Sezin ÖNEY
Geçen hafta, Macaristan’da parlamento seçimleri vardı. Macaristan, yıllarca yaşadığım “eski memleketim”.
Türkiye’de, nasıl siyasette bir “AKP egemenliği” varsa, Macaristan’da da, bir “Fidesz hâkimiyeti” var. Fidesz, 1988’de kurulan bir parti --merkez sağ olarak yola çıktı; şimdi muhafazakâr- popülist bir siyasi hareket.
AKP nasıl “milli irade”yi temsil ettiğini, öne sürüyorsa; Fidesz de “halk devrimi yaptığını” öne sürüyor.
AKP nasıl “Erdoğan” ise, Fidesz de lideri Viktor Orbán’da “vücut bulan” bir parti.
İki liderin de, siyasi tarzında bir futbol etkisi var. Erdoğan gibi, Orbán’ın da, müthiş bir futbol merakı var. Siyasete de futbol gibi yaklaşıyorlar; sanki başbakan değiller de, siyasete transfer olmuş futbol antrenörleri.
Yalnız, onların oyununun kuralları biraz farklı; iki lidere göre de, sahadaki iki takım da kendi oyuncularından oluşacak, sadece kendi istedikleri zaman istedikleri kaleci gol yiyecek ve hakem de, onların istedikleri kararları verecek.
Gerek Erdoğan gerekse de Orbán, siyasi kariyerlerinin başından beri, “karizmatik lider” olarak dikkat çektiler. Bir yandan da, hem ülkeleri içindeki demokrasi arayışının ve hem de ülkelerine yönelik dünyadan gelen demokrasi talebinin yükselttiği liderler oldular.
İki lider de, dünya siyasetinin tam da odağına oturmalarını, “model lider” olarak sivrilmelerini, dönemin küresel politik tartışmalarına da borçlular. Erdoğan, “İslam ve demokrasi uyumlu mudur” büyük (ve manasız) sorusunun ön plana çıkardığı isim oldu. Orbán ise, “Geçiş Dönemindeki/ Demokratikleşen Ülkeler” etiketini taşıyan Orta ve Doğu Avrupa ülkelerine yönelik “Transatlantik” tartışmaların takılıp durduğu isimdi.
İkisi de, gerçekten de “dönüşüm” sembolü oldular; ama öngörülen şekilde değil. Ülkelerini demokrasi rotasında değil, kendi doğrultularına göre değiştirdiler.
Son derece bilinçli ve programlı bir şekilde, sadece kendilerine yontan siyasetin yolunu seçtiler: “çoğunluk iktidarı” kavramına yaslanarak, ülkelerinin kaderini avucunun içinde tutan hükümdarlara dönüşmeyi yeğlediler.
Eğer ki, sembolize ettiklerine inanılan “demokrasi” gerçekten ülkelerine uğrayabilse, iktidar gücü de bir süre sonra, meşru yollarla el değiştirebilecekti. Zira, uzun süre iktidarda kalan siyasi partiler dünya genelinde istisna; onların da gücü, demokratik düzenlerde, muhakkak başka politik görüşü temsil edenlerce dengeleniyor. Çok klasik bir örnek; Almanya’da Bavyera eyaleti, 1948’den beri Hıristiyan Demokrat Parti’nin yönetiminde. Eyaletin başkenti Münih ise, 1970’lerden bu yana, neredeyse kesintisiz Sosyal Demokrat Parti’nin idaresinde.
Orbán ve Erdoğan, halk denen kitlenin, kendi bakış açılarıyla insan yığınlarının tüm gücünü kendi üzerilerine mıknatıs gibi toplamak istiyor. Her iki liderin partileri de, son oylamalarda, yaklaşık yüzde 45 oy topladılar.
Ancak, bunu “başarmalarında”, kendi elleriyle değiştirdikleri yasalar, kendi avantajlarına göre şekillendirdikleri seçim bölgeleri, medya kontrolünden, seçimlerin her aşamasına, siyaset oyununun tümüne kendi kurallarını koymalarının büyük etkisi oldu.
Princeton Üniversitesi’nden Macaristan uzmanı Kim Schepelle’in deyişiyle; “tasarlanmış” seçim sonucunun sandıktan çıkması için, iktidar gücünü elinde tutan parti, elinden geleni ardına koymuyor. Hatta “siyaset” denen şey, Macaristan’da da, Türkiye’de de, iktidara daha fazla kök salma kurgusu, tasarımına dönüşmüş durumda.
Sonuçta...
Başbakan Erdoğan’ın sık sık gündeme getirdiği “siyaset mühendisliği” aslında kendi çizgisini tarif ediyor ve asıl doğru niteleme de, “sandık mühendisliği”.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları






























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.10.2025
28.09.2025
25.04.2025
3.02.2025
29.01.2025
17.01.2025
7.11.2024
6.11.2024
24.10.2024
27.06.2024