Serdar ESEN
Seçimlere iki aydan daha az süre kaldı. Partiler seçim beyannamelerini, seçim sloganlarını açıklıyorlar, seçim yarışı kızışıyor.
Öte yandan 8 Haziran’da nasıl bir Türkiye’ye uyanacağımızı konuşmaya başladık bile. Özellikle yüzde 10 barajı nedeni ile toplumun önemli bir kesiminin Meclis'te temsil edilip edilemeyeceği ve AKP’nin başkanlık projeleri en çok konuşulan konular arasında.
Halkların Demokratik Partisi(HDP) seçimlere parti olarak katılma kararı aldığında önemli tartışmalara neden olmuştu. Solda yer alan bazı kesimler de bunun risk olduğunu, barajın aşılamaması durumunda AKP’ye büyük bir avantaj sağlanacağını ileri sürerek bu karara karşı çıkmışlardı. Hatta bazıları HDP’nin AKP ile anlaştığını ve bu nedenle özellikle parti olarak seçime girme kararı aldığını ileri süren senaryolar yazıyorlardı.
Bugün geldiğimiz noktada HDP’nin seçime parti olarak girme kararına ilişkin tartışmalar artık aşıldı. Hemen herkes bu konuda HDP’ye destek veriyor, kararı doğru buluyor. Yapılan araştırmalarda da HDP’nin oy oranı yüzde 10 dolayında, hatta üzerine de çıkıyor. Ancak yine de “HDP barajı aşamazsa?” kaygıları son bulmuş değil.
Seçim sonuçlarına göre 8 Haziran’da iki farklı Türkiye görebileceğiz. Bunu etkileyecek tek değişken ise HDP’nin barajı aşıp aşmaması. HDP barajı aştığında Meclis'e en az 55-60 milletvekili ile girecek ve bunların çok büyük bir bölümünü AKP’den alacak. Bu durum ise AKP’nin tek başına anayasa yapma hakkına sahip olamaması, dolayısıyla başkanlık rüyasının sona ermesi anlamını taşıyacak. HDP eğer yüzde 12-13’lere çıkarsa, AKP’nin tek başına hükümet kurması bile zora girecek.
HDP’nin barajı aşmasının başkanlığı önlemenin dışında pek çok farklı etkisi de olacak. Öncelikle toplumun önemli bir bölümü Meclis dışında kalmamış olacak. Kadınlar başta olmak üzere çok farklı kesimlerden kişiler Meclis'e girecek, parlamento renklenecek. Barış sürecinin daha kararlı biçimde sürdürülerek Kürt sorununun çözümü ile sonuçlanması imkanı artacak. Eşitlikçi, özgürlükçü, ekolojist, demokratik bir anayasa yapmak için koşullar olgunlaşacak.
HDP’nin güçlü biçimde Meclis'te yer alması ve AKP’nin gücünün dengelenmesi emek soygunu, taşeronlaşma, doğanın talanı, farklı inanç kesimlerinin taleplerinin göz ardı edilmesi ve diğer antidemokratik uygulamaların sürdürülmesini zorlaştıracak. AKP her istediğini yapamaz olacak. Ezilen, sömürülen, ayrıma uğrayan, ötekileştirilen kesimlerin taleplerini ve doğanın haklarını da dikkate almak zorunda kalacak.
Diğer senaryoda, yani HDP’nin baraj altında kalması durumunda ise HDP’nin alacağı milletvekillerinin çok büyük bölümü AKP’ye gidecek. Böylece AKP tek başına hükümet kurmanın dışında, anayasayı tek başına değiştirebilmek için yeterli sayıya bile ulaşabilecek. Bunun sonucunda ise başta başkanlık olmak üzere pek çok antidemokratik uygulama için yetki almış olacak.
HDP’nin yer almadığı, AKP’nin ise güçlü biçimde yer aldığı bir Meclis bize bugünleri de aratacak. İnsanı, emeği, doğayı yok sayarak salt rant uğruna, sınırsız büyüme uğruna iş cinayetleri, kadın cinayetleri, doğa katliamları artan biçimde sürecek. Barış sürecini salt kendi çıkarları doğrultusunda sürdürme ısrarı sonucu süreç riske girecek. Bu koşullarda iktidarını sürdürebilmek için ise iktidar antidemokratik uygulamaları artıracak, özgürlükçü bir anayasa hayal olacak.
Evet, bir yanda aydınlık, umutlu bir Türkiye; diğer yanda ise karanlık, sonu belirsiz bir başka Türkiye. Hangisi olacağını belirleyecek faktör ise HDP’nin barajı aşıp aşmaması olacak. Bu nedenle son zamanlarda HDP’nin barajı aşmasını önlemek için provakasyonlara başvuruluyor. Barışı, gençlerin yaşamlarını hiçe sayan tehlikeli işlere girişiliyor.
Ancak karanlık sürgit devam edemez, aydınlık karanlığa her zaman baskın çıkar, haklılar, doğrular mutlaka kazanır.
Ben inanıyorum ki 8 Haziran sabahına aydınlık bir haziran güneşi ile uyanacağız ve bu güneş ülkemize barış, eşitlik, özgürlük getirecek.
http://www.bursaport.com/makaleler/serdar-esen/8-haziranda-nasil-bir-turkiye-1662.html
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.02.2018
17.09.2016
13.03.2016
21.12.2015
9.02.2015
26.11.2015
11.11.2015
27.10.2015
11.10.2015
23.09.2015