Pelin CENGİZ
“Maalesef bu yıl da elinizde yeni bir İş Cinayetleri Almanağı tutuyorsunuz. Türkiye’de hiç iş cinayeti olmasa da, biz de almanak hazırlamasak diyoruz, fakat temennimiz gerçekleşmiyor. Biliyoruz ki yasalar uygulansa, gerekli tedbirler alınsa ve bütün sorumlular adil yargılanıp cezalandırılsa, iş cinayetleri durdurulabilir.
2014’te en az 1886 işçi çalışırken hayatını kaybetti. 301 madencinin hayatını kaybettiği Soma katliamı çok konuşuldu. Katliamlarda topluca hayatını kaybedince önemseniyor işçiler; Soma katliamı bunu bize bir defa daha gösterdi. Türkiye’de her yıl en az dört Soma katliamı meydana geliyor ve tek tek aramızdan ayrılan işçiler gündemimizde yer bulamıyor.”
Bu cümleler, Adalet Arayan İşçi Aileleri Destek Grubu’nun hazırladığı İş Cinayetleri 2014 Almanağı’nın girişinden… Göz göre göre bir işçi mezarlığına dönüşen Türkiye’de, üçüncü kez yayınlanan bu almanak bir hafıza oluşturma işlevi görüyor.
Türkiye ölümlü iş kazalarında OECD ülkeleri arasında ikinci, Avrupa’da birinci. ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü) verilerine göre, son 10 yılda tüm ülkelerde iş kazalarında azalma görülürken, Türkiye’de artış var.
2014’te en az 1886 işçi görevi başındayken iş cinayetine kurban gitti. Türkiye’de her gün beş ila sekiz işçi hayatını kaybediyor.
Gazetelerde, TV haberlerinde, internet sitelerinde her gün haberlerine rastlıyorsunuz. Çoğu zaman okuduklarınızı unutup geçiyorsunuz. Kimi üçüncü sayfa haberi olmaktan öteye gidemiyor, kimisi haber bile olamıyor. Bu kitap, iş cinayetlerini birer soğuk istatistikî veri olmaktan çıkarıp, ölen işçilerin “bitmemiş” hikâyelerini, geride kalan ailelerin hukuk ve adalet mücadelesini, meslek hastalıklarına yakalanan işçilerin de deneyimlerini aktarıyor.
2012 ve 2013’te almanağın odağına daha çok iş cinayetleri vardı. Bu yıl zamana yayılmış, bu sebepten çoğu zaman “görünmez” hâle gelen meslek hastalıklarının görünür kılınması amaçlanmış. Bu bölümde alınmayan tedbirler nedeniyle meslek hastalıklarına yakalanıp kaderine terk edilmiş işçilerin, işçi sağlığı ve iş güvenliği için direnenlere ve teşhis koyma görevlerini yerine getirdikleri için işten çıkartılan, disiplin cezası alan hekimlerin röportajları var,
Davutpaşa’dan Ostim ve İvedik patlamalarına, Esenyurt çadır yangınından Soma maden kazasına kadar iş cinayetlerinde yakınlarını kaybetmiş olan Adalet Arayan İşçi Aileleri’nin hukuk mücadelelerinden kesitler de geniş bir bölüm olarak yer almış. Yeni bir bölüm olarak Çocuk İşçiliği ve Çizgilerin Diliyle İş Cinayetleri bölümleri eklenmiş.
İş cinayetleri politik tercihler nedeniyle yaşanıyor, bu cinayetleri sadece işveren ve sendika ekseninde tartışıp siyasetten, siyasi karar vericilerden ayrı ele almak mümkün değil. Bu üçlü işçileri güvencesizliğine, taşeronlaşmaya, denetimsizliğe teslim ederek yüzlerce iş cinayetine davetiye çıkardı. Güvencesiz üretim zihniyetinin yarattığı taşeronlaşma ve emek sömürüsü salgın gibi yayıldı.
Bu büyüme ve kalkınma modeli, ne emekçi kesimi refaha ulaştırdı, ne de gelirin toplumun farklı kesimlerinde eşit şekilde paylaşılmasını sağladı. Emekçi kesim, açlıkla ölüm arasında bir tercihe mahkûm. İşçilerin sosyal haklarının büyük bölümü, işlevsiz sendikalar, iktidar ve işverenlerce elbirliğiyle yok edildi. Şirketlerin kârlılığına ve ranta odaklı üretim iş cinayetlerini körükledi.
Birkaç gündür Oyak Renault ve Tofaş’ta başlayıp başka fabrikalara da yayılan direniş de yine aynı zihniyetin, talepleri görmezden gelmenin sonuçları…
Hâl böyleyken, “ben neler yapabilirim” diyorsanız,
–Kitapçılarda bulabileceğiniz İş Cinayetleri 2014 Almanağı’nı alın, okuyun, canından endişe ettiklerinize hediye edin.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.03.2025
29.12.2024
14.10.2024
27.09.2024
23.08.2024
26.07.2024
21.05.2024
13.02.2023
10.02.2023
15.11.2022