Vahap COŞKUN
İktidar çevreleri, 1 Ekim’de başlatılan yeni çözüm sürecinin beş aşamadan meydana geldiğini belirtiyorlar:
- Temas
- Çağrı
- Fesih ve silah bırakma
- Hukuki düzenleme
- Toplumsal entegrasyon
Bahçeli’nin Meclis’te DEM Partililerle tokalaşmasının ve akabinde İmralı Heyeti’nin Öcalan ve devlet temsilcileriyle buluşmaları sıklaştırmasının ardından, “temas” safhası geçildi. 27 Şubat’ta Öcalan’ın PKK’den silahlı mücadeleye son vermesini ve kendini feshetmesini istediğini kamuoyuna duyurmasıyla birlikte “çağrı” kısmı da tamamlandı.
PKK’nin 5-7 Mayıs’ta topladığı 12. Kongresinde “fesih” kararı alması ve 11 Temmuz’da Süleymaniye’de silah bıraktığını gösteren bir tören düzenlemesiyle üçüncü aşamaya girilmiş oldu. Silah bırakmanın belli bir zaman alması normal; her iki taraf da bölgedeki tansiyonunun yüksekliğinden bahisle mümkün olan en kısa sürede bu işlemin bitmesi gerektiği konusunda hemfikirler. Bunun üç-beş ay alması öngörülüyor.
Elbette bu aşamaları kesin sınırlarla birbirinden ayırmak ve her birini diğeriyle irtibatı olmayan bağımsız kompartımanlar olarak düşünmek yanlış olur. Her aşamanın bir sonrakiyle bir bağlantısının olması kaçınılmaz. Dolayısıyla bu aşamalar eşzamanlı olarak da yürütülebilir. Aslında yeni çözüm sürecinde de böyle bir durum var; bir taraftan sahada üçüncü aşamanın nihayete ermesi için çalışmalar sürdürülürken, diğer taraftan da dördüncü aşamayı hayata geçmesi için hazırlıklara hız veriliyor.
Hukuki düzenlemeleri içeren bu aşamanın ilk adımı Meclis’te bir komisyonun kurulması. Meclis Başkanı, Komisyon’un teşekkülü için yoğun bir mesai sarf ediyor. Evvela partilerden Komisyon’a dair görüşlerini yazılı olarak istedi, akabinde partilerin yetkilileriyle bir araya geldi. Komisyon’un bu hafta içinde kurulması, üyelerinin belirlenmesi ve faaliyetlerine başlaması bekleniyor.
Muhalefet, özellikle CHP, bu komisyonun bir yasayla oluşturulması gerektiğini savunuyor. Ancak görünen o ki, yasayla değil, Meclis Başkanı’nın inisiyatifiyle kurulan ve 30-35 üyeden oluşan bir komisyon olacak. Komisyon’un yaz boyunca çalışması mümkün; Meclis’in yeni yasama dönemine 2,5 aylık bir süre olduğu düşünüldüğünde, Komisyon bu süre zarfında sürece ilişkin ciddi bir mesafenin alınmasını sağlayabilir.
Sürecin Tahkimi
Meclis Komisyonu’nun süreç bağlamında üç önemli fonksiyonundan söz edilebilir.
İlki, sürecin toplumdaki kabulünün artmasına katkı sunabilir. Çözüm süreçlerinde toplumsal taban, çeşitli mekanizmalar kullanılarak tahkim edilir. Misal, partiler tabanlarına ve halkın geneline, böyle bir yola neden girildiğini ve hedefe varılması halinde ülkenin neler kazanacağını anlatabilirler. Nitekim MHP ve DEM Parti, sürecin başından beri bu minvalde toplantılar tertipliyor.
Mamafih sürece asıl ivme kazandıracak olan, işleyen yapıların kurulması ve somut düzenlemelerin yapılmasıdır. Süreç hakkında çok laf edilip gözle görülen herhangi bir iş yapılmazsa, insanlarda havanda su dövüldüğü kanaati güçlenir ve sürece olan inanç zayıflar. 1 Ekim’den sonra süreç çerçevesinde mühim hamleler yapıldı: Öcalan’ın tecridi kaldırıldı, Öcalan açık ve net bir dille PKK’ye fesih çağrısında bulundu, PKK bu çağrıya uygun olarak kendini feshetti, 26 yıl sonra Öcalan’ın bir videosu yayınlandı ve PKK -devletle işbirliği içinde kotarılan- bir merasimle silahları terk ettiğini cümle âleme ilan etti.
Her biri kendi başına önem taşıyan bu kilometre taşları peş peşe geçildiğinde toplumun sürece olan desteği de arttı. Alanda müspet işaretler çoğaldıkça ve “Hayır, olmaz” denilenlerin olduğuna tanık olundukça, süreç daha bir güvenilir oldu. Komisyon’un bu manada bir ehemmiyet taşıdığına şüphe yok.
