Taha Akyol
Suriye Devlet Başkanı Şara, SDG ile “ateşkes anlaşması” imzaladıklarını ve entegrasyon konusunda “mutabakat” sağladıklarını açıkladı. SDG tarafından henüz teyit edilmedi fakat SDG’nin Halep’ten çıkarıldığı ve Fırat’ın doğusuna çekilmesinin sağlandığı bellidir.
ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Barrack’ın, ateşkes anlaşmasını “birleşik Suriye için önemli bir dönüm noktası” olarak nitelemesi ve “SDG’nin merkezi yönetime sorunsuz entegrasyonu için çalışmaların başladığını” söylemesi de Şara’nın açıklamasını doğrular nitelikte.
Son dakika haberleri, Şara-Abdi görüşmesinin olumsuz geçtiği yönünde. Sebep, Haseke ve Kobani’nin yetimini Şam hükümetine devretmeyi Mazlum Abdi’nin reddetmesi olarak gözüküyor. Diğer konhularda “mutabakat” varsa, bu sorun Türkiye, ABD ve Arap ülkelerinin katkılarıyla bir çözüme götürülebilir.
Biz “mutabakat”ın diğer maddelerine bakalım.
SDG NEDİR?
Suriye Demokratik Güçleri sözü bir etikettir. Amerikalılar, YPG’yı IŞİD’e karşı savaşmak üzere ağır silahlarla donatırken, bazı Arap aşiretlerini satın alarak veya ikna ederek onların yanına yerleştirmiş, “SDG” etiketini yapıştırmıştı. Amaçlarından biri, Türkiye’nin ve Arapların tepkisini yumuşatmaktı.
Şimdi Arap aşiretleri PYD’nin karşısındalar.
İsrail ve Amerika desteğinin sınırlı olduğunu Mazlum Abdi kavrayamadı. 10 Mart’ta imzalanan Entegrasyon Anlaşması’na uymadı, aksine mevzi kazanmaya, örtülü federasyon modelini diretmeye kalktı.
ŞARA’NIN DİPLOMASİSİ
Şara, ABD ve İsrail’le ülkesi lehine diplomasi yaptı. İsrail’e zarar vermeyeceğine, İran’ın etkisine girmeyeceğine onları ikna etmiş olmalı. Bunun ilk işareti, 9 Eylül’de Dürzilerle ilgili Suveyda Mutabakatı idi.
Trump’ın, Netanyahu ile görüşürken söylediği şu sözleri hatırlamak lazım:
"Umarım Netanyahu, Suriye ile iyi geçinir. Suriye’nin yeni Devlet Başkanı gerçekten iyi iş çıkarmak için çalışıyor, ülkenin hayatta kalmasını istiyoruz." (30 Aralık 2025)
Ve bir hafta sonra, Beyaz Saray’ın, “İsrail ile Suriye arasında gerilimin azaltılması için ABD gözetiminde "ortak bir iletişim mekanizması kurulduğunu” açıklamadı. (6 Ocak).
Bu gelişmelerde Türkiye’nin hem Dışişleri hem MİT olarak olarak önemli bir rol oyladığını söylemek abartı sayılmaz.
Şara’nın çizgisi Suud, Körfez, Mısır ve Ürdün’le örtüşüyor.
‘TAM ENTEGRASYON’
Tabii Şara hükümeti de “açılımlar” yaptı. 16 Ocak’ta Kürtlerin kimlik ve kültürel haklarıyla ilgili 8 maddelik önemli bir bildiri yayınladı. Tüm Suriyeli Kürtlere “vatandaş” kaydolma hakkını tanıyor, “Kürt nüfusunun kayda değer oranda bulunduğu bölgelerde, devlet ve özel okullarda seçmeli ders veya eğitsel-kültürel faaliyet kapsamında öğretilmesine izin” gibi üniter devletle çelişmeyen önemli açılımlar yapıyor…
İki gün önce, açıklanan “mutabakat”ta en önemli kavram, “tam entegrasyon” kavramıdır. Kürt siyasi hareketinin “demokratik entegrasyon” kavramı, etnik kimliklere göre ayrı siyasi ve anayasal “parçalar” oluşturmak ve bunları monte etmek anlamına geliyor. Nitekim Mazlum Abdi “üç Kürt tümeni”nin olduğu gibi devam etmesini, sadece Suriye Milli Savunma Bakanlığı’na -resmen- yani şeklen bağlanmasını savunuyordu.
