Celal DENİZ
Sosyal medyada günlerdir elleri arkadan bağlanmış, çırılçıplak bedenleri ile yere yatırılmış ”zanlıların” onlarca insanın bakışları arasında fotoğrafları çekilmiş ve servis edilmiş görüntüleri ile karşılaşıyoruz.
Bu insanlar suçlu mu? Suçluysa yargılama safhası yok mu? Elleri kelepçelenmiş insanlar neden çırılçıplak halde teşhir edildiler? Beklenen neydi?
Çıplak bedenin teşhiri bu ülkede ne ilktir ne de son olacak gibi. Daha 12 Eylül zindanlarında hem erkek hem de kadın bedenlerimizde çıplaklık bir işkenceye dönüştürülmüştü. Yakın zamanda Varto’da öldürülen Ekin Wan’ın çıplak bedeni teşhir edilmişti sokakta. Cizre de yine öldürülen bir kadın gerillanın göğüsleri bıçaklanmış çıplak vaziyette sokağa atılmıştı.
Son olarak ta henüz ne kimlikleri ne de suçları belli olmayan insanlar Muğla’da yakalanıp karakola götürülmek yerine çırılçıplak soyularak elleri arkadan bağlanıp teşhir edilmişti sokak ortasında.
İşkenceye sıfır tolerans söylemi ile iktidarını 15 yıldır sürdüren AKP iktidarında bu durum açık bir işkencedir. Uluslararası hukukta işkence ve kötü muamele açıkça yasaklanmıştır. İşkencenin yasaklandığı temel metinlerin başında İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi gelmektedir. Bildirge’nin 5. maddesinde hiç kimseye işkence yapılamayacağı, zalimce, insanlık dışı veya onur kırıcı davranışlarda bulunulamayacağı ve ceza verilemeyeceği ifade edilmiştir.
Bu anlamda kamu görevlilerinin bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, yol açacak davranışlar işkencedir. Bugün AKP hükümeti insana karşı suç işlemektedir. Oysa İşkence yasağına uluslararası mevzuatta istisnasız olarak yer verilmiştir. Bu anlamda hiçbir hal ve durumda, hiç kimseye işkence yapılamaz.
Yapılan işkencenin pornografik bir içerik taşıması meselenin daha derinde olduğunu göstermektedir. İçinde cinsellik barındıran pornografik ve psikolojik bir işkence türüdür çıplak olarak gözaltı uygulaması.
Bu toplum daha çocukluktan kendi bedenine karşı yabancılaştırılmış, bedeninden utandırılmış, bir yandan bedenini saklarken öte yandan ”erkeklik” duygusu kışkırtılmıştır. 12 Eylül işkencecileri bedeninden utanan insanların bu ”zaafını” fırsata çevirmiş işkence mağduru üzerinde ”gücünü” tahkim etmiştir.
Devletin zihin kodları erildir. Eril zihniyet hiyeraşik bir gücü tahkim etmek ister. Gerek işkencelerde, gerek cezaevlerinde çıplak arama uygulamalarında, gerekse son bu çıplak bedenin teşhir edilerek gözaltı uygulamasında devlet insan bedeni üzerinde tahakküm kurmak istemektedir.
Çıplak bedenler üzerinden, çocukluktan itibaren İçinde yaşadığımız toplumda aile, din, eğitim sistemi ve medya aracılığıyla çıplak bedenimizden oluşturulan utanma duygusu bir zaafa dönüştürülmek istenmektedir. Çıplak bedenlerimizi öz benliğimizden, kimliğimizden ve direngenliğimizden arındırmak için bu yöntemlere başvuruyorlar. Faşizm sadece toplumsal yaşamımıza tahakküm kurmakla yetinmiyor esir aldığı bedenlerimizi de ”çıplak” bırakarak bir şekilde gücünü tahkim etmeye çalışıyor.
Oysa o çıplak bedenlere hem kibirli bir güç histerisi hem de pornografik bir haz ile bakanlar şunu bilsin ki, esir düşen bedenlerin sizlere vereceği bir haz yoktur. O çıplak bedenler tahrik unsuru olmaktan öte, faşizminize, hukuksuzluğunuza bir tür sessiz çığlıktır.
Biz çıplak bedenimizden utanmadık utanmayacağız. Utanılacak olan sizin esir düşmüş bir bedende sapık duygularınızı tatmin isteğinizin dışavurumudur. Çıplak bedeni ile barışık yaşamak tabuları yıkmak için bir etkendir. Bu etken aynı zamanda sizin eril iktidarınızın da yıkılması için bir neden olacaktır.
Yazarlar
-
Ahmet TAŞGETİRENTaha Akyol’dan Albert Camus’ye… 22.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUTrump İran’ı vurdu mu, vuracak mı? 22.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolBağımsız yargı Trump’a dur dedi 22.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanTürkiye’nin Ak Partili aydınları ve yargıçları Amerikan Yüksek Mahkemesi kararını okur mu? 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİGeçinemeyen milletin geçinemeyen siyasetçiye bakışı 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENAnadili, kimin dili! 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraUmut Hakkı 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUBirlikte mi, ayrı ayrı mı: Bütün mesele bu… 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezLaiklik 100 yaşında: Elbette birlikte savunmalıyız 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNBaşkanın tüm tarafları 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURKemal’in masumiyet karinesi… 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNTop Artık Meclis ve İktidarda 20.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENEve Dönüş 20.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçKomisyon raporu önemli bir şeyler söylüyor mu? 20.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciZenginleşmenin getirdiği fakirlik 19.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.04.2019
14.12.2017
30.11.2017
13.09.2017
5.02.2017
28.04.2017
19.04.2017
1.02.2017
24.03.2017