Mücahit BİLİCİ
Amerika’da ne zaman bir şiddet eylemi vuku bulsa, Amerikalı Müslümanlar için güneş tutulması gibi bir durum ortaya çıkar.Hemen dua etmeye başlarlar. Bu, öyle uzun bir ibadet zamanı değildir. Dualar samimidir, zira ihtiyaç anıdır. Tipik olarak şöyle derler: “Ya Rabb, inshallah olaya sebep olan şüpheli şahıslar Müslüman çıkmaz.” Yok, öyle ‘Müslümandan terörist olmaz’ hamasetine prim vermezler. Bilakis ‘Müslüman’dan da terörist olur, herkesten olduğu gibi’ derler, demek isterler. Fakat onları taciz için bekleyenler teröristlerin sadece Müslüman olduğunu söyler, söyletmek isterler. Terörist, Müslüman çıkınca ayrımcılıkta ve magandalıkta adına “backlash” denilen bir tür sel felaketi yaşanır, Müslümanların hayatı zorlaşır.
En son San Bernardino’da bir silahlı saldırı yaşandı. Yasal yollarla edinilmiş ağır silahlarla bir işyerini basan iki kişi 14 kişiyi katledip 21 kişiyi yaraladı. Amerika’da sadece bu yıl içinde vuku bulmuş 355 silahlı saldırı olayı var. Son dönemde mesela 2012’de 20 çocuk ve 6 öğretmenin öldürüldüğü Sandy Hook ilkokulu baskını oldu. Bir taraftan Amerika’nın silahlarla yaşama kültürü açısından olağan bir olay. Öbür taraftan çok sayıda ölüme yolaçmış taze bir yara.
San Bernardino’da saldırının olduğu ama kimler tarafından ve niçin yapıldığının henüz bilinmediği “tutulma” saatleri çok enteresan zamanlardır. Adına “standoff” denilen ve bir hadiseyi anlamak için sahip çıkılacak ihtimallerin birbirleriyle yenişemediği bir belirsizlik zamanı var. Yani yaşanmışlığın kendini akla henüz teslim etmediği, zihinlerin nüfuz edemediği (başka tabirle Hegel’in baykuşunun henüz olay yeri incelemesi için konamadığı) o tazelik anında zihinler tetikte ve kaderin kollarında çaresizlik içinde beklemededir. Herkes kendi siyasi ve ideolojik perspektifinin aynasına yansıdığı kadarıyla bir tahmin ve beklenti içindedir. Müslümanlar, saldırganlar Müslüman çıkmasın diye dua ederken, İslamofobi ve terör üzerinden nemalanan kesimler ise saldırganların Müslüman çıkması için adeta dua ederler.
Saldırının Tashfeen Malik isimli Müslüman kadın ile kocası Syed Rizvan Farook tarafından işlendiği ortaya çıkınca iki ihtimal üzerinde duruldu: İşyerindeki arkadaşlarına öfkelenmiş bir dengesiz vatandaşın karısıyla birlikte işlediği talihsiz bir dahili şiddet eylemi mi, yoksa Müslüman kimlikle bağlantılı ideolojik saiklerle işlenmiş uluslararası bir ‘terör’ eylemi mi?
Birinci ihtimalin doğru çıkması için dua edenler sadece Müslümanlar değildi. Demokratlar iç siyasette istismar edileceğini ve İslam ile terörü özdeşleştiren söylemin hak ve özgürlükler noktasındaki yıkıcı etkisini bildikleri için olayın Müslümanların üstüne yıkılmamasını sağlayacak hassas bir dil kullandılar. Obama’nın bu konuda duyarlı davrandığı erken açıklamalarından belli oldu. Cumhuriyetçi aday adaylarının ise ‘teröre karşı hamaset’ stratejisi gereğince vatan-millet-Amerika nutukları çektiğini gördük.
Soruşturmalar teröristlerin Müslüman kimliğini ve İŞİD bağlantısını önplana çıkarmaya başlayınca Cumhuriyetçiler fırsatçı talana başladılar. Parayla siyaset yapan ve kendi partisinin anaakım kesimi tarafından bir süre sonra kenara itilmesi beklenen Donald Trump veya sağcı hamaset borozanlarından Ted Cruz gibi aday adayları harareti yükseltmeye devam ediyorlar. (Cumhuriyetçi Parti, Amerika’nın sağcı, milliyetçi-mukaddesatçı partisidir. Her yerde bu partiler hak/adalet yerine vatan-millet galeyancılığı yapar). Demokrasiler hassas rejimler, vesselam.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları


































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.01.2026
20.01.2026
23.12.2025
7.12.2025
13.11.2025
12.11.2025
31.10.2025
20.10.2025
6.10.2025
28.09.2025