Roni MARGULIES
Önce Selahattin Demirtaş, sonra Zübeyir Aydar, geçen gün de Gültan Kışanak, “sosyalistler”,“dost çevreler” dedikleri bir kesime laf anlatmaya çalıştı.
Biraz sitemkâr, biraz üzüntülü bir ses tonuyla bir şeyler izah etmeye çalıştılar. “Bizi anlamıyorlar”diyerek, adeta özür diler gibi, hata yapmadıklarını, yaptıklarının doğru olduğunu savundular.
Garip değil mi?
Ulusal bir hareket 35 yıllık bir mücadele sonucunda tüm taleplerini kazanmanın eşiğine gelmiş, bunu yaparken sadece kendisi açısından değil toplumun bütünü açısından inanılmaz gelişmeler olmasını sağlamış. Seksen yıl boyunca varlığını bile inkâr eden bir devlet karşısında, sadece varlığını değil tüm haklarını kabul ettirmiş.
Ve bu hareket, tüm bu gelişmeler karşısında sonsuz bir sevinç duyması gereken bir kesime, özür dilermiş gibi, neyi niye yaptığını anlatmaya çalışıyor!
Çok garip değil mi?
“AKP ile anlaştınız”
Selahattin Demirtaş CNN’de şöyle dedi:
“Bu dostça yapılan eleştirilerle ilgili hep şunu söylüyoruz: AK Parti hükümetinin politikalarına karşı BDP olarak mücadele yürütüyorduk, boyun büken bir tavır içinde değildik. Neler yaptığımızı, nasıl mücadele yürüttüğümüzü herkes gördü. Bu durumuzun değişeceğine dair en küçük bir tavrımız oldu mu, hayır.. Şu kanı durdurmak konusunda cesaret ortaya koymak demek muhalefet hakkından vazgeçmek, demokratik örgütlenme hakkından vazgeçmek demek değildir.”
Gültan Kışanak BBC’ye şöyle dedi:
“Biz AKP ile müzakere ediyoruz. Biz AKP ile işbirliği yapmıyoruz. Müzakerenin, tartışmanın, AKP ile mücadelenin bir tarafıyız. Müzakerenin kendisi bir mücadeledir zaten. O yüzden Türkiye’nin demokratik çevrelerinin, sol sosyalist çevrelerinin ‘BDP, AKP ile birlikte bizi dışlıyor’ demesi hem yanlış hem de kendi eksiğini örtmeye yönelik bir yaklaşımdır..”
Belli ki Demirtaş ve Kışanak, CHP’den değil, onun solundaki kişi ve örgütlerden, “ulusalcı” olmadığını, sosyalist olduğunu iddia eden kesimlerden söz ediyor.
Bu kişi ve örgütlerden hiçbiri hiçbir açıklamasında “Kürt hareketi davadan döndü, hükümetle anlaştı” demiyor.
Diyemezler, çünkü bunu demek barışa karşı çıkmak, savaşın devamını istemek anlamına gelir. Bunu da açık açık söyleyemeyeceklerini bilirler.
O nedenle, “Barış elbette iyidir, destekliyoruz, ama...” diyorlar. Niye “ama” olduğunu ise pek anlatamıyorlar, ama’yı genel mızıldanma cümleleri izliyor.
Ayrıca, Demirtaş, Kışanak ve Aydar kendi kendilerine gelin güvey olmadığına göre, özel görüşmelerde, kapalı odalarda eleştiriye maruz kalıyorlar.
Niye kalıyorlar?
Devletin yenilgisi ve sol
Kürt hareketini eleştiren “sol sosyalist çevreler” niye mutlu değil?
Kürt hareketinin zaferi niye onları sevindirmiyor?
İnkâr ve bastırma siyasetlerinden vazgeçilmesi, Kürt kimliğinin tanınması, PKK ile masaya oturulması Kemalist devletin yenilgisidir. Devletin, resmî ideolojinin, Türk milliyetçiliğinin yaşadığı bu yenilgi karşısında, niye “sol sosyalist çevreler” üzüntü duyuyor? Nasıl olabiliyor böyle bir gariplik?
