Pelin CENGİZ
Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) dün açıklanan "Dünya Enerji Görünümü 2018" raporunun temel tespitlerinden biri, küresel ısınmayı bilim insanlarının önerdiği 1,5°C'de ya da daha kötüsü 2°C'de sınırlandırabilmek için yeni enerji projelerinin düşük karbonlu olması veya mevcut fosil yakıtlara dayanan santral altyapısının temizlenmesi gerektiği yönünde.
Çünkü, dünya mevcutlara eklenecek yeni fosil yakıt enerji santrallerinin yükünü kaldırabilecek halde değil, zaten kaldıramıyor da...
Geçen hafta yine hiç üzerinde durma zahmeti gösterilmeyen bir haber vardı.
Türkiye'nin tek yaşlı şimşir ormanı niteliğine sahip ve Dünya Doğayı Koruma Vakfı'nca (WWF) koruma altına alınması gereken 200 ekolojik bölge arasında gösterilen Rize'nin Fırtına Vadisi'ndeki şimşir ağaçları kurumaya başladı.
Yapılan saha araştırmasında, Sibirya'dan ithal edilen kömürün nakliyesi sırasında mantar hastalığının çevreye yayılıp, ağaçlara zarar verdiği belirlendi. Hastalık nedeniyle şimşirlerin gövde ve dallarında çürümeler görüldü, odun dokusunun niteliği bozuldu. Geçen zaman içinde ağaçlar kuruma tehlikesi ile karşı karşıya kaldı.
Hastalık 2010'dan bu yana devam ediyor. Aslında sebep gayet net biliniyor. Türkiye'nin Sibirya'dan ithal ettiği kömürün nakliyesi ormanları yok ediyor.
Hatta bununla ilgili derinlemesine bir çalışma gerçekleştirildi ve geçtiğimiz mayıs ayında da "Sibirya'da Yavaş Ölüm" adıyla yayınlandı. Rapora şuradan ulaşmak mümkün...
Ormanlarla ilişkili toplulukların çevre ve temel haklarıyla ilgili çalışan Avrupa merkezli sivil toplum örgütü Fern ile Kömür Eylem Ağı (Coal Action Network) tarafından birlikte hazırlanan rapor, Güney Sibirya'nın Kuzbass bölgesindeki kömür madeni genişlemesinin bölgedeki Türk topluluklarından olan yerli Şorların yaşam alanları üzerindeki tahribatı ortaya koymuştu.
Rapora göre, geçen yıl Kuzbass'taki kömür üretimi, bir önceki yıla göre yüzde 6,2 artış gösterdi. Kuzbass'tan kömür ithal eden 22 ülkenin 11'ini Avrupa Birliği ülkeleri oluştururken, Sibirya Gümrük İdaresi'ne göre 2016 yılında Kuzbass kömürünün en büyük ithalatçıları Güney Kore, Japonya, İngiltere ve Türkiye olarak sıralandı.
Yani, Türkiye Sibirya kömürlerinin en büyük dördüncü ithalatçısı konumunda.
Her ne kadar küresel ölçekte kömür üretimi düşüşte olsa da, 2016 yılında Rusya'nın kömür üretimi, bir önceki yıla göre yüzde 3 artış gösterdi. Ülke, halihazırda dünyanın üçüncü en büyük kömür ihracatçısı. Kuzbass bölgesi, Rusya'nın genişleyen kömür endüstrisinin merkez üssü. Rusya'nın kömür ihracatının yüzde 76'sı oradan geliyor, büyük kısmı Avrupa limanlarına sevk edilerek oradan enerji santrallerine gidiyor.
Yalnızca Türkiye, 2016 yılında Kuzbass bölgesinden toplam 10,4 milyon ton kömür ithal etti. Ayrıca Rusya merkezli farklı resmi kaynaklara göre, aynı yıl Türkiye'nin Rusya'dan kömür ithalatı toplamda 11,5 milyon ton olarak gerçekleşti.
Türkiye'nin ortalama 37 milyon ton civarında kömür ithal ettiği göz önüne alındığında Türkiye yaklaşık ithal ettiği her 3 ton kömürün 1 tonunu Şor halkının yaşadığı yerden alıyor.
İthal kaynaklara bağımlılığını kırmak amacıyla "yerli ve yenilenebilir enerji" politikası uyguladığını iddia eden Türkiye'nin kurulu gücü 85 bin MW civarında. Planlanan yatırımlar var. Ancak, yerli kömür işe yaramadığı için ve istenen verim alınamadığı için Rusya'dan, Kolombiya'dan, Afrika ülkelerinden kömür ithal ediliyor. Denetim ve şeffaflık olmadığı için hangi ülkelerden termik santraller için kömür ithal ediliyor meçhul. Bu rapor bir nebze olsun Türkiye'nin kömür ithalatı ile ilgili Rusya tarafıyla ilgili fikir veriyor.
Rüzgâr ve güneşin hızla düşen fiyatlarının değiştirdiği piyasa koşullarında doğalgaz ve özellikle kömür santralleri üretim yapma konusunda teşviklere ihtiyaç duyuyor. Yatırım maliyetlerini karşılamakta zorlanan santraller, kamu fonlarıyla ayakta tutulmaya çalışılıyor. Halen enerjide ithal kaynaklara bağımlılık çok ciddi seviyelerde.
Sibirya'ya dönecek olursak rapor, kömür madenciliğinin ormanları nasıl tahrip ettiğini, Kuzbass'ın havasını, suyunu ve toprağını nasıl kirlettiğini ortaya koyarken madenlerin yakınında yaşayan topluluklarda ortaya çıkan hastalıklar ve sağlık sorunlarındaki artışları gösteren kanıtları da içermesi açısından önemli. Kanser türleri, verem, kalp ve damar hastalıklarını kapsayan sağlık sorunları, yerel halkın beklenen yaşam süresinde azalmaya yol açıyor.
İnanış ve yaşam biçimleri doğrudan bulundukları çevreye göre şekillendiği halde genişleyen madencilik aktiviteleri yüzünden, kendi deyimlerine göre topraklarında yavaş bir ölüme teslim edilen yerli Şor Türkleri'nin tanıklıkları ve gerçek hikâyeleri raporun merkezini oluşturuyor. Yapılan hesaplara göre, bölgedeki Şor nüfusu, son yedi yılda yaklaşık yüzde 50 azalma göstermiş. Önceden ormanlık olan çok fazla olan Şor köyü, madencilik yüzünden bugün tahrip edilmiş durumda.
Mesele sadece kömürü çıkarmakla, satmakla, yakmakla bitmiyor, bölgede yaşananlar ciddi bir yaşam hakkı gasbına, adaletsizliğe ve yerinden edilmelere işaret ediyor. Dolayısıyla, birilerinin yaşam alanına, toprağına, ormanlarına, geleneklerine, sağlığına mal olan bir enerji üretim faaliyetinden herkes sorumlu.
Üstelik "Sibirya'daymış bana ne" deme lüksü de yok, orada başlayan tahribat yayılarak geliyor, Türkiye'nin Karadeniz ormanlarını yok ediyor.
Dolayısıyla kömürü teşvik, her yönüyle ölümü teşviktir...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.03.2025
29.12.2024
14.10.2024
27.09.2024
23.08.2024
26.07.2024
21.05.2024
13.02.2023
10.02.2023
15.11.2022