Yalçın ERGÜNDOĞAN
Kamuoyu böyle bir kayalığın varlığından bile haberdar değildi. Adını ise henüz hiç duymamıştı. Figen Akat adlı Türk bandıralı bir gemi 25 Aralık 1995 tarihinde Ege Denizi’nde, bir kaya parçası önünde karaya oturmuştu. Gemiyi kurtarmak için ise, Türkiye ve Yunanistan’ın kurtarma ekipleri aynı anda, birlikte harekete geçmişti.
O günleri hatırlamayanlar, “iyi ya, ne güzel işte” diyebilirler. Ama öyle olmadı işte.
Ne Yunanistan’da, ne de Türkiye’de kimse ne olduğunu anlamamıştı henüz.
Kurtarma ekipleri arasında “senin yetki alanında, benim yetki alanımda” şeklinde anlaşmazlık çıkmış; başta Türkiye olmak üzere, her iki taraf hükümetleri devreye girip sert sözlerle durduk yerde bir krizin çıkmasını sağlamışlardı.
İşte, o kayalığın adı idi “Kardak”. Yunanca'da İmia, Türkçe'de Kardak olarak anılan bu kayalıklar neredeyse iki ülke arasında bir savaş çıkmasına neden olacaktı. O gün bugündür, Atina ve Ankara arasında, ‘sınırın kayalıkların ne tarafında kaldığına’ ilişkin uzlaşı sağlanamadı. O kadar ki, yakın zamanda o kayalıklar yeniden bir gerilim noktası olarak gene kullanılabilmişti.
[Ocak 2017’de Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, Deniz Kuvvetleri’ne ait 2 hücum bot eşliğinde Kardak kayalıklarını ziyaret (!) etti. Derken, ardından Yunanistan’da SYRIZA’nın koalisyon ortağı milliyetçi Bağımsız Yunanlar Partisi (ANEL) başkanı olan Yunanistan Savunma Bakanı Panos Kammenos da kayalıkları ziyarette fırsatı kaçırmadı. Her iki ülkede de iç siyaset içinden çıkılmaz, karmaşık hal almış, Kardak ise; gene imdada yetişmişti…]
İlk Kardak krizinin yaratıldığı tarihlerde, bu gerilim Yunanistan’da bir gazetenin yaşananları kamuoyuna duyurması sonrası kamuoyu gündemine taşınmıştı. Derken, kayalıklara komşu bir adanın belediye başkanı, aralarında bir din görevlisinin de bulunduğu bir grupla kayalıklara çıkıp Yunanistan bayrağı dikmiş ve Yunanistan milli marşını okumuştu.
Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı idi. Eh, içerdeki siyasi istikrarsızlığı perdelemek için gelişmeyi bulunmaz bir fırsat olarak yakalayan dönemin DYP/CHP koalisyon hükümetinin Başbakanı Tansu Çiller de "O bayrak inecek, o asker gidecek" şeklindeki açıklamasını patlatmıştı.
Önemli bir husus daha var, onu da atlamayalım. Hatırlamakta yarar var.

“Türkiye Türklerindir” ibareli “Amiral gemisi”nin askerleri, pardon “gazetecileri”, gazetelerinin temin ettiği helikopterle Kardak kayalıklarına inip, “kahramanca” Türk bayrağını dikmişlerdi.
Neyse ki, araya ABD Başkanı Bill Clinton girmiş, ardından da NATO Genel Sekreteri Javier Solana’nın girişimleri ile gerilim sona erdirilmişti…
“2019’DA GELECEĞİM, O ADALARIN HEPSİNİ ALACAĞIM”
Bana, durup dururken “Kardak krizi”ni hatırlatansa CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun çıkışı oldu. Genelde bu tür krizleri iktidarda bulunanlar, iç kamuoyunda sıkıştıklarında, perdelemek istedikleri karanlık işleri, türlü çeşitli manevraları, açmazları olduğunda çıkarırlar.
