Roni MARGULIES
Polis K-9 köpeği “Timsah”, Başbakan Erdoğan havaalanına gelmeden önce VIP salonunda arama yapmış. Polis timsahlarının adı da “Köpek” midir, bilemiyorum, ama Timsah sayesinde Türkiye’nin bölgesel güç olma girişiminin Mısır ayağı güvenli ve sorunsuz bir şekilde başladı.
“Erdoğan, ikinci memleketi Mısır’ın kahramanı”, “Erdoğan, hoşgeldin”, “İyi cetvel Erdoğan”, “İslam’ın kurtarıcısı, Allah’ın azizi Erdoğan”, “Türkiye-Mısır tek yumruk, abluka kırılacak” yazılı pankartlar ve Erdoğan resimleri taşıyan Mısırlılar, zaman zaman da tekbir getirmiş.
“İyi cetvel” Erdoğan da Arapça, “Türkiye ve Mısır el ele. Selam olsun Mısır gençliğine, Mısır halkına. Allah’ın selamı üstünüzde olsun” demiş, kendisini karşılamaya gelen binlerce Mısırlıya.
Bu mutlu buluşma gerçekleşirken, benim neler yaptığımın hiçbir önemi yok elbet, ama ben de kendimce bir başarı kaydettim.
Geçtiğimiz hafta içinde tek bir kez televizyona çıkmamayı başardım!
“Bu akşamki programımızda Türkiye-İsrail ilişkileri hakkında konuşacağız, sizin de katılarak değerli görüşlerinizi paylaşmanızı isteriz.”
“Teşekkür ederim, ama İsrail benim uzmanlık alanıma girmiyor.”
“Ama bu konuda çok değerli görüşleriniz olduğunu biliyoruz.”
“Eksik olmayın, ama bildiğiniz görüşlerimi tekrarlayıp canınızı sıkmayayım.”
“Ama lütfen.”
“Ama ben dış politika uzmanı değilim, ‘İsrail suçludur, korsan devlettir’ diye ha ben söylemişim, ha bir başkası, ne fark eder, siz benim yerime söyleyiverin.”
Bu konuşmayı kaç kez yaptığımı hatırlayamıyorum.
Allah’tan, televizyonların insanı derdest edip zorla stüdyolara götüren görevlileri yok.
Zorla götürülsem, İsrail hakkında bir sürü soruyla karşılaşacaktım.
Oysa, konu İsrail değil. Türkiye.
İsrail hakkında söylenecek ne var ki?
Uluslararası sularda bir gemiye saldırıp insan öldürmek suç.
İyi de, bu İsrail’in ilk suçu değil, son da değil. Lübnan’a saldırmak da suç, Gazze’yi abluka altına almak da suç, Gazze’ye saldırmak da suç. Ta 1948’e kadar gideriz, sonsuz bir liste çıkar.
İsrail bu suçları işler, istediği gibi işler, hiçbir şey de olmaz, çünkü emperyalizmin bölgedeki jandarması olarak, zaman zaman kınansa bile, son tahlilde ABD, AB ve BM tarafından aklanır. Ve aynı güçlerden aldığı ekonomik ve askerî destek sayesinde, kimse kılına bile dokunamaz. Bunda yeni veya ilginç bir şey yok.
Asıl ilginç olan, sorulması gereken soru şu: Bayram değil, seyran değil, Türkiye hükümeti niye İsrail’le itişmeye başladı?
Bu hükümetin döneminde İsrail’in yaptığı ilk korsanlık Mavi Marmara saldırısı değildi.
Tamam, öldürülenlerin Türk vatandaşı olması bir neden. Ama normal olarak devletlerarası ilişkilerde kınama olur, belli sınırlar içinde tersleşilir, yarım ağızla özür dilenir, bu arada arka planda Dışişleri Bakanlığı görevlileri meselenin büyümemesini sağlar, olay unutulur gider.
Bu sefer öyle olmayacağa benziyor.
