Celal DENİZ
Atatürk Hava alanında IŞİD tarafından gerçekleştirilen patlama ülkenin gündemini değiştirmeye aday görünüyor. Bu vahim saldırıyı kınamak hatta sert tepki vermek gereklidir. Ancak Türkiye'nin dış politikası açısından önemli sayılan İsrail ile anlaşma ve Rusya'dan düşürülen uçak nedeniyle özür dilenmesi oldukça önemlidir. Ve üzerinde konuşulması gereklidir. Bu anlamda terörün bu gündemi unutturmasına izin verilmemelidir.
Türkiye İsrail ile son üç yıldır yaptığı görüşmelerde sona geldi ve hem İsrail'den hem de Türkiye'den aynı anda açıklamalar geldi. Karşılıklı aynı anda yapılan anlaşmalar aynı içerikte olmasa da Türkiye kamuoyuna bir zafer edasında sunulmaya çalışıldı bu antlaşma.
Bilindiği üzere 31 Mayıs 2010 tarihinde Mavi Marmara gemisi İnsani Yardım Vakfının organizasyonunda Gazze'ye yardım götürüyordu. Uluslararası sularda İsrail'li askerler gemiye çıkarak bazı insanların ölümüne sebep olacak bir saldırı gerçekleştirmiş, geminin Gazze'ye gidişi durdurulmuştu. Peki İsrail neden bu geminin Gazze'ye girişine engel olmuştu? İsrail gemide ki yardım malzemelerinin Aşdod limanında kontrolünden sonra Gazze'ye sevkine izin verileceğini söylemesine rağmen İYH İsrail'in bu kontrol talebini ret etmişti. İsrail'de Gazze ablukasını kırmaya dönük bu girişime silahlı saldırı ile dur demişti.
Cumhurbaşkanı o dönemde iç kamuoyunu tahkime dönük ''eyyy'' diye başlayan diplomatik olmayan dille yaptığı konuşmada ''“Eski Türkiye geride kaldı. Boynunu büken, gündemi belirlenen, özür dileyen Türkiye artık geride kaldı.” diyordu. Van Munit diye 2009 da başlayan süreç Mavi Marmara olayıyla İsrail ile siyasi gerginliklerin iyice artmasını sağladı. AKP bu süreci iç kamuoyunun tahkim edilmesinde kullandı. Güçlü Türkiye Güçlü lider algısı güçlendirilmeye çalışıldı. Ancak ekonomik ilişkiler, askeri işbirlikleri bu siyasal gerginliklerden pek etkilenmedi.
Suriye'de ki iç çatışmalarda taraf olan Türkiye, kendi çözüm sürecini de yok eden yeni bir politikayı devreye koydu. Bu politika Rusya ile gerginliği, Mısır ile ilişkilerin darbelenmesini ve dış politikada sıfır sorundan sıfır komşu sürecini getirdi.
Yalnızlaşan Türkiye bunun hem siyasi hem ekonomik faturalarını ödedi ve ödemeye hala devam ediyor. İşte bu süreçte Kasımpaşalı edasıyla iç siyasette güçlü lider algısını yerleştirmeye çalışan Erdoğan ve emanetçi başbakan birden bire İsrail ile bir anlaşmayı müjdeledi. Rusya'dan uçak düşürme nedeni ile ''af'' dilendi.
İsrail ile antlaşma Türkiye'ye ne getiriyor? Havuz medyasına göre ''herkes memnun''. Gerçekten öyle mi? Türkiye bu antlaşma ile ne kazandı ne kaybetti?
Öncelikle söylemek gerekir ki her antlaşma çatışmadan gerginlikten daha değerlidir. Ancak Türkiye bu antlaşma ile İsrail'in en başta Gazze'ye ablukasını resmen tanımış oldu.
Antlaşma her şekilde İsrail'in istediklerinin kabulü ile sonuçlanmış. Mesela Mavi Marmara'nın amacı neydi? Gazze'deki ablukayı delmek
İsrail ne önermişti o zaman? İsrail, Mavi Marmara’ya taşıdığı yardım malzemelerini Aşdod’a indirmesi ve izin verilecek malzemelerin Gazze’ye aktarılmasını teklif etmişti
Türkiye ne yapmıştı? Bu teklifi ret etmişti. İsrail'de saldırmıştı.
Şimdi ne olacak yine yapılacak insani yardımlar Aşdod'a inecek. İsrail'in izin verdiği malzemeler Gazze'ye ulaştırılacak. Bu antlaşma maddesine göre yardımlar Asdod limanına inecekse abluka devam edecek ve Türkiye İsrail'in resmen ablukasını kabullenmiş olacak.
Türkiye İsrail'in Mavi Marmara saldırısı için tazminat ödemesini istemişti. İsrail bir vakıfa ya da insani yardım fonuna para transfer edecek. Bu paralar ölenlerin ailelerine verilecek. Burada da İsrail tazminat yerine insani yardım modunda bir para ödemesi gerçekleştiriliyor. Çünkü Tazminat olsa saldırıda İsrail'in haksızlığı kabullenilmiş olacak.
İsrail ile Türkiye NATO ve BM gibi uluslararası platformlarda birbirinin çıkarına zarar verecek ilişkilerden geri duracak. Bu antlaşma ile Türkiye Filistin'in taleplerine destek veremeyecek.
Diğer antlaşma maddeleri de incelendiğinde ekonomik olarak İsrail'in lehine gerçekleşecek maddelerdir. İsrail Doğalgazının geçişi gibi.
Dün İsrail karşıtlığını iç siyasette pazarlayanlar şimdi İsrail ile antlaşmayı bir başarı gibi pazarlamaya başladılar. Hatta havuz medyası dünkü manşetlerini unutmuşçasına antlaşmayı allayıp pullayıp sunmaya çalışıyor. Omurgasızlığın örneklerini sergiliyorlar.
İç siyasette yapılan hot zot seslenişlerle bir süreliğine siyaset yapılabilir. Ancak dış politika Kasımpaşalı efelenmelerini kabul etmez. Nitekim Rusya'ya, İsrail ve ABD ye üst perdeden konuşan bir dil, uzun sürmeden yeniden diyalog kanalları aramak durumunda kaldı. Bundan bir başka şekilde ders çıkarmak mümkündür. O da bugün son teröristte kalmayıncaya kadar savaş sözleri de bir gün miadını dolduracaktır. Terörist dediğin İsrail ile nasıl anlaşıldıysa yarın Terörist dediğin PKK ile de anlaşmak mümkündür.
Yazarlar
-
Ahmet TAŞGETİRENTaha Akyol’dan Albert Camus’ye… 22.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUTrump İran’ı vurdu mu, vuracak mı? 22.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolBağımsız yargı Trump’a dur dedi 22.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanTürkiye’nin Ak Partili aydınları ve yargıçları Amerikan Yüksek Mahkemesi kararını okur mu? 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİGeçinemeyen milletin geçinemeyen siyasetçiye bakışı 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENAnadili, kimin dili! 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraUmut Hakkı 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUBirlikte mi, ayrı ayrı mı: Bütün mesele bu… 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezLaiklik 100 yaşında: Elbette birlikte savunmalıyız 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNBaşkanın tüm tarafları 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURKemal’in masumiyet karinesi… 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNTop Artık Meclis ve İktidarda 20.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENEve Dönüş 20.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçKomisyon raporu önemli bir şeyler söylüyor mu? 20.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciZenginleşmenin getirdiği fakirlik 19.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.04.2019
14.12.2017
30.11.2017
13.09.2017
5.02.2017
28.04.2017
19.04.2017
1.02.2017
24.03.2017