Roni MARGULIES
Yıldırım Türker Radikal’den istifa edecek diye çok korktum.
Geçen perşembe gazetenin “Bebek mezara, BDP Meclis’e” manşetinin ardından şöyle yazdı Türker:
“Kimi namlı sağcılarla, gizli MHP-BBP milletvekilleriyle yan yana yazılarım çıktı. Buna katlanmak zordu, ama Radikal’in böyle bir manşetinin altında sessiz sedasız yazmayı sürdürmek imkânsız. Bu manşetten sonra Sözcü’den, Yeni Şafak’tan, Orta Doğu’dan, Vakit’ten farklı bir gazetede yazıyormuş gibi davranmayı kendime yakıştıramam.”
Nefesimi tutup bekledim.
Bugün (yani siz bu satırları okurken, dün), kendisiyle Hz. Ömer arasında benzerlik kursa da, Türker’in “yazdıklarına birçok açıdan itirazı” olduğunu belirtse de, Türker’in de hassas olması gerektiğini belirtme densizliğinde bulunsa da, zeytinyağı gibi su yüzüne çıksa da, sonuç olarak Eyüp Can özür dilemiş: “Uyarısı için Yıldırım Türker’e teşekkür ediyor, üzdüğümüz herkesten özür diliyorum.”
Derin bir nefes aldım.
Eyüp Can’ın aldığı nefes daha da derin olmuştur. Türker’in ayrılması sonucunda Radikal’in kaç okuyucu kaybedeceğini benden daha iyi bilir herhalde.
Ama Radikal’in kaybı bizim kaybımızın yanında solda sıfır kalırdı.
“On yıllar boyunca Kürt illerine Genelkurmay’ın bültenleriyle, ‘andıç’larıyla, açıklamalarıyla bakmış olan gazetecilik”, “ana akım medyanın ısrarla ve askeri bir ruhla görmezden geldiği devlet ve uzantılarının zulmü, işkenceleri, katliamları”, “ille resmi devlet kurumlarının açıklamalarını referans kabul ederek yapılan habercilik”, “bir gazete çok tartışmalı hadiseler karşısında sürekli karşımıza yalan-yanlış-manipülatif polis dosyalarını, tanıdık polis beyanatlarını sürüyorsa bir gün bunun da özrü dilenmek zorunda kalınacaktır...” Tek bir yazıya bu sözleri sığdıran ve yıllardır sığdıran Türker’i kaybetmemek Radikal’in değil, bu memlekette yaşayan herkesin kazancı.
Ama bu arada “Bebek mezara, BDP Meclis’e” manşeti atılmış ve okunmuş ve okuyanları etkilemiş oldu tabii. Geçmiş olsun.
Ve manşet, aynı günlerde ve haftalardır çok çeşitli gazetelerdeki çok çeşitli manşet gibi, bizzat hükümetin basın danışmanları tarafından atılsa, tam da böyle atılırdı.
Uzağa gitmeye gerek yok ama. Türker’in yazısını okuduğum gün, kendi gazetemin manşeti şöyleydi örneğin:
“Hamile kadını vuranlar PKK’lı”.
Bugün gazeteme bakıyorum, iki köşe yazısının başlıkları gözüme ve beynime çarpıyor:
“Kandil istifa!” ve “Öcalan PKK’dan istifa eder mi”.
Denebilir ki, ne var bunda, manşet Batman Savcılığı’nın inceleme sonucunu aktarıyor, yani haber değeri olduğu kuşkusuz. Köşe yazarları ise kendi görüşlerini yazmış. Doğal olarak.
Kurtuluş şöyle demiş: “Bugün ise devlet değişim geçiriyor ama PKK’dan karşılığını bulamıyor”.
Yıldıray da şöyle: “Eğer Kandil’de seçilmiş bir hükümet olsaydı, tüm bu başarısızlıklar yüzünden istifa etmek zorunda kalırdı herhalde”.
Özetlersem, “Barış olmamasının tek sorumlusu PKK”.
Peki, yarın şöyle bir haber okuyacak mıyız Radikal’de, Taraf’ta veya herhangi bir gazetede:
“Yeter artık! Elinizi BDP’den çekin!
