Vedat Bilgin
Her bir mayısta yapılan tartışmaların hep aynı çerçevede yapıldığını, sanki hiçbir şey değişmemiş gibi, sürdürüldüğünü görmek sizce şaşırtıcı mıdır? Neredeyse ‘sanayi devriminin’ şartlarında, sanayi çağının klasik işçi sınıfının yapısının devam ettiği zamanlardaki sendikal söylem üzerinden işçi ya da emeğin sorunlarını tartışmak, 1 Mayıs’ı hep o bağlam içerisinden değerlendirmek ‘toplumsal değişim yoktur, her şey yerli yerinde durmaktadır’ demekten başka neyi anlatabilir?
“Türkiye’nin bu konudaki talihsizliği hiç de küçümsenecek gibi değildir, çünkü Türkiye sanayi çağıyla yaklaşık yüz yıldan sonra tanışmış olan bir ülkedir, dolayısıyla bırakınız işçi sınıfından onun mücadelesinden söz etmeyi, doğru dürüst sınıflaşma sürecinin ortaya çıkışı dahi oldukça yenidir. Neden böyle olduğu bellidir, Türkiye’nin sanayi ile tanışması yakın zamanlara rastlasa da, ‘gecikmiş sanayi devrimini’ yaşamaya başlaması daha yakın zamanlarda, neredeyse Demirel sonrası başlayıp şimdilerde yeni yeni ülkesel ölçekte gerçekleşmektedir.”
SANAYİ ÇAĞININ BÜYÜSÜ BOZULDU
Bunda ne var demeyiniz olmayan bir toplumda işçi sınıfının oluşması, sınıfsal farklılaşmaların yaşanması bunun siyasal bir mücadeleyle, dolayısıyla da ‘Bir Mayıs’la irtibatının kurulması oldukça zordur. Üstelik bugünlerde yaşan, sanayisi an ve hâlâ devam eden Türkiye’deki ‘sanayi devrimi’, sanayi çağının teknolojilerinden çok farklı olan enformasyon teknolojileri de denilen ‘üçüncü dalga üretim ilişkilerinin’ yükseldiği bir dönemde ortaya çıkmıştır. Bu yeni ilişki formu içinde sanayi işçilerinin, çalışanların içindeki oranı hızla düşerken, üretim yapısında bilgiye dayanan ve düşünsel emeğin rolünün hızla yükseldiği bir sürecin içindeyiz.
“Bunun iki önemli sonucu bulunmaktadır. Biri, sanayi işçisinin ‘kolektif emeğinin’ yerini farklı nitelikteki emeklerden oluşan ‘bireysel emeklerin’ almasıdır. Artık bireysel niteliklerine göre yeni bir emek türü ortaya çıkmış olmaktadır ki ‘ileri sanayi toplumlarında’ ‘bireysel sözleşmenin’ oransal olarak ‘kolektif sözleşme’ karşısında hızlı artış oldukça önceleri başlamıştır. Bu durum, işçi sınıfının yapısının değiştirmekle kalmayıp, sanayi işçisinin kitleselleştiği dönemin sonunun geldiğini haber vermiş olmaktadır. Diğer gelişme ise, bilhassa hizmet sektöründe, ‘prekarya’ denilen düzenli çalışma ilişkilerinin olmadığı, kısa süreli çalışanların veya ‘emek devrinin’ yüksek olduğu yeni bir çalışan profilidir.”
EMEK VE DEMOKRASİ
Elbette yeryüzünde sanayinin yükseldiği dönemde, en temel hakların kazanılmasında yani çalışma sürelerinin kısaltılmasında, tolu sözleşmenin, sosyal güvencenin, işsizlik sigortası gibi düzenlenmelerin yapılması kapsamda klasik sendikal ve sosyal mücadeleler çerçevesinde elde edilen kazanımlar tarihsel öneme sahiptirler.
“Bütün bu kazanımların sağlanmasında esas belirleyici olanın ülkelerin demokratikleşme sürecinde katettiği mesafe olduğunu kim inkâr edebilir. Demokrasinin gelişmediği yerlerde sanayi devrimi de olsa, dünyanın en çok işçisinin çalıştığı devasa sanayi tesislerinde üretimler de yapılsa, işçi sınıfının kendisini göstermesi mümkün olabilir mi? Bunu anlamak için dünkü Sovyet sistemine, bugün ‘adı sosyalist olan sanayi ülkelerine’ bakmak yeterli olacaktır.”
Bütün bunlara rağmen, üzerinde durulması gereken esas mesele, artık sanayi çağının düzenlemeleri olan ilişkilerin, o zamanlara ait kurumsal yapıların hızla aşıldığına dair gelişmelerdir. Bu gelişmeler arasında yaşanan en önemli olay işçi sınıfının ve emeğin yapısında meydana gelen değişimdir. Bu sebeple 1 Mayısları (sembolik anlamını kavrayarak) artık demokrasi içinde hakların kazanımının mümkün olduğu bir gün olarak düşünmek, anmak gerekir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.03.2020
27.05.2019
20.05.2019
9.05.2019
6.05.2019
2.05.2019
30.04.2019
22.04.2019
18.04.2019
15.04.2019