Celal DENİZ
HDP Eş Genel başkanı Selahattin Demirtaş'ın aracının kurşun geçirmez arka camına, hem de kafa hizasında bir kurşun izi görülmüş. Demirtaş'ın da içinde olduğu araca muhtemelen susturucu takılı bir suikast silahından ateş edilmiş. Hedef Demirtaş'ı fiziken ortadan kaldırmak ya da HDP'ye gönül vermiş kesimlere üst perdeden bir gözdağı verilmek istenmiş.
1 Kasım seçimlerinde AKP istediği tek başına iktidara sahip oldu. Hatta öncekinden çok vekil sayısına kavuştu. Peki buna rağmen şiddeti yoğunlaştırması ve HDP ye dönük üst düzey bir saldırı planının ortaya konulmasının amacı nedir? Neden Demirtaş?
Demirtaş'a bu saldırı ile akla 1990'lı yılların faili meçhul cinayetlerinin siyasi sorumluları Ağar'ların neden AKP'ye destek verdiklerini getiriyor? Sedat Peker'in miting düzenleyerek Erdoğan'ı sahiplenmesi akla geliyor. Silvan'da duvarlara yazılan yazılar devletin içinde hala nasıl bir çekirdeğin olduğunu akla getiriyor. Erdoğan'ın Ergenekoncularla uzlaşmasını akla getiriyor.
Demirtaşa'a yapılan bu suikast girişimi devletin Kürt Sorununu demokratik yollarla çözmeyeceğinin göstergesidir.
Neden Demirtaş sorusunun cevabında HDP'nin barajı geçerek Erdoğan'ın başkanlık hayallerine darbe vurması önemli yer tutuyor. AKP'nin 1 kasım seçimlerinde HDP'yi baraj altına bırakamamış olması, AKP'de HDP'nin daha da yıpratılması çabasının devam edeceğini gösteriyor. Çünkü Demirtaş HDP'ye oy veren seçmen açısından güven duyulan bir figürdür. Legal siyasette Kürt siyasal hareketi ilk kez Demirtaş ile sıçrama yapmıştır. Demirtaş'ın kıvrak zekası, mizahi yaklaşımı ve sade dili mevcut siyaset sahnesinde ki liderlerden farklıdır. Bu fark HDP'yi baraj aşıran ve HDP ye katı duran seçmen kesimlerinin önyargılarını yıkan bir faktör durumundadır.
Demirtaş barışın dilini konuşan bunda ısrar eden bir siyasetçidir. Demirtaş'ın ve HDP'nin barış siyasetinde ısrarı, AKP'nin savaş konseptinin deşifre edilmesini sağlıyor. Daha önce Demirtaş'ın evinin kapısına kadar giden ama başarısız olan suikast girişimi, bu sefer aracına ateş edilerek sürdürülmesi, AKP'nin savaş konseptinin sürdürülebilir olmasında Demirtaş faktörünün nasıl bir engel oluşturduğunu gösteriyor.
Ama o savaş konseptini planlayan devlet aklının hesap edemediği şudur. Demirtaş'ın fiziken ortadan kaldırılması bu ülkede barışın ve bir arada yaşama zeminin tamamen ortadan kaldırılmasının nedeni olur.
Ahmet Türk'ün geçmişte vurguladığı bir şeyi hatırlamak gerekir. Bugün barış için müzakere edilecek son kuşak bizleriz demişti Ahmet Türk devlete seslenerek. Ki Ahmet Türk'ün bu sözü bugün hendeklerle şehir savaşı sürdürmek isteyen gençlerin varlığını düşünürsek haklı çıkıyor.
O nedenle devlete yön veren aklın bu savaş konseptinden vaz geçmesi gerekir. HDP'ye ve HDP'li siyasetçilere dönük saldırılar Kürtler arasında duygusal kopştan fiili kopuşa dönüşmüştür. Devlet, AKP, Erdoğan bu gerçeği göremeyecek kadar kör bir politika yürüterek ülkenin geleceğini yok ettiklerinin farkına varamazlarsa Ortadoğu'da ki fiili durumlar yaratan Kürtler burada da yeni bir zemine kavuşacaklar. Bu zemini yaratan da AKP'nin savaş konsepti olacaktır. Böyle biline.
Yazarlar
-
Taha AkyolBağımsız yargı Trump’a dur dedi 22.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTaha Akyol’dan Albert Camus’ye… 22.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUTrump İran’ı vurdu mu, vuracak mı? 22.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraUmut Hakkı 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNBaşkanın tüm tarafları 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanTürkiye’nin Ak Partili aydınları ve yargıçları Amerikan Yüksek Mahkemesi kararını okur mu? 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURKemal’in masumiyet karinesi… 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUBirlikte mi, ayrı ayrı mı: Bütün mesele bu… 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENAnadili, kimin dili! 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezLaiklik 100 yaşında: Elbette birlikte savunmalıyız 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİGeçinemeyen milletin geçinemeyen siyasetçiye bakışı 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNTop Artık Meclis ve İktidarda 20.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçKomisyon raporu önemli bir şeyler söylüyor mu? 20.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENEve Dönüş 20.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciZenginleşmenin getirdiği fakirlik 19.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları

































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.04.2019
14.12.2017
30.11.2017
13.09.2017
5.02.2017
28.04.2017
19.04.2017
1.02.2017
24.03.2017