Perihan MAĞDEN
Son zamanlarda bakma adetlerimiz üstüne düşündüğüm oluyor.
Özellikle yurtdışında bir haftadan fazla zaman geçirip de (biliyosunuz, detoksta 1 hafta şart) ülkemize dönünce, nazar taarruzunun şiddeti karşısında sarsılıyor insan.
Bünye temizlenmiş, ”Bana niye böyle öküz gibi bakıyor ki bu insan?” oluyorsunuz derhal.
Sarsılma ve tedirginlik katsayınız yükseliyor.
Ben özellikle detoks ardından nazar bağışıklığımın düştüğü günlerde -Ya da sinirlerimin daha gergin olduğu vakitlerde- Cebimde basılı kartlar taşıma kararı alıyorum.
Kartlardan birinde (demek o gün zangır sinirliyim) ”NE BAKIYOSUN ULAN?” yazıyor.
Ulan sizi yanıltmasın; yalnızca erkekler insana dik dik bakmıyor.
Bu topraklarda kadınlar da gözlerini öküze bağlayıp, çekincesizce bakıyolar Allah bakıyolar.
Diğer kart daha Öğretmen Duyşen. (Cengiz Aytmatov’un ölümsüz eseri.)
Hala Çalıkuşu Feride, Feride’liğinden vazgeçememiş. (Reşat Nuri’nin ölümsüz eseri.)
O kartta ”Muasır medeniyette, dik dik karşındakine bakmak ayıp telakki edilir.” yazıyor.
Ya da aynen Türk usulü pasif agresife bağlayıp, dik dik karşı bakışa durursanız, rahatsız olmak zorunda kalıp bakışlarını çekebiliyorlar. Ama bir düellonun ardından. (Ki, onlar daha tecrübeli. Sizden çok daha cabbar ve dayanıklılar.)
Kızım bakana bakarak ”offf” yapıyormuş. Pofff, üffff -filan. (Yoruldum senden, nazarından; işine, önüne bak!) O zaman da geri çekiliyorlarmış. Yanaklarınızı önce şişirip, sonra onlara bakarak boşaltabilirsiniz yani.
İçiniz elverirse.
Birkaç zamandır yurtdışında yaşadığından, bağışıklık sistemi tamamen çökmüş, ”Ya, acayip bakıyorlar insana anne!” diye şikayet edince- ”Türkler bakar; bilmiyor musun?” dedim. Sertleş çocuğum, buralar böyle babında.
Sonra (ister istemez ) düşündüm: ”Ne bakıyosun ulan?” tehdit klişesi sadece burda var.
Zira bakma tacizinin bunca yaygın hale getirilip normalleştirildiği topraklar BURASI.
Diyelim manyağa bağlamış Taksi Şöförü’nde Robert de Niro gidip adama ”Are you TALKING to me? Are you TALKING to me?” diye dayılanır, hatırlarsınız. Oysa Türkiye’de geçseydi film, ”Are you LOOKING at me?” diye dayılanması icap edecekti.
Zira burda konuşma yok.
1 pasif agresif model olarak bakma var.
İngilizce’den girmişken – 2 ayrı kelime var İngilizce’de bu hadise için. Biri ”to look ”: bakmak yani. Bi de ”to stare” kelimesi var ki- harbiden Türkler için yaratılmış. Türkler bakmıyorlar; ”stare” ediyorlar. Ki üşenip kelimesini de yaratmamışlar.
”Dik dik bakmak”, ”Öküz gibi bakmak” gibi tamlamalarla, idare etmeye çalışıyoruz.
Ve de sırf gıcıklıktan, tacizden, çapkınlıktan filan değil; meraktan, inhibisyonsuzluktan, densizlikten ve çokça da İŞSİZLİKTEN bakıyor Türkler birbirine.
Diyelim metroda.
Kaç insanın elinde kitabı, dergisi, gazetesi neyin var?
Yüzde 5 ila 10’un; değil mi?
İşte o boşşş zamanını öküz gibi ona buna bakarak ”değerlendiriyor”.
Ya bu hobisinin karşısındaki insanı rahatsız ettiğine dair bir kaydı yok.
Ya da hayal meyal bi kaydı var; ama umrunda değil.
Onun için mühim olan hobisini icra edip vakit geçirmek.
Bu yüzden metroda, otobüste filan herkes kapıya en yakın yerlere, cam önlerine doluşuyor.
Gidip asılma aparatına tutunup oturan birilerinin önünde dikilse-
Yandım Allah!
Oturanların bakışlarını; yer misin, yemez misin?
Onu bunu ittirerek, inenleri beklemeden içeri dalıp yer bulup oturmuş Bahtiyarlar, göz zinasıyla yolculuklarını feci zevkli hale getirmeye kararlılar!
Sen istediğin kadar huzursuzluktan kıvran karşılarında.
