Celal DENİZ
Topluma giydirilmek istenen deli gömleğini referandum yoluyla topluma dayattılar. Bu gömlek buna rağmen toplumda bir dirençle karşılaştığı için de yalanlara ve devletin imkanlarına ve de OHAL yasaklarına başvurdular.
Muhalefete televizyonlarda eşit yer vermesini sağlayan bir imkanı, 687 sayılı KHK ile Hükümet, özel TV ve radyoları, seçim dönemlerinde Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) denetiminin dışına çıkardı. Bu değişiklikle, özel radyo ve televizyonların propaganda döneminde; “Seçime katılan bütün siyasal partilere dengeli ve adil yayıncılık ilkeleri çerçevesinde yer vermesi” hükmü kaldırılmış oldu.
Ve bunun sonucunda Erdoğan ve AKP televizyonlarda 500 saat yayına çıkarken HDP neredeyse yokmuş gibi davranıldı. Bu durum akla ''taşları bağlamışlar itleri salmışlar'' sözünü getirdi. Yani ülkede referandum sürecinde medya açısından tek kale maç yapılmaktadır.
Bu yetmezmiş gibi kendi dayattıkları referandumda yalanlara başvurmak zorunda kalıyorlar. Mesela Hayır demenin günah olduğu fetvasını vermeye başladılar. İnsana sormazlar mı Evet ya da Hayır seçeneğini topluma dayatan kim? İki seçenekten birisini seçmek neden günah olsun ki?
Teklifin içeriğine dair gelen eleştirilere karşı cumhurbaşkanı bizzat bir de muhalefeti yalancılıkla suçlayarak mesela meclisi fesih yetkisi yok diyor. Bunu bir kaç konuşmasında tekrar ediyor.
Karayı beyaz gibi sunma mahareti bilinir Erdoğan'ın. O konuda hatipliği tartışılmaz. Ancak aklımızla alay edecek kerteye düşmesi kabul edilemez. Bu konuda birçok anayasa hukukçusu yazıp söyledi. Sunulan teklifte meclisin fesih edilmesi kelimesi yok ancak, meclisin yenilenmesi ve seçimlere gidilmesi fesih ile aynı anlama gelmektedir. Kara ile Siyah, beyaz ile ak kelimeleri içerik açısından eş anlamlıdır. Daha ötesi bu madde cumhurbaşkanına keyfiyet vermektedir. Bu keyfiyeti gizlemek için polemiklere başvuruyor, kendi yalanlarını muhalefeti yalancılıkla suçlayarak gizlemek istemektedirler. Nasıl olsa en iyi savunma saldırıdır.
Kuvvetler ayrılığını sanki yürütmenin önüne engelmiş gibi koyarak hızlı karar alarak ülkeyi büyüteceklerini söylüyorlar. Oysa atalarımız ''kırk ölç bir kes'' deyimini çok kullanmışlar. 15 yıllık AKP iktidarında tezkere oylaması hariç hangi yasa geçmedi ve ret edildi? Cumhurbaşkanı anayasayı çiğneyerek ve meclis çoğunluğuna dayanarak ne istedi de yapamadı? Peki buna rağmen bu teklifi sunmanın nedeni nedir? Bu soruyu sadece hamasi söylemlerle geçiştiremezsiniz.
Referandum sürecinde HAYIR çalışması yapmak isteyenler öncelikle karşılarında OHAL yasaklarını buluyor. Son 2 aylık süre de 150'ye yakın saldırı, engelleme, taciz vakası yaşandı Hayır kampanyası yapmak isteyenlere.
Kürt illerinde milletvekilleri, belediye başkanları ve parti yöneticileri tutuklanmış HDP kampanya yapamaz duruma düşürülmüştür. Şırnak'ta Kürtçe seçim müziği yasaklanmıştır. Öyle ki kampanya yapan HDP aracı bile alıkonulabilmiştir. Ancak buna rağmen Osman Baydemir'in Şırnak, Cizre gezilerinde gençlerin, kadınların ve yaşlı insanların ilgisi ve konuşmaları şunu göstermiştir ki aylardır suskun olan Kürt halkı 16 Nisanı beklemektedir. İçişleri bakanı Soylu'nun bitirdik bahara bir şey kalmaz dedikleri Kürt siyasal hareketi halkla yürek bağına Newroz ile birlikte bir düğüm daha atmıştır. Yasaklar, baskılar, yaşam alanlarını kuşatmalar geri tepmektedir.
Yalandan bina kurulamaz. Referandum sürecinde iktidarın tek silahı yalanlardır. Hitlerin sağ kolu Goebbels'in ''yalan söyleyin olmadı daha büyük yalanlar söyleyin'' tezi iktidarın tek sarıldığı bir yöntemdir. Ancak yalancının mumu bu ülkede 16 Nisana kadar yanacaktır. 17 Nisan sabahı o yalancıların mumunun nasıl söndüğüne hep birlikte tanık olacağız.
Yeter ki seçmeni sandıklara taşıyalım ve sandıkları koruyalım. Hayır sonucu muhalefetin gücünün de açığa çıkmasını ve toplumun öz güvene kavuşmasını sağlayacaktır.
Yazarlar
-
Taha AkyolBağımsız yargı Trump’a dur dedi 22.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTaha Akyol’dan Albert Camus’ye… 22.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUTrump İran’ı vurdu mu, vuracak mı? 22.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraUmut Hakkı 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNBaşkanın tüm tarafları 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanTürkiye’nin Ak Partili aydınları ve yargıçları Amerikan Yüksek Mahkemesi kararını okur mu? 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURKemal’in masumiyet karinesi… 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUBirlikte mi, ayrı ayrı mı: Bütün mesele bu… 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENAnadili, kimin dili! 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezLaiklik 100 yaşında: Elbette birlikte savunmalıyız 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİGeçinemeyen milletin geçinemeyen siyasetçiye bakışı 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNTop Artık Meclis ve İktidarda 20.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçKomisyon raporu önemli bir şeyler söylüyor mu? 20.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENEve Dönüş 20.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciZenginleşmenin getirdiği fakirlik 19.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları

































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.04.2019
14.12.2017
30.11.2017
13.09.2017
5.02.2017
28.04.2017
19.04.2017
1.02.2017
24.03.2017