Öcalan da DEM Parti de Komisyon’a büyük bir değer atfediyorlar ve süreç içinde kritik bir rol oynayacağına inanıyorlar. Komisyon’un ihdası, bu itibarla, süreci iki açıdan kuvvetlendirir: Bir, taraflardan birinin değer biçtiği bir talebin yerini gelmesini sağlar. İki, toplumda sürecin rayında gittiği, gerekli mekanizmaların kurulduğu ve somut çıktılarının olduğu düşüncesini pekiştirir.
Sürecin Aleniliği
Komisyon’un ikinci fonksiyonu, süreci alenileştirecek olmasıdır. Meclis’te grubu bulunan bütün partilere bu komisyona katılmaları yönünde davette bulunuldu. (İYİ Parti, sürece tamamen karşı olduğundan, Komisyon’a üye vermeyeceğini önceden bildirdi.) Ayrıca grubu olmayan partilerin de Komisyon’da -en az bir üyeyle- temsil edilmesi hususunda bir mutabakat var. Yani hemen her parti bu komisyonun çalışmalarına bir şekilde katılabilecek, katılmasa da bu çalışmalardan haberdar olabilecekler.
Komisyon’un bu yönüyle hem sürecin şeffaflaşmasını hem de toplumsallaşmasını sağlayacağı aşikâr. Çünkü Komisyon’un faaliyet alan ile ilgili bir teklif ya da tasarı geldiğinde, partileri aracılığıyla bütün toplum bu teklif ya da tasarının içeriğini öğrenebilecek. Hangi partinin ne istediğini, hangi partinin nerede durduğunu ve pozisyonunun ne olduğunu görebilecek. Komisyon’da görüşülen mevzulara dair endişelerini, kaygılarını ya da önerilerini dillendirebilecek; kafasına yatana arka çıkacak, yanlış bulduğunun ise karşısına çıkacak.
Binaenaleyh Komisyon işbaşı yaptıktan sonra “Gizli kapaklı işler çeviriyorlar” yollu suçlamaların altı boşalacak. Çünkü süreçle alakalı her konu, Meclis’te açıkça tartışılacak. “Süreci toplumun gözünden kaçırıyorlar” şeklinde ithamların anlamı kalmayacak. Zira her şey toplumun gözünün önünde cereyan edecek, herkes her şeyi görecek ve duyacak. Partileri ve vekilleri vasıtasıyla toplumun sürece vakıf olması da sürecin hem şeffaflaşmasına hem de toplumsallaşmasına hizmet edecek.
Sürecin Hukukiliği
Komisyon’un üçüncü fonksiyonu ise, sürecin ihtiyaç duyduğu hukuki hazırlığı yapacak olmasıdır. Çatışmalara son verecek süreçler birbiriyle irtibatlı üç evreyi içerir: Silah bırakma, eve dönüş ve toplumsal entegrasyon. Her bir evre de çok ciddi siyasi ve hukuki hazırlıkların yapılmasını gerektirir.
Meclis Komisyonu hakkında asıl üzerinde durulması gereken konu da budur. Süreci hukuki bir yörüngeye oturtacak olan Komisyon’dur, Komisyon’un hukuki hazırlıklarıdır. Komisyon, bir hukuki mutfak işlevi görmelidir. Sürecin ilerlemesini temin etmek için mevzuatta ne tür değişiklikler yapılmalıdır? Sürecin ihtiyaç duyduğu yeni yasal düzenlemeler nelerdir?
Komisyon, bu konularda ayrıntılı ve alternatifli bir çalışma yapmalı, böylelikle Meclis’in yeni yasama dönemine hazırlıklı girmesini sağlamalıdır. Bunun için yaz dönemini iyi geçirmeli, konuya vakıf hukukçuların, akademisyenlerin ve siyasi aktörlerin düşüncelerine başvurmalıdır. Bu meyanda Komisyon’un, İmralı Heyeti’ne her seferinde Komisyon ile görüşmek istediğini ve onlara çok ciddi bilgiler vereceğini söyleyen Öcalan ile bir araya gelmesinde de fayda vardır.
Kendisinden bekleneni vermesi için Komisyon’un çalışma alanının sınırları net çizilmelidir. İki görüş var bu konuda: Birinci görüş, Komisyon’un Kürt meselesinin ve hatta Türkiye’nin demokratikleşme sorunlarının tamamını ele almasını savunuyor. İkinci görüş ise, Komisyon’un silah bırakma süreci ile sınırlı bir çalışma yürütmesi gerektiğini belirtiyor.
Ben ikinci görüşe yakınım. Çünkü ilk görüş kabul edildiğinde, Komisyon’un sırtına kaldırmayacağı kadar ağır bir yük bindirilmiş olur. Uzlaşılması zor bütün meselelere el atması istenir hale geldiğinde, Komisyon’un odağı kayar ve böylelikle çalışması da karar alması da zorlaşır. O nedenle, arzu edilen sonuca ulaşmak bakımından, Komisyon’un bütün dikkatini silah bırakmaya, eve dönüşe ve toplumsal bütünleşmeye vermesi daha uygun olacaktır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları




























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.12.2025
28.10.2025
8.09.2025
3.09.2025
27.08.2025
23.08.2025
19.08.2025
14.08.2025
5.08.2025
29.07.2025