Bu “sol sosyalist çevreler” devlete düşkünler, emperyalizme karşı olma bahanesiyle Misak-ı Millî sınırlarına düşkünler, Mustafa Kemal’den öğrendikleri Cumhuriyet laikliğine düşkünler.
Dindar bir hükümetin devrilmesi için önce darbeci askerlere, sonra Ergenekon’a, sonra da Kürt hareketine bel bağlamışlardı. Son umutları da suya düşüyor.
Barış sürecine o yüzden sevinemiyorlar.
Demirtaş, Kışanak ve Aydar yanılıyor. Bu çevrelere “sol sosyalist” denmez. “Kemalist” denir.
Sosyalistler ise devletin yenilgisi karşısında coşku duyar, bu süreci çekincesizce tüm güçleriyle destekler.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR“Abdi, Savunma Bakan yardımcılığı için isim verdi. ‘Terörsüz Türkiye’ ismi dahil güncellenebilir” 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanTürkiye’yi savcılar ve yargıçlar mı yönetiyor? Benim kimi seçeceğime mahkeme mi karar verecek? 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUDünyamızın nereye gittiğini merak edenlere… 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAlla curda başladı alla turca bitecek 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünNihayet önemli biri ‘Kral Çıplak’ dedi… 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasDar kimlikler, geniş kimlikler, daha geniş kimlikler 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKSahadaki “kazanımların” ötesini görebilmek 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYASessizlik Tarafsızlık Değil, Suç Ortaklığıdır; Rojava Savunulmalıdır.. 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu“Erken” seçime kadar geçecek değerli zamanlar 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİCHP ile AK Parti’nin kültür barışı 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARNedir bu Birleşik Arap Emirlikleri? 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANKürtlerin elinde kalan “kağıt bir kepçe" mi? 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUTürkiye’de değişim meselesi 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRROJAVA'YA SALDIRIYA HAYIR! 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYargının röntgeni 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENAğlamaya hakkı olmayanlar 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu“10 bin liraya bir adam”… 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpToplumsal kutuplaşma artarken enflasyondaki düşüş yavaşlıyor 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraŞükür 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLU“Anayasal vatandaşlık” mı dediniz? 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞBarbar medenileşmenin sonu 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYOrtadoğu'da Emperyalist Yeni Oyunlar Yeni Tehklikeler! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselÜcretli çalışan sayısında aykırı gelişmeler; sanayide gerileme devam ediyor 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciEskiden bir aile 337 liraya doyuyordu 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezÖnümüzdeki Küresel Riskler 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNHızlı çöküşün anatomisi 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBeleş hamaset, boş balon 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENSuriye’de İstikrar da “Süreç” de Tehlikeli Sularda 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENDavos 2026: Küresel belirsizlikler eşliğinde ‘diyalog ruhu’ 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSuriye’de yeni dönem arayışı: Çatışmadan entegrasyona geçilebilecek mi? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİstanbul çok kötü yönetiliyor! 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTSıfır tüketim, 402 lira fatura… 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞ“81 İLDE 81 AŞEVİ “YOKSULLUĞU”… 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞRastgele büyüme 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYılın kelimelerine siyaseten bakmak: “Parasosyal” ve “Rage Bait” neden ayrımı keskinleştiriyor, araş 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakDizinformasyon mu, manipülasyon mu? 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO Başkanı’na milyonlarca liralık harcamayı sordular 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile Bayraktarİran’ın dinamikleri 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayVenezuela ve Trump doktrini 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalVenezuela, MAGA ve Çin 17.01.2026 Tüm Yazıları

















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.03.2023
13.03.2023
27.02.2023
20.02.2023
13.02.2023
6.02.2023
29.01.2023
21.01.2023
15.01.2023
15.01.2023