Yusuf Kaplan
Piyer Loti Tepesi, İstanbul’un temâşâ edileceği en iyi yerdir. Tarihî Yarımada’dan Üsküdar’a, Haliç’in sırtlarından Kağıthane’ye ve Sütlüce’ye kadar İstanbul avucunuzun içindedir adeta Piyer Loti Tepesi’nde.
SÜLEYMANİYE BİR RUHTUR, SÜKÛT SÛRETİNDE KONUŞUR...
Süleymaniye bize ne söyler, bilen var mı; İstanbul’un sesini, seslenişini, serzenişini, ne dediğini duyan?
Oysa Süleymaniye bir ruhtur: Çileyle ve cehdle, aşkla ve şevkle silbaştan adım adım inşa edilen; umutla dikilen her bir ağaçla, ufuk çizgisinin işareti gibi yerleştirilen her bir taşla her karesine İslâm’ın diriltici nefesi nakşedilen; herkese, her inanca, her duyuşa kulak kesilen bir şehrin, bir Müslüman şehrin kanatlandırıcı, kucaklayıcı, sarıp sarmalayıcı ruhu.
Süleymaniye, bir medeniyet rüyasının çağlaya çağlaya nasıl kanatlandırıcı ulvî bir ırmağa dönüştüğünün, çağ kurucu yılmaz bir ruhun çağları aşarak, zamana-mekâna meydan okuyarak en güzel Müslüman şarkısını bestelediğinin göstergesi, hakikat medeniyeti şiirinin ete-kemiğe bürünüşü, terennümü, dile gelişidir.
Süleymaniye, Sinan’ın ibadetidir, yaptığı, insanlığa bıraktığı şeydir.
Konuşmadan konuşan şehirdir İstanbul.
Sükût sûretinde konuşan, sustukça konuşan, sustukça hakikate daha bir susayan, sustukça büyük biri diriliş ve varoluş şarkısı besteleyen...
Tevazu anıtıdır, Süleymaniye, özlü bir ifadeyle.
Taştan tevazu çıkarmak, tevazunun şiirini taşla yazmak bizim medeniyetimizin çocuklarının marifeti ve mahareti olabilirdi ancak.
İNGİLİZ FİLM YÖNETMENİ: “SÜLEYMANİYE’NİN ŞİİRİ, ÜÇ GECE UYUTMADI BENİ!”
Bu şehrin şiirini, dünyanın en görkemli, denizle ve denizde havanın ve suyun ve yerin ve göğün semâ ettiği bu büyük varoluş şarkısının terennümlerini bu şarkının bestecilerinin çocukları bizler duymuyoruz, göremiyoruz, hissetmiyoruz bile!
Ne kadar ürpertici, değil mi?
Ama bu muazzez tevazu şiirini başkaları, başka dünyaların insanları dinliyor, görebiliyor. Bu Süleymaniye’nin şiiri karşısında uykuları kaçabiliyor başka dünyaların çocuklarının...
Sally Potter, sözgelimi.
İngiliz film yönetmeni, Piyer Loti’den üç gece Süleymaniye’yi temâşâ eylemiş.
Çarpılmış!
Şöyle anlatıyor yaşadığı sarsıntıyı: “Üç gece Süleymaniye’yi seyre daldım. Süleymaniye’nin o muazzam şiiri üç gece uyutmadı beni.”
Türkiye’de sinemacı yok mu?
Süleymaniye’nin şiirini onlar neden göremezler, neden yaşayamazlar iliklerine kadar?
Sahi, bu ülkede kaç yönetmenin, sanatçının, ressamın hatta müzisyenin uykuları kaçmıştır Süleymaniye’nin o muazzam tevazu ve ilâhî aşk şiiri ve bestesi karşısında?
Bizim dediğimiz sanatçıların, kaçı, kaçta kaçı, Süleymaniye’nin şiirini duyabilecek, kendinden geçerek dinleyebilecek ve oradan bambaşka bir şarkı besteleyebilecek durumdadır?
Biz şehrin başına ne geldiğini bilmiyoruz; şehrin ne olduğunu bilmiyoruz; bizim ne olduğumuzu bilmiyoruz ki, şehrin ne olduğunu bilebilelim.
Şehir, insandır.
Şehir, insana konuşur, insanla konuşur.
İnsan varsa, şehri de vardır.
İSTANBUL KURTULURSA, TÜRKİYE DE KURTULUR!
Şehir harabeye dönüşmüşse, yok olmanın eşiğine sürüklenmişse, insan öldüğü içindir, çoktan sırra kadem bastığı için.
Şehrin bir suçu yok.
Suçlu insan.
Azman insan.
Kapitalizmin kölesi ruhsuz, fütursuz türedi tür!
İstanbul ruhuna kavuşmalı, bu katliamdan kurtulmalı.
İstanbul kurtulursa Türkiye kurtulur, Türkiye kurtulursa dünya kurtulur. Bunu aslâ unutmamalı.
İstanbul kendine gelirse, dünya kendine gelir İstanbul aşkıyla yanıp tutuşan, dört nala insanın önce kendini fethe çıkacağı günleri bekleyen akıncıların, alperenlerin, dervişlerin, öncü kuşakların diriltici ruh atılımlarıyla...
İsmail Hakkı Bursevî Hazretleri, Esmâü’l-Hüsnâ (Allah’ın Güzel İsimleri) üzerinden şehirleri okuyarak muazzam bir tarih felsefesi yapar. İstanbul, “el-Câmî’” (Toplayan, Toparlayan, Koruyup Kollayan) ism-i şerîfinin mazhargâhıdır, der.
İstanbul, ayağa kalkacak ve ayağa kaldıracak dünyayı yeniden taze bir ruhla -Allah’ın izni ve keremiyle...
SENİN İBADETİN NE, SEN NE YAPTIN?
Tanpınar, “Müslüman sanatçı, inşa etmiyordu, ibadet ediyordu,” demişti.
Ve “Süleymaniye, Sinan’ın ibadetidir” diye örneklemişti, kurduğu bu güzel cümleyi.
Hüdayi Vakfı’nın Fatih’teki Gazanferağa Medresesi’nde Medeniyet Okumaları dersleri yapıyoruz. Çok iyi yetişiyor arkadaşlar, şükür.
Gazanferağa’da, Arapça dersleri de veriliyor. Bir gün Suriyeli Arapça hocası yanıma geldi ve şöyle bir şey söyledi: “Yusuf Hocam, müslümanların güçlü olduğu bir zamanda yaşasak ne güzel olurdu, değil mi?” dedi.
“Hayır,” dedim. “Bak güzel kardeşim! Allah’ın bizi nasıl sevdiğini, bize ne büyük lütuflar ikram ettiğini görmüyor musunuz? Biz, ibadetimizi yerine getireceğiz. Biz, kuracağız, her şeyi yeniden inşa edeceğiz. Bundan büyük lütuf olur mu?”
Adamcağız, “eyvah, ne yaptım ben, Allah affetsin beni” dedi, gitti.
Ey Hakikat yolcusu!
Her dem taze bir ruhla şu soruyu sor kendine: Süleymaniye, Sinan’ın ibadeti. Senin ibadetin ne, peki? İstanbul’u ayağa kaldıracak, Türkiye’yi toparlayacak, Türkiye’nin mazlumları toparlayıp ayağa kaldırmasını sağlayacak cehdin, gayretin, ibadetin ne?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2021
4.06.2021
31.05.2021
28.05.2021
14.08.2020
7.08.2020
20.07.2020
17.07.2020
26.06.2020
14.06.2020