Taha Akyol
İstanbul’da Emniyet teşkilatında 'Takviye Hazır Kuvvet Müdürlüğü' kuruluyor.
Bu konuda 20 Ağustos’ta bir “Cumhurbaşkanı Kararı” yayınladı.
Hukuki bakımdan gözden geçirilmesi gereken bir karar.
Önce 2844 Sayılı bu “karar”ı görelim:
“İstanbul ilinde Emniyet Genel Müdürlüğü’nün doğrudan merkeze bağlı taşra teşkilatı olarak Takviye Hazır Kuvvet Müdürlüğü kurulmasına karar verilmiştir.
Recep Tayyip ERDOĞAN, CUMHURBAŞKANI”
Emniyet teşkilatı içinde böyle bir kuvvet Cumhurbaşkanı tarafından oluşturulabilir fakat “karar”la mı, “kararname” ile mi?
Öncelikle “karar”daki sorunlara bakalım.
BELİRSİZ YETKİLER
Madem böyle bir “müdürlük” kurulacak, “karar”da bu “müdür”ün emniyet teşkilatı içindeki yeri, yani bağlı olduğu makam, “müdür” olarak atanacak kişide aranacak nitelikler, “müdür”ün görev ve yetkileri ayrıntılı olarak belirtilmeliydi.
Şu okullar mezunu, şu kadar hizmet tecrübesine sahip gibi...
Bu şartlar açıkça belirtilmedikçe “müdür” atamak son derece keyfi tercihlere açıktır.
Emniyet teşkilatındaki genel kural ve teamüllerden bahsederek “şöyle denilmek isteniyor” diye izahlar getirmek, hukuk devletinde bir anlam taşımaz.
Nitekim idare bünyesinde bir “müdürlük” kurmak için gereken bu hukuki şartlar belirtilmediğinden, hangi liyakat şartlarına göre atandığını tam bilemeyeceğimiz “Takviye Hazır Kuvvet Müdürü”nün Vali emrinde ve Valiye karşı sorumlu olup olmayacağı da belirsizdir.
Hatta “doğrudan merkeze bağlı” ifadesi, Vali’nin sorumluluğu ve yetkisi olmayan bir hazır kuvvet kurulacağı izlenimini vermektir.
Amaç kültürümüzde daha bir “devlet memuru” olan valiyi dışlamak değilse, bu konu bir kararnameyle yeniden düzenlenmelidir.
YETKİ VE SORUMLULUK BELİRSİZ
Diğer bir sorun; böyle bir müdürlük “karar”la mı, “kararname” ile mi kurulmalıydı?
Türk devlet geleneğinde ve parlamenter sistemde “idarenin kanuniliği” ilkesi geçerliydi; idareyle ilgili yetki ve sorumluluklar, ancak kanunla veya ilgili konuda özel kanunun verdiği açık yetkiyle düzenlenebilirdi.
Anayasamızın bu konudaki 123. Maddesinde CB sistemiyle bir değişiklik yapıldı: Bu düzenlemeler “kanunla ve CB Kararnamesi” ile yapılabiliyor artık.
Bu durumda Takviye Hazır Kuvvet Müdürlüğü, kararnameyle kurulmalıydı.
Çünkü böyle bir müdürlüğün kurulması “düzenleyici işlem”dir; ancak kararnameyle yapılabilir.
“Karar” ise bireysel işlemler, mesela atamalar için söz konusudur.
Fakat yeni sistemin getirdiği sorunlardan biri de “karar” ve “kararname” kavramlarının muğlak olmasıdır. Prof. Kemal Gözler’in gösterdiği gibi, “karar” ve “kararname” kavramları karışmakta, karar, kararname, yönetmelik, genelge gibi tasarrufların numaralandırılmasında da tutarsızlıklar bulunmaktadır. (Kemal Gözler, İdare Hukuku, cilt 1, s. 360-361)
Kararnameler aleyhine davalar Anayasa Mahkemesinde, diğeri için davalar Danıştay’a açılacağı için, bu karışıklık yargı sürecinde de karışıklığa, uzun gecikmelere yol açabilir.
HUKUK DEVLETİNİN MİMARİSİ
Meselenin siyasi tarafı da vardır elbette. Gelecek Parti lideri Ahmet Davutoğlu’nun sorduğu gibi, böyle bir kuvvete neden ihtiyaç hissedilmiştir? Valilerin denetiminde olmayan bir güç kim tarafından denetlenecek, kim tarafından o gücün yanlış uygulamaları olursa cevap oluşturulacak?
Bekçiler silahlandırıldığı gibi valinin jandarma gücünü kullanması da mümkünken neden böyle bir Takviye Kuvvete ihtiyaç duyuldu? Bunun topluma açıklanması lazım.
Tabii hukuki boyut daha önemlidir: “Demokratik hukuk devletinin mimarisini bozmamak lazımdır.”
CB sisteminden önceki “idarenin kanuniliği” ilkesinin, yani bu tür düzenlemelerin ancak kanunla yapılabileceği ilkesinin doğru olduğu kanaatindeyim.
CB sistemi denetim ve denge unsurları zayıf bir sistemdir. Yürütme erki, Dr. Dilşat Çiğdem Sever’in deyişiyle, “yürütmenin artık kendini var etmesi ve sınırlarını kendisinin belirleyebilmesi, yani [parlamento gibi] başka bir iradeye/güce ihtiyaç duymaksızın kendinden üreme kabiliyetine (parthenogenesis) sahip olmaya başlaması” söz konusudur. (www.kamuhukukculari.org › DilAad_yOidem_Sever)
Kuvvetler dengesini kurmak için yürütme karşısında yasamayı ve yargıyı güçlendirecek anayasa reformlarına ihtiyaç olduğu bir kere daha görülüyor; Fransızların 2008’de yasama ve yargıyı güçlendirmek için yaptığı reformlar gibi.
Yazarlar
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDüştük bir kuyuya… 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları



































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
15.02.2026
14.02.2026
11.02.2026
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
4.02.2026
3.02.2026
1.02.2026
30.01.2026