”Onun gözleri var, bakar da bakar!” (Mustafa Sandal’ın ölümsüz ”Onun arabası var”ın müziğiyle)
Yani işin içinde sonu gelmeyen, ucu bucağı olmayan bir mütecessizlik var, derin ve devasız bir işsizlik/ güçsüzlük var, pasif agresif bir tacizkarlık var, temelde bir yerde haset ve en azından primitif bir karşılaştırma arzusu var.
Varoğlu var.
Peki arkadaş, bu korkunç huyun bi devası yok mu?
Hayat boyu böyle birbirimizi mi gözetleyeceğiz orda burda?
Bi dakka, bi dakka: söz konusu çirkinlik, gözetlemek dahi değil.
Gözetlemeyi de, anlarım.
Birini merak etmişsindir, dürtülerine yenik düşersin (özellikle farklı, ünlü, yünlü birisi filandır) ÇAKTIRMADAN bakarsın şöyle bi-iki çabucak.
Karşındaki Merak Edilen seni yakalayınca da, mahçup bir edayla topuklarsın anında. Arkasına saklandığın ruhsal çalılıkların ardından koşarak kaçarsın.
İnatlaşmazsın yani. Düellolaşmazsın.
Diyelim Anglosaksonlar, bakarken/ gözetlerken filan yakalanırlarsa, tatlı tatlı gülümseyip ”Merhaba, nasılsın?” filan yapıyorlar.
Yani: Sana bakıyodum, ama valla da billa da kötü bi niyetim yok; hadi gel tanışalım, ikimiz de insanız sonuçta- babında.
Ama Türkler’de böyle bir gizli saklılık ya da hesap verme alışkanlığı da söz konusu değil.
”Göz benim değil mi arrrkadaş! İstediğim gibi bakarım/ Tacizimi de yaparım” arsızlığı, girişkenliği söz konusu burada.
Afiyet olsun!
Yani, konuşma yok, yüzleşme yok, itiraf yok; pasif agresif bir taciz modelinde ısrar, kararlılık ve inat var!
Peki; kimsenin kimsenin suratına bakmadığı, unutalım öküze bağlamayı, göz ucu değdirmenin dahi vahim ayıp kabul edildiği Japonya’ya mı göndersek Gözleriyle Yiyen Türkler Tugayları’nı; ne etsek?
Bırak milyonlar ve milyonlarca Bakış Yamyamlarımızı, birkaç yüz Türk’ü dahi Tokyo metrosuna salsak, netice sarin gazından daha feci olur, sizi temin ederim.
Onlarca Japon, ”Bugün metroda 1 Yabancı bana acayip pis pis baktı. Bu dünyadan gitmem en iyisi”, diye intihar eder.
Adamların zaten nüfusu artmıyor, soylarını soplarını kuruturuz yeminle.
Soy sop kurutma demişken-
İşgalcilik! Evet, tüm bu iffetsiz, denetimsiz, tedirgin edici bakma adetinin altında işgalcilik dürtüsü yatıyor olmasın?
Sonuç olarak benim topraklarıma dalıyorsun davet edilmemiş bakışlarınla paldır küldür.
Ve orda geçirdiğin zamanlar boyunca, beni rahatsız edip başka yerlere kaçma arzusuyla dolduruyorsun!
Pasif agresif bir işgalcilik modeli olabilir bu aşırı bakma hallerimiz.
Genlerimizden bir türlü atamadığımız, işgal etmek dışında işi olmayanların, kendilerini oyalayamayanların, hiç bir hakiki yaratıcılıktan nasibini almamış, herhangi bir keşfi olmayan insanların pis-lik silahı olabilir!
Ben dünyanın hiçbir yerinde Türkiye’de olduğu kadar çok nazar boncuğu görmedim.
Bu haliyle bizim ”icadımız” ise de, ihtiyaçtan yaratmışız bu asmalara doyamadığımız nesneyi.
Nazar boncuğuna, 41 kere Maaşallah’lara, tü tü tü diye tükürmelere filan feci ihtiyacımız var, zira birbirimize çok fena bakıyoruz.
Pis pis, gıcık gıcık ; inatla, ısrarla ve rahatsızlık vermek pahasına.
(Hatta belki de; pahasına değil, amacıyla.)
Nazarımız değiyor habire ona buna; kimselere hayrımız dokunmuyor oysa.
Bu kadar vahim hasetlerle (kıskançlıktan farklı ve öte bi model: haset) yüklü olmamızın ardında peki, ne yatıyor?
Bakış’tan girdik, Haset’le devam ederiz.
O da çetrefil ve bizlerle ağır alakalı bir mevzu zira.
Yazarlar
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakKadife eldiven zamanı 10.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Selami GÜREL“Adı belirsiz” süreç hızlı ilerliyor 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELOtoriter Nasyonal-Kapitalizmin Yeni Eşiği: II. Trump Devri 5.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları












































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2018
5.02.2016
28.06.2016
21.06.2016
14.06.2016
6.02.2016
31.05.2016
24.05.2016
17.05.2016
26.04.2016