Serdar ESEN
Son dönemlerde "yerinden yönetim" ya da "öz yönetim" deyimlerini sıkça duyar olduk.
Daha çok Kürt sorunu bağlamında, Kürtler'in bir talebi olarak gündeme gelen konu aslında tüm Türkiye’yi ilgilendiriyor.
Ne yazık ki yeterince konuşulup, tartışılamıyor, konuyu gündeme getirenler “bölücü” diye yaftalanıp susturulmaya çalışılıyor.
İnsanlar bilmedikleri şeylerden korkarlar, o nedenle konuyu her fırsatta konuşmaktan kaçınmamak gerek.
Yerinden yönetim, yerel nitelikli kamu hizmetleri ile iktisadi, ticari, kültürel ve teknik bazı fonksiyonların merkezi idarenin hiyerarşik yapısı dışındaki kamu tüzel kişiliklerince yürütülmesidir.
Yerinden yönetim ilkesi ile halk doğrudan veya dolaylı olarak karar alma süreçlerine katılmaktadır. Mahalle meclisleri ile başlayan süreç, ilçe ve il meclislerinde devam ederek kararlar yerelde oluşturulur. Yerinden yönetim halkın kendi kendini yönetmesi, doğrudan demokrasi demektir.
Bu topraklarda, Osmanlı'dan başlayarak iki yüz yıldır merkezi yönetim sistemi uygulanmaktadır.
19. Yüzyıl'ın ikinci yarısında Fransız vilayet sistemine geçilmiş ve o günden bu yana katı bir merkezi yönetim uygulanmıştır. Türkiye’nin örnek aldığı Fransa 1983 yılından başlayarak adem-i merkeziyetçi dönüşümler yapmıştır.
Eski Fransa Cumhurbaşkanı Fransuva Mitterand “Fransa devleti merkeziyetçi sert bir yönetim sayesinde kuruldu ama varlığını sürdürebilmesi için adem-i merkeziyetçi bir yapıya dönüşmesi şarttır” ifadesi ile dönüşümü başlatmış, 2003 yılında yapılan Anayasa değişikliği ile “ülkenin idari yapısı adem-i merkezidir” cümlesi eklenmiştir.
Kendimizi karşılaştırdığımız ülkeler arasında Türkiye boyutlarında olupta bu denli merkezi bir yönetim anlayışı ile yönetilen başka bir ülke yoktur.
Türkiye’de uygulanan merkezi idari yapı bölgesel eşitsizliklerin, etnik çatışmaların, doğa talanının ve ülkenin yönetilemez hale gelmesinin en önemli nedenidir.
Türkiye etnik ve inanç yapısı ile zengin bir çeşitliliğe sahiptir. Biyo çeşitliliği ve tarihi değerleri ile geniş bir coğrafya içinde yer almaktadır.
Farklı halkların, kültürlerin, inançların, doğal ve tarihsel değerlerin merkezi olarak yönetilebilmesi olanaksızdır.
Merkezi yönetimin güçlü olması bürokrasiyi arttırarak hizmetleri geciktirmekte, halkın karar alma süreçlerine katılımını önleyerek demokratik işleyişe zarar vermektedir.
Kürt sorununun büyüyerek sürmesi, Bursa’da halkın onayı alınmadan termik santral yapılmak istenmesi, Uludağ’ın yapılaşmaya açılması, su kaynaklarının özelleştirilmesi, Taksim meydanı düzenlemesi gibi pek çok sorun merkezi yönetim uygulamasından kaynaklanmaktadır ve çözümün en önemli ayağı yerinden yönetime geçilmesidir.
Türkiye’nin idari yapısını belirleyen yasanın 123, 125, 126 ve 127. maddeleri merkezi yönetimin, yerel yönetimler üzerinde vesayet oluşturmasına izin vermektedir.
Öte yandan Avrupa Konseyi’nin “Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı” 1992’de yasalaşarak 1993 yılında yürürlüğe girmiştir. Ancak Türkiye en önemli maddelere çekince koyduğu gibi, diğer maddeleri de uygulamamıştır.
Öncelikle bu çekincelerin kaldırılarak yasanın tümüyle uygulanması ve Anayasada ilgili maddelerin değiştirilmesi gerekmektedir.
Türkiye’de merkezi yönetimin güçlendirilerek, yerinden yönetimin yok sayılması bölünme paranoyasına dayandırılsa da, asıl amacın siyasi iktidarın bütçenin kontrolünü tek elde toplama niyeti ve otoriterlik olduğunda kuşku yoktur.
Yoksa vali ve kaymakamların halk tarafından seçilmesi, Bursa’nın kaynaklarının nasıl kullanılacağına, termik santral yapılıp yapılmayacağına Bursa halkının karar vermesi ülkeyi bölmez. Asıl bölücü olan merkezi yönetimdir. Etnik ve inanç çatışmaları, doğa talanı, yolsuzluklar hep denetlenemeyen merkezi yönetim sonucu değil mi?
Çağdaş demokrasi tüm dünyada temsil aşamasından katılım aşamasına geçmiştir. Yerinden yönetim, çağdaş demokrasinin olmazsa olmazlarındandır. Birey ve toplum, ülkenin yönetim sisteminden bağımsız olarak, yaşamında ve devletin işleyişinde olabildiğince söz sahibi olmalıdır.
Nasıl ki “benim bedenim, benim kararım” diyorsak, “benim mahallem, benim kararım” ve “benim kentim, benim kararım” söyleminde de ısrarcıyız.
Bırakın halk yaşadığı kentleri kendi yönetsin, demokrasi neymiş görelim!
Yazarlar
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları














































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.02.2018
17.09.2016
13.03.2016
21.12.2015
9.02.2015
26.11.2015
11.11.2015
27.10.2015
11.10.2015
23.09.2015