KCK tutuklamalarına bugün bir dalga daha eklendi. Geceyarısı İstanbul, Gaziantep, Diyarbakır ve Ankara gibi illerde BDP il ve ilçe yöneticilerinin de aralarında olduğu 123 kişi yapılan operasyonlarla gözaltına alındı.
Gözaltında ya da tutuklu olan binlerce BDP yöneticisine 123 kişi daha eklendi.
Tek anlamı barış sürecini baltalamak olan KCK davası, Kürt halkının sivil siyaset yapmasını engelliyor. Belediye başkanları, ilçe başkanları, il örgütü yöneticileri ya da parti üyeleri tutuklanıyor, hapse atılıyor. Bu saldırı dalgası bugün başlamadı. Ama özellikle BDP üyelerine yönelik olarak son birkaç ayda müthiş bir ivme kazandı.
Bu saldırı dalgası, KCK davası, tutuklamalar, Kürt halkının siyaset yapma hakkını elinden alma girişimidir.
Bir yandan siyasiler tutuklanırken diğer yandan Başbakan tarafından dile getirilen ‘müzakere’ terimi, içi boş bir aldatmacaya dönüşmektedir.
Bir yandan BDP üyelerine yönelik ‘yasal’ şiddet dalgası örgütlenirken, diğer yandan Meclis’te yeni bir anayasa yapımından söz etmek, sadece göz boyamaktır.
İşte, BDP milletvekilleri Meclis’e döndü.
Ama ne KCK tutuklamaları sona erdi ne de sivil siyaset yapanlar üzerindeki şiddet dalgası.
Hükümeti istifaya çağırıyoruz.”
Yazarlar
-
Ahmet TAŞGETİRENAdalet’in “VAR”ı olsa... 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUSiyasi zeka ile siyasi tavır ilişkisi… 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasYerli ve milli füzelerimiz nerede? 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUTerörsüz Türkiye’ye adalet yakışır 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN15 Yaşındaydı… 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYBarbarlık Çağında Savaşlar Kaçınılmaz 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDünyanın en büyük terör örgütü 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİPeki İmamoğlu niye canlı yayında yargılanmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLU“Kabe’de Hacılar” sahiden ortak ses mi? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURİranlılar neden rejimi devirmek için ayaklanmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciYolsuzluk yasaları neden çıkmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünSavaş gerçekten bitiyor mu? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAK Parti ile böyle bir Türkiye hayali kurmamıştık 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSilivri’de başlayan yargı üzerinden siyasi rekabet 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolSavaş nereye? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIİSKENDER’DEN BUGÜNE İRAN’IN DİRENÇ HAFIZASI 10.03.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞTrump’ın en büyük yanlışı, açmazı anlayamadığıdır 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA8 Mart’ın Direniş Ruhu ile Özgürlük ve Demokrasi Newrozu’na Çağrı... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKBu toplumda herkes devletçi! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMANİran savaşında Türkiye boyutu 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANSiyasi dava… Sansür yasası! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRDünya büyük çağ değişiminde: Yükselen milliyetçilik, korkunun refleksi 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞATEŞ AVUCUMUZUN İÇİNDE... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTAkçakoca sapağı… 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRLaleli ‘çamaşırhanesi’ -5- İşte ülke böyle çürüyor: Tapeler çıktı! 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANİran’dan Türkiye’ye yansıyanlar 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNBinlerce kadın Taksim'den sesleniyor: "Bitmeyecek bu İSYAN" 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanOrtaçağ karanlığına bir adım daha yaklaşmak 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraÖğrenme Korkusu 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçÜniversitenin-akademinin kamusal bir derdi var mıdır? 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRİyi ki Güney Afrika ve İspanya var… 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERİran savaşı ışığında dezenflasyon süreci 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuOrta Doğu’daki diktatörlükler yıkıldığında ne olur? 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit Akçay2018-2023 arasında biz ne yaşadık? 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENKüresel hegemonya mücadelesinde İran savaşı 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezGSYH nasıl böyle yükseldi? 3.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaABD ve İsrail'in hedefleri 2.03.2026 Tüm Yazıları






































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.03.2023
13.03.2023
27.02.2023
20.02.2023
13.02.2023
6.02.2023
29.01.2023
21.01.2023
15.01.2023
15.01.2023