Sezin ÖNEY
Soma’daki faciada yaşamını, yakınlarını kaybedenler... Her birinin kaybı, acısı...
Ateş sadece düştüğü yeri değil, her yeri yakıyor.
Faciaya yol açan ihmaller şu veya bu; ama varlar.
Kaza önlenebilir miydi; evet.
İnsanlar, Türkiye’nin her yerinde boğaz tokluğuna, son derece güvenliksiz koşullarda çalışıyorlar... Sadece madenlerde değil, inşaatlarda, fabrikalarda, imalathanelerde.
15 yaşında çocukları, madene indiren bir ülke burası, daha ne diyeyim?
Soma’dan doğru düzgün haber bile alamıyoruz.
Soma bir “maden” şehri ama ne hastanesi, ne güvenlik ekipleri; hiçbir altyapı olası bir kaza için hazırlıklı değil.
Zorlukla hayatını kurtaran madenci, arkadaşlarını kurtarmak için tekrar madene iniyor; ölüyor.
Madeni denetleyen iş güvenliği uzmanları, maaşlarını bizzat denetledikleri şirketlerden alıyor; bu düzeni de bizzat devlet kuruyor. 2012’de, tabii gene bir torba yasadan çıkan 6331 sayılı İş Güvenliği Kanunu’nu inceleyebilir merak eden.
Medyada çıkıp konuşan “uzmanlara” da güvenemiyor insan; çünkü iş güvenliğine yönelik davalarda bilirkişi olarak görev yapanından, taşeron firmalarla yakın temas hâlinde olanlara, çok feci bir yolsuzluk çarkı dönüyor.
Bu ülke çok adaletsiz.
Ve tam anlamıyla “geri kalmış”.
Modernite, bir anlamda, insan hayatına yönelik bilinmezlikleri azaltarak, insan yaşamını daha uzun, güvenlik altında, konforlu ve keyifli kılmak demek. Yani, insan hayatının “değerini” teslim etmek...
Nerede modernite Türkiye’de?
Evimin az uzağında, trilyonluk bir mahalle yükseliyor, öbür yanında sefil, yoksul bir hayat. İsveç’te gittiğim üniversitenin sosyal konutlarına benzeyen sitedeki evler, benim aklımda dahi kalması güç rakamlara satılıyor; bu evlerin hemen dibindeki alışveriş merkezi, dünyanın en pahalı markalarıyla dolu...
Önlerinde, paçavralar içinde Suriyeliler dileniyor.
Adaletsizlikleri hiç konuşmuyoruz.
Her gün, üç-beş işçi son nefesini veriyor.
İnsanlık dışı koşullarda, gencecik yaşta ömür tükettikten sonra... Ölüveriyorlar.
Duymuyoruz bile.
Bir yanda, sürekli bağıran birileri televizyon ekranlarında...
Meclis; adaletsizliklerin, elverişsiz iş ve yaşam koşullarının tartışılacağı yer olması gerekirken, kendisi bir adaletsizlik arenası.
Torba yasalara doldurulan, yangından mal kaçırılır gibi Genel Kurul’dan geçiriliyor.
Özgür Özel; çok genç bir siyasetçi. Adını duymazsınız fazla. Çünkü işinde gücünde bir politikacı. Sadece Soma’da değil, Ege’den bir milletvekili olarak, bölgedeki diğer madenlerdeki sorunları dile getirmeye çalıştı Meclis’te.
Aykut Erdoğdu; tapeler çıkmadan, yolsuzluklarla ilgili konuları Meclis’te dile getirmeye çalıştı... Erdoğdu, Özel gibi dürüst, mütevazı ve çalışkan siyasetçilerin değil, hiçbir iş yapmayan ancak sesi çok çıkan şirret “politikacıların” adını çok duyarsınız.
Ve tabii, medyadaki çığırtkan muadilleri de, tamamen ideolojik kutuplaşma, saflaşmalarla, “bak o ne dedi”, “bu ne cevap verdi”... Bunları yazar, çizerler.
Sonra arada şu haber kayar geçer; “Aralarında Türkiye'nin de bulunduğu dokuz ülkenin mali ve teknik desteği ile ABD tarafından geliştirilen hayalet uçak F-35, hava ve yer taarruzu, keşif, taktik savunma gibi çok amaçlı görevlerde kullanılabiliyor. Başbakan Erdoğan başkanlığında yapılan Savunma Sanayii İcra Komitesi toplantısında radarda görünmeme özelliği olan iki adet F-35 uçağının alınması kararı verildi”.
“Türkiye'nin 10 yıldır beklediği havadan erken ihbar ve kontrol uçağı Barış Kartalı (AWACS) sessiz sedasız Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na teslim edildi.”
Çok fakir bir ülke Türkiye hâlâ...
“Neyimize hayalet uçak, havuzlu çıkartma gemisi, Afrika’nın çevresini dolaşan donanma gemisi, AWACS gibi başka ülkelerin hava sahasını taciz eden ‘barış kartalı’”, diyen kim var?
1986’da Çernobil’de yaşanan nükleer kaza, Sovyetler Birliği’nin sonunu getirdi çünkü devlete güven sıfırlandı.
Soma da, Türkiye’nin Çernobil’i.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.10.2025
28.09.2025
25.04.2025
3.02.2025
29.01.2025
17.01.2025
7.11.2024
6.11.2024
24.10.2024
27.06.2024