Yaşar YAKIŞ
Suudi Arabistan Veliaht Prens Hazretleri Muhammed bin Salman’ın son dönemde öne sürdüğü ve ses getiren reform istekleri büyük olasılıkla uzun süre manşetlerden inmeyecek.
Söz konusu reformlar arasında özellikle ülkeyi ılımlı İslam isteği büyük yankı yarattı.
Ayrıca kraliyet ailesinin bazı üyeleri ve toplumun önde gelen kesimleri tarafından elde edilen yasalara aykırı bazı kazançların geri alınması da isteniyor.
Son olarak ülkenin uluslararası ilişkilerini etkileyebilecek birtakım reformlar da bulunuyor. Bunların her birini detaylı olarak inceleyebilmek için birden fazla makale yazmak gerekir. Bu makalede sadece ülkeye getirmek istediği ılımlı İslam modeline odaklanacağım.
Veliaht Prens, zihnindeki ılımlı İslam'a dair tasavvurun ipuçlarını The New York Times yazarı Thomas L. Frieadman'a yaptığı açıklamalarda verdi.
Prens, 1979'da Kabe'nin aşırıcı isyancılar tarafından kuşatılmasının ardından Vahhabi din adamlarını, Suudi rejimin gerçek İslam'a bağlılığından hiçbir şeyin eksilmediğini göstermek için harekete geçirmesiyle birlikte İslam'ın raydan çıktığını söyledi.
Eğer hedefi sadece 1979 öncesi Suudi Arabistan’ına dönüş olsaydı, reformlar mütevazı olurdu. Kadınlar o zamanlarda da araç kullanamıyordu. Erkekler ve kadınlar haftanın aynı günlerinde hayvanat bahçesine gidemiyordu.
Müzik ve sinema yasaktı. Suudi Diyanet İşleri Başkanı Abdul Aziz bin Baz dünyanın düz olduğu konusunda ısrarlıydı. Güneş dünyanın etrafında dönüyordu ve bunları inkar eden herkes kafirdi.
Neyse ki Veliaht Prens sadece 1979 öncesi döneme dönmekten çok daha fazlasını vaat ediyor.
Ülkeye ılımlı İslam getirmek geçmişte de denenmişti. Bu denemelerin en cesuru Kral Faysal bin Abdul Aziz (1964-1975) tarafından yapıldı. Kral Faysal, Kral Abdul Aziz’in 48 erkek çocuğu arasındaki en önemli reformcuydu.
İslam’ın canlandırılması konusunda ısrarlıydı ve sözünü sakınmadı. Halka yaptığı konuşmalardan birinde: “Benim Müslüman Kardeşlerim! Milliyetçilik, ırkçılık ve politik konulardan uzak bir İslami devrim ve uyanış istiyoruz!” dedi.
Bununla da kalmadı. Modern ve laik reformlar uygulayarak 1965 yılında televizyonu Suudi Arabistan’a getirdi. Ancak kadın sesinin televizyon veya radyo kanallarında yayınlanmasına pek çok yıl daha izin verilmedi.
Türk asıllı karısı Kraliçe İffet, özellikle kızların eğitilmesi alanında kocasının hatırlanmaya değer çalışmalarına muazzam seviyede katkıda bulundu.
Reformcu Kral 1975 yılında suikaste kurban gitti ve sebebi halen belirsiz. Suikastin Prens Halit bin Halit’in Kral Faysal’ı protesto ederken polis tarafından öldürülmesine yanıt olması halen en kabul edilir açıklama.
Bu tarihsel geçmiş, ülkede ılımlı İslamı tekrar denemek için zamanlamanın yanlış olduğu anlamına gelmiyor. Ülke son 50 yılda çok büyük gelişme kaydetti. Batı üniversitelerinde eğitim gören öğrencilerin sayısı binlerle ölçülüyor.
Telekomünikasyon alanında yaşanan gelişim hayal gücünün ötesine geçti. Bu yüzden, bu zengin toplumu dünyaya açma girişimi desteklenmeli ve tebrik edilmelidir. Ancak engeller hala çok büyük. Suudi toplumunda halen İslamda herhangi bir gevşemeye şiddetli karşılık verecek çok büyük bir kitle var.
Veliaht Prens’in uygulamak istediği reformların diğer Arap ülkelerinden farkı aşağıdan yukarı doğru değil, yukarıdan aşağı bir girişim olması. Reformların bu özelliği eğer dikkatli biçimde uygulanırsa ve ele alınırsa önemli bir değer olabilir.
Birçok Suudi vatandaşı söz konusu girişimi zaten geç kalmış bir değişim olarak görüyor. Çok sayıda sebep yüzünden reformlara karşı çıkacak başkaları olma ihtimali de yüksek.
Hükümet tarafından uygulanan bazı ekonomik yaptırımlar bunlardan etkilenen çok kişiyi ve onların eline bakan çok sayıda bireyi mutsuz etmiş olmalı. Umuyorum ki, Suudi kültüründe dillere destan bir yeri olan sağduyu kavramı yeri geldiği zaman gerekli ince ayarları yapabilecektir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları


































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.04.2020
3.04.2020
29.03.2020
6.03.2020
28.02.2020
23.02.2020
16.02.2020
9.02.2020
26.01.2020
13.01.2020