Ama görünen o ki, CHP’nin ve o zihniyetin geçmişten devraldığı “sırtındaki bagajların” doğurduğu AKP iktidarı, tüm açmazlarına rağmen CHP’nin devlet desteği ve payandalığında iktidarını sürdürecek…
Sırtındaki bagajlardan kurtulmayı aklına bile getirmeyen CHP yönetimi, iktidara yeni manevra imkanları sunmada ise; büyük ustalık gösteriyor.
İnanılır gibi değil ama, gerçek! (‘İktidar dururken, CHP’yi eleştirme’ diyen okurları da ikna edip, eleştirilerime ortak etmek istiyorum…)
Kılıçdaroğlu, birden nasıl ortaya çıktığı anlaşılamayan bu “hükümeti kurtarma hamleleri”ni, partisine Genel Başkan Yardımcısı olarak adeta “paraşütle atanan” zatın dış politika kılavuzluğunda sürdürüyor tabii ki. Muhtemelen onun tavsiyeleriyle Kılıçdaroğlu, Yunanistan’daki koalisyon hükümetinin ırkçı, milliyetçi Bağımsız Yunanlar Partisi (ANEL) başkanı olan Savunma Bakanı Panos Kammenos ile ağız dalaşına ve gerilim çıkarma yarışına giriyor.
Sözüm ona Saray iktidarına yönelik “Adaları Yunanistan’a kaptırdınız” mealindeki eleştiri ve açıklamalarıyla hamasî, milliyetçi hamlelerine, Yunanistan Savunma Bakanı Panos Kammenos; “Sıkıysa gel al” cümlesi ile karşılık veriyor. Kılıçdaroğlu’ndan aldığı pası değerlendiriyor...
CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz arkadan suflesini sürdürüyor. iktidarları döneminde Ege Denizi'nde egemenliği Türkiye'ye ait olan 156 adanın Türkçe isimlerini tek tek açıklayacaklarını ifade ediyor ve ekliyor: "Yunanistan, Türkiye'nin sabrını test etmesin. Hiç ummadığı zamanda balyozu kafasına yer…" (Yurt Gazetesi, 20 Aralık 2017)
Sonunda, Kılıçdaroğlu da patlatıyor en can alıcı, veciz cümlesini:
“2019’da iktidara gelip, o adaların hepsini alacağım!..”
* * *
Kemal bey tam da bu açıklamaları yaptığı sırada, MetroPoll Araştırma şirketinin kurucusu Özer Sencar, son anketlerini açıklıyor ve yeni kurulan İYİ Parti'nin “en fazla CHP'den oy alacağını” belirtiyor.
Sencar’ın anket sonuçları hakkındaki değerlendirmesine göre; "Ekim ve Kasım ayı araştırmalarına göre İYİ Parti’ye oy vereceğini söyleyenlerin yüzde 44'ü kendisini Milliyetçi, yüzde 26'sı Atatürkçü-Laik, yüzde 16'sı Muhafazakar-Dindar ve yüzde 9'u Solcu-Sosyal Demokrat olarak tanımlıyor. Bu sonuçlar İYİ Parti’nin daha çok CHP'nin rakibi olduğunu gösteriyor. Ekim ve Kasım ayı sonuçlarına göre İYİ Parti’ye yönelen oyların yüzde 33'ü CHP'den, yüzde 26'sı MHP'den, yüzde 18'i AK Parti’den ve yüzde 23'ü kararsız ve diğer partilerden geliyor. Bu sonuçlar İYİ Parti’nin asıl rakibinin AK Parti ve MHP değil, CHP olduğunu açıkça gösteriyor…”
***
SARAY’ın büyük bir sessizlikle ve ellerini ovuşturarak izlediği CHP’nin “adalar hamlesi”ninden sonra; anket sonuçları, bu gidişle 2019’da Kılıçdaroğlu’na “adaları alma” sinyali vermiyor!..
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.12.2019
3.02.2019
26.11.2019
4.01.2019
29.10.2019
8.07.2019
8.07.2019
3.06.2019
4.02.2019
28.01.2019