Taha Akyol
Deprem toplanma alanlarının AVM’lere dönüşmesi rant ekonomisinin ne boyutlara tırmandığının bir göstergesidir. Rant ekonomisi krizin de asıl sebebidir.
Bu gerçek, iktidarın Temmuz 2019’da yasalaştırdığı “11. Kalkınma Planı”nda de teknik dille ifade ediliyor.
İstanbul’da deprem toplanma alanı olarak belirlenen 493 bölgeden 416’sına AVM ve rezidans yapılmış olması her şeyi anlatıyor.
Elbette yerleri değişebilir ama miktarı ve dağılımı bozulmamalıydı.
‘TAŞA TOPRAĞA GİTTİ’
Cumhurbaşkanlığı sistemi döneminde hazırlanan “11. Kalkınma Planı”nında, geride kalan 2014-2018 arasındaki beş yıllık dönem konusundu şu tespit yapılıyor:
“Sabit sermaye yatırımları, bu dönemde ortalama yüzde 4,5 oranında artarken, kaynakların sanayi sektöründen ziyade dış ticarete konu olmayan sektörlere yönelmesiyle üretkenlik arz eden alanların yatırım kompozisyonu içindeki payı görece azalmıştır. Orta ve uzun vadede ekonominin potansiyel büyüme oranının artırılması için ülkemizin küresel değer zinciri hiyerarşisindeki konumunu yükseltecek verimli alanlara yönelik yatırımlara ihtiyaç sürmektedir.” (Paragraf 130)
Ne diyor?..
Ekonomi politikalarında sanayi sektörünün yeterince desteklenmediğini söylüyor.
Kaynakların “dış ticarete konu olmayan sektörlere”, yani öncelikle inşaata yöneldiğini söylüyor…
Sanayici Rahmi Koç ne demişti:
“Yatırımların çoğu taşa toprağa ve çimentoya gitti. Oysa memlekete ihracat getirecek, rekabeti kuvvetlendirecek, ‘greenfield’ dediğimiz yeni yatırımlar, yeni fabrikalar, yeni işler açılması lazımdı... Uluslararası rekabette 7-8 yıl yerimizde saydık, ilerlemedik.” (18.2.2016)
2019 yılında, resmî 11. Plan’da da söylenen budur.
BABACAN SÖYLEMİŞTİ
İnşaat sektörü elbette gerekli ama bir noktadan itibaren kaynakları öncelikle sanayiye yöneltmek gerektiğini Ali Babacan şöyle ifade etmişti:
“Bir gecede bir kalem değişikliğiyle, mevzuat değişikliğiyle sağlanan rantların söz konusu olduğu bir alan varken, ister istemez sanayi gibi uzun vadeli, gerçekten çok emek isteyen, ciddi fedakarlık isteyen bir sektöre ister istemez ilgi düşebiliyor. Bunu yeniden bir dengelememiz gerekiyor.” (Finans Zirvesi, 17 Eylül 2014)
Babacan şu çok önemli uyarıyı da yapmıştı:
“Gayrimenkulde her bir proje yeni bir tekel. Sanayici birikimini sanayiye mi yatırsın, yoksa rezidans, AVM mi yapsın; oraya kayış var, bu tehlikeli. Üreteceğiz, hak edeceğiz daha sonra lüks AVM’lerde alışveriş yapacağız, daha lüks konutlarda oturacağız. Üretmeden dışarıdan sağlanan krediyle lüks alışveriş, lüks konut Türkiye’yi çıkmaza sokabilir” (CNBC, 23 Temmuz 2014)
Babacan “dikey mimari”nin iktisadi zararlarını da anlatmış, haksız eleştirilere hedef olmuştu!
Davutoğlu’nun başbakanlığı döneminde bu tür rantları vergilendirmek için çalışmalar yapılmışsa da orada kalmıştı.
Meselenin sadece şehirlerin betonlaşması değil, ekonomiyi de krize soktuğu açık.
‘Çılgın proje’ de nihayet bir inşaat projesi değil mi?..
KANUNİ’DEN BERİ
Halbuki Türkiye’nin ta Kanuni zamanından beri sorunu, yeterince ihracat yapamamak ve uluslararası ekonomik rekabetle başa çıkamamaktır.
Bu ancak sanayi ve teknolojiyle mümkündür.
Ayrıca “rant ekonomisi”nin insan tipiyle, “endüstriyel insan” tipinin farklı olduğunu da unutmamak lazım; eğitim ve zihniyet sorunu yani…
Bu konuda iki eser tavsiye etmek isterim: Merhum Erol Göngür’ün dilimize kazandırdığı John Nef’in “Sanayileşmenin Kültürel Temelleri” adlı kitabı… Murat Yülek’in “Ulusların Yükselişi” adlı yeni kitabı.
11. Kalkınma Planı’nda bu gerçekler teknik terimlerle anlatılıyor, çözümün sanayileşme, teknoloji ve ihracat olduğu birçok bölümde vurgulanıyor.
Mesela geçen dönemde dünya bizi kıskanıyor dediğimiz ekonomik büyümemizin ortalama yüzde 4.9 olduğu ama bunun 3 puanının tüketimden, sadece 1.3 puanının sabit sermaye yatırımlarından, 1 puanın da ihracattan geldiği belirtilerek sanayi ve ihracatın önemi vurgulanıyor. (Paragraf 131)
Ne hamasi kavgalar yaptık değil mi? Halbuki zaaflarımızın asıl sebebi sanayileşme noksanımızmış!
Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak dün Üç Yıllık Program açıklamasında sanayileşmeyi işaret etti, rant vergisi imasında bulundu...
Güzel fakat bunun için oy hesabını rafa kaldırarak “iktisadi rasyonalizm”in gereğini yapmak lazım.
Yazarlar
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDüştük bir kuyuya… 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları




































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
15.02.2026
14.02.2026
11.02.2026
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
4.02.2026
3.02.2026
1.02.2026
30.01.2026