Şara’nın açıkladığı “mutabakat”ta ise, “örgütün askeri yapısı lağvedilerek üyeleri orduya 'bireysel' olarak alınacak, sınır kapıları ve petrol sahaları merkezi hükümete devredilecek” deniliyor. Kavram, “Tam Entegrasyon”dur.
Sınır güvenliği ve petrol kaynaklarının Suriye devleti ait olacağını da belirtelim.
AŞIRILIĞIN DİLİ
Abdullah Öcalan, Mazlum Abdi’nin çatışmadan sakınmasını, işi müzakerelerle yürütmesini istemişti. İmralı’dan YPG’ye “mesajlar, mektuplar, talimatlar” olduğunu, Fakat YPG’nin “direndiğini… demek ki başka yerden başka talimatlar geldiğini” Hakan Fidan da söylemişti. (8 Ocak)
DEM Eş Başkanı Bakırhan ise, kendine yakışan aşırılıkla, SDG’nin Halep’ten çıkarılmasını “anti Kürt… Kürt düşmanlığı” diye niteledi, kışkırtıcı bir etnik milliyetçi dille konuştu. Ona göre Şara hükümeti, “selefi, tekçi, ırkçı”dır, dahası “Kürtlere soykırım yapıyor.” Buna partisinden başka dünyada inanan tek kişi çıkmadı.
Silahlı çatışmadan başka tecrübesi ve ufku olmayan Kandil ve Mazlum Abdi bir tarafa, yıllardan beri Türkiye’de siyaset yapan DEM Eş Başkanın bu tahrikkâr aşırılığı esef vericidir.
Öcalan ise biliyor ki, silahlı her tavır, yolunu kapatır; ancak müzakere ile demokrasi yolu açılır.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURDijital imzalar kurumadan.. 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTrump şaşırtmaya devam ederken… 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÇankaya şişmanı... 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezÖnümüzdeki Küresel Riskler 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciÇöken CHP mi AK Parti mi? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBeleş hamaset, boş balon 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİstanbul çok kötü yönetiliyor! 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSuriye’de yeni dönem arayışı: Çatışmadan entegrasyona geçilebilecek mi? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKDışarıdan ABD, içeriden mollalar: İranlılar ne yapacak? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUİçişleri bakanı ne demişti, gerçek ne çıktı? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTSıfır tüketim, 402 lira fatura… 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENDavos 2026: Küresel belirsizlikler eşliğinde ‘diyalog ruhu’ 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAGün Rojava’yı Savunma Günüdür; Ortak Geleceğe Yönelik Tehdit... 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENSuriye’de İstikrar da “Süreç” de Tehlikeli Sularda 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasSuriye’nin bir ucunda oyun içinde oyun 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNHızlı çöküşün anatomisi 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENSuriye’nin “normal”i inşa ediliyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUHakan Fidan’ın anlamadığı 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanGrönland kavgası: Ne Trump NATO’yı feda edebilir ne Avrupa 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞRastgele büyüme 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞ“81 İLDE 81 AŞEVİ “YOKSULLUĞU”… 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluCumhurbaşkanı 23 yıl sonra niye hâlâ şikayetçi? 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYılın kelimelerine siyaseten bakmak: “Parasosyal” ve “Rage Bait” neden ayrımı keskinleştiriyor, araş 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRSURİYE'DE İHLALE SUKUNET MORFİNİ 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile Bayraktarİran’ın dinamikleri 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakDizinformasyon mu, manipülasyon mu? 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO Başkanı’na milyonlarca liralık harcamayı sordular 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUToplumsal gidiş nereye doğru? 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayVenezuela ve Trump doktrini 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalVenezuela, MAGA ve Çin 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN“Yetkim olsa HSYK’yı anında yargılardım” … 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRGül, Arınç, Atalay’ın olduğu bir AK Parti iktidarında İmamoğlu tutuklanabilir miydi? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu“Terörsüz Türkiye” süreci ne alemde? 16.01.2026 Tüm Yazıları








































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.01.2026
16.01.2026
14.01.2026
13.01.2026
9.01.2026
7.01.2026
6.01.2026
4.01.2026
2.01.2026
31.12.2025