Osman CAN
Bu ülkede gerçekten de katı olan her şey buharlaşıyor. Tüm referans aşınıyor. Değerler namına ne varsa, sadece ötekini mahkûm etmeye yarayan işe yarar maymuncuktan öte anlam ifade etmiyor.
Seçim atmosferini bir noktaya kadar anlamak mümkün. Ancak yalan, iftira ve çarpıtmaların seçim gerekçesiyle meşrulaştırılması da mümkün değil.
Şimdi de Anayasa Mahkemesi’nin verdiği bir karar üzerine kıyametler koparılıyor. Adeta kararı okumaya gerek yok. Mahkemenin ne dediğinin, hukukun ve anayasanın ilgili kurallarının bir anlamı yok. Mahkemenin kararı ucundan da olsa zihinlerde biriktirilmiş nefretin boşalması için gerçek olmayan bir gerekçe dahi sunabiliyorsa, yeterli. Otomatiğe bağlanmış klişeler, ön yargılar, tüm ezberler ve tabi nefret dökülüyor ağızlardan, kalemlerden.
Yazarı, çizeri, aydını, ünlüsü, sanatçısı, romancısı vs... cehaletin şahikasında dolaşıyor.
Twitter, HSYK, Balyoz kararlarıyla, “işte hukuk”, “işte mahkeme” alkışlarıyla hoşamedi edilen Anayasa Mahkemesi şimdi başka bir kararında bağımsız ve tarafsız olmadığı suçlamasıyla karşılaşıyor.
Hukuktan ve mahkemelerden ne bekliyoruz?
Beklediğimiz şey, sadece bizim hoşumuza giden, ideolojik beklentilerimizi tatmin eden veya kârımızı maksimize eden kararlar mı? Öyle ise, bunu “yargı bağımsızlığı” veya “hukukun üstünlüğü” maskesi altında pazarlamayalım.
Mahkemelerin sadece bizim sınıfsal, estetik, kültürel, ideolojik vs arzularımıza uygun karar vermesini bekliyorsak, istediğimiz şey adalet değildir. İstediğimiz şey sadece ayrıcalıktır. Bu da hiç ahlaki değil.
Zira bizim sınıfsal, kültürel ve ideolojik arzularımızı paylaşmayanların da en az bizim kadar hakları var. Ve ahlakın temel kuralına göre, kendine yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapmayacaksın.
Hukuk ve adaletin temelinde bu kural yatar. Herkes eşit adalet hakkına sahiptir.
Mahkemeler de bu yüzden ne küçük seçkinci azınlıkların ne de geniş çoğunlukların keyfine ve değer yargılarına karar veremez. Vermemeli.
Anayasa Mahkemesinin dediği şey şu:
Hukukun tanıdığı tek evlilik “resmi nikâh” tır. Kişilerin bunun dışındaki birlikteliklerinin hukuki sonucu yoktur, çünkü evlilik olarak tanınmaz. Bu birlikteliklerin nasıl adlandırıldığıyla hukuk ilgilenmez. Bu onların özgür tercihleriyle ilgilidir. Devlet bu tercihlerin hiç birini “evlilik” olarak tanımlamadığı halde, bu tercihlerden biri sadece “dini” etiketli olduğu için cezalandırırsa, özgürlüklere aykırıdır.
Bu kadar.
Tartışacaksak bunu tartışalım.
Bu karardan, erkeklerin birden fazla kadınla evlenebilmesi veya çocuk yaşta evliliklere izin verildiği sonucunu çıkarmak için maksatlı olmak gerek. Biri TCK 230’a göre, diğeri 103 ve devamı maddelere göre suç. İster dini nikâh olsun, ister olmasın bu suç değişmiyor.
Mahkemeler keyfe göre, şu veya bu kesimin sınıfsal veya ideolojik hassasiyetine göre değil, hukuka göre karar vermeli.
Herkesin de bunu talep etmesi gerek.
Ahlak bunu gerektirir.
Ahlakın temel kuralı akılda tutularak oy kullanılan ve demokratik düzen fırsatı sunan bir seçim dileğiyle...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.03.2021
9.01.2021
20.07.2020
12.07.2020
23.06.2020
20.06.2020
20.06.2020
24.04.2019
18.01.2017
1.02.2015