Bence iyi oluyor. Çok daha fazla ülke İsrail’i tecrit etse, ilişkileri askıya alsa, ambargo uygulasa, ticaret yapmayı kesse, varlığını bu şekilde sürdüremeyeceğini İsrail belki anlar.
İyi oluyor da, niye oluyor?
Başbakan’ın ve AK Parti kurmaylarının Filistinli sevgisi, dinî duyarlığı veya adalet aşkı nedeniyle olduğunu hiç sanmıyorum. Sevgi, duyarlık ve aşk başka, devlet işleri başka.
Gerçek nedeni şu: Mahallenin dayısı olmaya soyunanlar, önce mevcut dayıyı devirmek zorundadır. Bu mahallenin dayısı İsrail. İsrail’le itişmeden, Ortadoğu’da güç olmak, emperyalizmin güvendiği, danıştığı, bölgeye başçavuş olarak atadığı ülke olmak mümkün değildir.
AK Parti hükümetinin millî çıkarları tüm gücüyle kollayan bir hükümet olmaktan başka herhangi bir özelliği olduğunu düşünen kaldı mı acaba?
Aydın Belediye Başkanı Özlem ÇerçioğluAydın Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu Aydın Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR“Abdi, Savunma Bakan yardımcılığı için isim verdi. ‘Terörsüz Türkiye’ ismi dahil güncellenebilir” 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUDünyamızın nereye gittiğini merak edenlere… 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünNihayet önemli biri ‘Kral Çıplak’ dedi… 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAlla curda başladı alla turca bitecek 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanTürkiye’yi savcılar ve yargıçlar mı yönetiyor? Benim kimi seçeceğime mahkeme mi karar verecek? 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu“Erken” seçime kadar geçecek değerli zamanlar 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYASessizlik Tarafsızlık Değil, Suç Ortaklığıdır; Rojava Savunulmalıdır.. 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANKürtlerin elinde kalan “kağıt bir kepçe" mi? 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUTürkiye’de değişim meselesi 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARNedir bu Birleşik Arap Emirlikleri? 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİCHP ile AK Parti’nin kültür barışı 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKSahadaki “kazanımların” ötesini görebilmek 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasDar kimlikler, geniş kimlikler, daha geniş kimlikler 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu“10 bin liraya bir adam”… 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYargının röntgeni 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRROJAVA'YA SALDIRIYA HAYIR! 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENAğlamaya hakkı olmayanlar 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselÜcretli çalışan sayısında aykırı gelişmeler; sanayide gerileme devam ediyor 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraŞükür 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciEskiden bir aile 337 liraya doyuyordu 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLU“Anayasal vatandaşlık” mı dediniz? 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpToplumsal kutuplaşma artarken enflasyondaki düşüş yavaşlıyor 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYOrtadoğu'da Emperyalist Yeni Oyunlar Yeni Tehklikeler! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞBarbar medenileşmenin sonu 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezÖnümüzdeki Küresel Riskler 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBeleş hamaset, boş balon 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSuriye’de yeni dönem arayışı: Çatışmadan entegrasyona geçilebilecek mi? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENDavos 2026: Küresel belirsizlikler eşliğinde ‘diyalog ruhu’ 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTSıfır tüketim, 402 lira fatura… 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENSuriye’de İstikrar da “Süreç” de Tehlikeli Sularda 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNHızlı çöküşün anatomisi 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİstanbul çok kötü yönetiliyor! 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞRastgele büyüme 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞ“81 İLDE 81 AŞEVİ “YOKSULLUĞU”… 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYılın kelimelerine siyaseten bakmak: “Parasosyal” ve “Rage Bait” neden ayrımı keskinleştiriyor, araş 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakDizinformasyon mu, manipülasyon mu? 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile Bayraktarİran’ın dinamikleri 18.01.2026 Tüm Yazıları












































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.03.2023
13.03.2023
27.02.2023
20.02.2023
13.02.2023
6.02.2023
29.01.2023
21.01.2023
15.01.2023
15.01.2023