Celal DENİZ
1 Kasım seçim sonuçlarında şiddet ve istikrar korkusunun etkili olduğu toplumun büyük çoğunluğunda ortak bir görüş diyebiliriz.
Toplumda istikrar ihtiyacı algısı ile korku yaratan AKP, tek başına iktidar olan çoğunluğuyla, seçim sonrası ortaya atılan başkanlık sistemi tartışması arasında ki bağlantı rast gele değildir. Başkanlık sistemi tartışması yeniden bilinçlice ortaya atılmıştır.
AKP'nin 17-25 Aralık operasyonuna gösterdiği tepki ve sonrasında cemaatle başlayan ama bütün farklı sermaye kesimlerine ve medyaya karşı sindirmeye yönelik baskılar başkanlık sistemine giden ''gücü tahkim'' etme girişimleridir.
Kapitalizm korkuya dayalı bir toplumsal sistemdir.
AKP kapitalizmin korku egemenliğini kendi iktidarının devamı için en iyi uygulayan aktörlerden birisidir. AKP devletleşmiştir. Devletin bütün hegemonya araçlarını iktidarını sürdürecek birer mekanizma haline getirmeyi başarmaktadır.
Cumhurbaşkanın yaptığı konuşmalarda ''bunların inlerine ineceğiz'' tarzı tehdit daha ilk günden sonuç vermiş, cemaatle ilişkili birçok şirket, sermaye gurubu AKP'ye biat etmek için kuyruğa girmişlerdir. Şirketlerinden birer temsilcilerini AKP parti örgütlerinde görevlendirmişlerdir.
Son olarak Boydak Holding YK Başkan Vekili Mustafa Boydak,'' Devlet mekanizması dışında herhangi bir farklı yapılanma içinde görünmeyi kabul etmemiz mümkün değildir'' diye bilmiştir.
Koza İpek gurubunun başına gelenler gösteriyor ki AKP hegemonyasını gerçekleştirmek için devletin bütün olanaklarını baskı olarak kullanmaktadır. Mali incelemeler her şirketin tepesinde bir Domoklesin kılıcı olarak durmaktadır.
Kapitalist toplumda korkunun nedenlerinden birisi rekabet kaygısıdır. Psikolojik olarak konum, kariyer, pazar, güç saygınlık kaybı gibi kaygılar korkuya kaynaklık ediyor. Devlet bu kaygılarla oluşan korku üzerinden hegemonyasını istediği gibi gerçekleştirmektedir.
Son olarak 1 Kasım seçimlerinde de AKP İstikrar korkusu yaratarak insanlarda ''kendinden bir vazgeçiş'' hali ortaya çıkarmıştır. 5 ayda değişen bir seçmen davranışını psikolojik olarak başka şekilde izah etmek mümkün değildir.
Temsili demokrasiler devletin otoriter yüzünü halkın büyük çoğunluğundan gizlemektedir.4 yılda bir eline geçen fırsat ise manipülasyonlarla etkisizleştirilebilmektedir. Topluma vaad edilen reformlar, çözüm süreci, ekonomik istikrar bu manipülasyonlarda birer araç olarak kullanılmaktadır.
İktidar hegemonyasını gerçekleştirirken pragmatist davranışlar sergiliyor. Bu topluma doğrudan yansıyor. Toplum bir tür havuç sopa ilişkisi üzerinden etik değerlerden uzaklaşıyor. Toplumun dini anlayışı ile yaşayış değerleri arasında çelişki büyüyor. Toplum kendi değerlerine yabancılaşıyor. AKP son yıllarda bu yabancılaşmanın önemli bir aktörü olarak iktidarını sürdürüyor.
Toplumsal değerlerin aşındığı bir süreçte güce tapınma, güçlü olanın yanında olma, kendi öz gücüne yabancılaşma doğal olarak normalleşiyor.
Muhalefetin görevi bu normalleşen toplumsal algıyı tersine çevirmek olmalıdır. Ne ki belirli kesimlerde kanaat önderliği yapanlarda bir umutsuzluk hali yaşanmaktadır. Kimisi ülkeyi terk ediyor, kimisi televizyon programcılığını kimisi de yazarlığı bırakıyor. Aslında bu tutumlar dayatılan hegemonyaya bir başka şekilde boyun eğmektir.
İktidar hegemonyasını sürdürmek için korkuyu dayatıyorsa, o hegemonyaya karşıda bir karşı hegemonya oluşturmak gereklidir. Bugün Kürt illerinde -zamanlaması ve biçimi tartışılsa da- ilan edilen özyönetim ilanlarına bu pencereden bakmak onu daha iyi anlamamızı sağlar.
Yazarlar
-
Ahmet TAŞGETİRENTaha Akyol’dan Albert Camus’ye… 22.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUTrump İran’ı vurdu mu, vuracak mı? 22.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolBağımsız yargı Trump’a dur dedi 22.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanTürkiye’nin Ak Partili aydınları ve yargıçları Amerikan Yüksek Mahkemesi kararını okur mu? 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİGeçinemeyen milletin geçinemeyen siyasetçiye bakışı 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENAnadili, kimin dili! 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraUmut Hakkı 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUBirlikte mi, ayrı ayrı mı: Bütün mesele bu… 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezLaiklik 100 yaşında: Elbette birlikte savunmalıyız 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNBaşkanın tüm tarafları 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURKemal’in masumiyet karinesi… 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNTop Artık Meclis ve İktidarda 20.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENEve Dönüş 20.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçKomisyon raporu önemli bir şeyler söylüyor mu? 20.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciZenginleşmenin getirdiği fakirlik 19.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.04.2019
14.12.2017
30.11.2017
13.09.2017
5.02.2017
28.04.2017
19.04.2017
1.02.2017
24.03.2017