından yürütülür. Başsavcı Adalet Bakanı’nın politikasının dışına çıkamaz. Başsavcıyı hükümet önerir, kral atar.
Hollanda’da Adalet Bakanı’nın sorumluluğu altında bir başsavcılar kurulu vardır.
Yunanistan’da Adalet Bakanı’nın hiyerarşik yetkisi yoksa da soruşturma açılmasını talep ettiğinde savcılık soruşturma açar.
Almanya’da savcılar Adalet Bakanı’na bağlı, onun tarafından atanır. Ayrıca onun talimatlarına göre hareket ederler. Hiyerarşi sıralamasında en üstte Federal Adalet Bakanı, sonra Eyalet Adalet Bakanı ve sonrasında Eyalet Başsavcısı gelir. İsveç’te Başsavcı ve yardımcıları hükümet tarafından atanır ve savcılar Adalet Bakanı’na bağlıdır. İngiltere’de savcılık kamu avukatlığı şeklinde örgütlenmiştir ve Kraliyet’e bağlı bir ofis olarak çalışır.
Belçika’da başsavcılık ile tüm savcılar Adalet Bakanlığı’nın idaresi altında olup, Bakanlığın talimatlarına uymakla yükümlüdürler.
Avusturya’da savcılık doğrudan doğruya Adalet Bakanlığı’na bağlıdır. Sıkı bir hiyerarşi içinde çalışmakta ve nihayetinde Adalet Bakanlığı’nın emir ve talimatına uymak zorundadır.
Amerika Birleşik Devletleri’nde seçimle gelen başsavcıya bağlı olarak kamu avukatlığı biçiminde çalışmaktadır.
Durum böyle.
Kıta Avrupası ve Anglo-Amerikan hukuk sistemlerinin tamamı demokratik. Bunda şüphe yok. Doğrusu da bu, zira adalet hizmetlerinin yürütülmesinden savcılar değil, siyaset sorumludur. Kamunun uğradığı zararlar, işlenen suçlar ve bozulan kamu düzeni konusu her hâlükârda siyasetin birincil sorumluluğunda olan konular olduğuna göre bir siyaset kurumu olarak Adalet Bakanlığı’nın etkinleştirilmesi kaçınılmaz. Tam da böyle olduğu için savcılık, hâkimlikten ayrılmakta. Pek çok ülkede savcılık kurumuna anayasada bile yer verilmemekte...
***
Elbette Türkiye’de “bunu anlamakta bazı eskiye kodlanmış zihinler zorluk çekeceklerdir.”
Bu zihinler son birkaç ay içinde kişilere, aile düzenine, kamu düzenine, devletin anayasal düzenine ve devletin güvenliğine yönelik sayısız suç işlendiği konusunda sayısız belirti ortaya çıkmışken, savcılık kurumunun neden hâlâ harekete geçmediği sorusuna “yargı bağımsızlığı” cevabı vereceklerdir. Buna artık şaşırmıyoruz. Şaşırdığımız şey, bu zihinlerin savcılık kurumunu bir yargılama mercii olarak kodlarken, o zihinlerin dışında konumlananların da aynı ezberi tekrarlaması...
Oysa, savcılık makamı doğası gereği “yargı mercii” değildir. Muhakemenin parçasıdır, ancak mahkeme değildir. Yargı bağımsızlığı ise sadece mahkemenin ve dolayısıyla hâkimin bağımsızlığıdır.
Daha da ötesi yürütmenin bir parçasıdır!
Bu tartışmasız ise, savcının bağımsızlığı şeklindeki ezberin kaynağı ne?
Mesele sadece bir ezber olmayıp, aynı zamanda anayasal ve yasal karşılığı olan bir düzen tercihi ise, bu düzen “kimin” ihtiyacını karşılamak üzere böyle dizayn edilmiş?
Bunu yazmaya devam edeceğiz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.03.2021
9.01.2021
20.07.2020
12.07.2020
23.06.2020
20.06.2020
20.06.2020
24.04.2019
18.01.2017
1.02.2015