Roni MARGULIES
“Yaşasın, darbe oluyor, şanlı ordumuz bizi Tayyip’ten kurtarıyor” sesleri, darbenin gerçekleştiği sıralarda pek duyulmadı. Söyleyenler olmuştur, düşünenler çok daha fazla olmuştur, ama en azından ben çok fazla duymadım. Darbenin başarılı olacağı baştan itibaren biraz kuşkulu göründüğü için, askerseverler temkinli davranmayı tercih etti anlaşılan.
Asıl tepki darbe püskürtüldükten sonraki günlerde gelmeye başladı.
Ama bu tepki de, dizini dövüp “Ah be, ah, beceremediler” diye ağlaşma şeklini almadı. Silahsız insanların öldürüldüğü, kalabalıkların kurşunlandığı, Meclis’in bombalandığı, Ankara ve İstanbul’un düşman şehirleri gibi F-16’larla taciz edildiği bir girişimin başarısızlığı hakkında açık açık üzüntü duymak olmazdı tabii. Üzüntüyü, hayal kırıklığını başka şekillerde ifade etmek gerekiyordu.
Önce, “Ah, zavallı erler dövülüyor, canım Mehmetçik, yapılır mı abime bunlar” şeklinde bir ağlaşma başladı.
Birkaç saat önce üzerlerine asker tarafından asker tarafından ateş açılan, yanıbaşlarında insanların vurulup öldüğünü gören kalabalıkların ne yapmasını bekliyordunuz? Çiçek mi vereceklerdi askerlere? Tebrik mi edeceklerdi? Ellerini mi sıkacaklardı? Askerlik türküleri mi söyleyeceklerdi?
Sonra, askerlerin kafasının kesildiği lafı yayılmaya başlandı. “Kafa kesme” ifadesi tesadüf değil, iyi seçilmiş. Ânında herkesin aklına IŞİD’i getiriyor. Darbeyi engellemek için sokağa çıkan bütün o kalabalığı bir ânda IŞİD ile ilişkilendirmiş oluyor.
Ardından, “elleri palalı” ifadesiyle birlikte sakallı ve cübbeli kişilerin fotoğraflarına yaygınlık kazandırıldı. Kemalistlerin, laik orta sınıfların, beyaz Türklerin tüylerini diken diken etmesi garanti olan fotoğraflar. Böylece, sokaktaki kitle yine IŞİD’le, gericilikle, kafa kesicilikle ilişkilendirilmiş oldu.
Bu ülkenin halkı
Zaten sosyal medyada bütün bunların “anlamı” harıl harıl anlatılıyordu: “Hepimizi kesecekler”, “Alevileri kesecekler”, “zaten AKP’nin tabanı bunlardan ibarettir”.
Madem darbecileri övemiyorsun, bari darbeyi engelleyenleri yerin dibine sok, değil mi?
Türkiye’de başka türlü olması beklenemezdi. Şaşılacak bir şey yok. Kemalistlerin, ulusalcıların, CHP’lilerin, çeşitli Komünist Parti’lerin, Birgün gazetesinin filan hem kitleleri küçük görme hem AKP tabanından nefret etme içgüdüleri elbette devreye girecekti. Başka türlü olamazdı. Bunların aklına, “AKP’li” deyince, “dindar” deyince zaten eli palalı, gerici kafa kesiciler gelir. Zaten “Darbe başarısız oldu, Tayyip’ten kurtulamadık” diye tarifsiz üzüntülere gömülmüşken, bir de cübbeli erkek, başörtülü kadın fotoğrafı görünce üzüntüleri iyice dayanılmaz olur.
Bu memlekette cübbeli erkekler de, başörtülü kadınlar da, fena halde dindar insanlar da, tarikat mensupları da yaşıyor. Hem de çok miktarda. Bi alışın artık buna yahu! Üstelik, bu beğenmediğiniz, küçük gördüğünüz, elinizde olsa ortadan kaldıracağınız insanların %99,9’u IŞİD’ci de değil, elinde pala da yok, kafa da kesmiyor. Benim gibi, sizin gibi, normal, sıradan insanlar. Bu ülkenin halkı işte.
Üstelik de bazıları tankların önüne çıkma cesaretini gösteriyor; dünyanın başka herhangi bir yerinde olsa hayranlıktan küçük dilinizi yutacağınız bir kahramanlık sergiliyor.
Toplumu kitleler değiştirir
Sağ Kemalistlerin de, “sol” Kemalistlerin de Stalinistlerle ortak özelliği halkı küçük görmektir, yönetilecek bir koyun sürüsü olarak görmektir, “toplumu değiştirmek gerekiyorsa, onu da biz yaparız” inancıdır. Buna bir de orta sınıfların “kaba saba” kitlelerden duyduğu korkuyu eklersek, kendini “sol” zanneden kesimlerin epey bir kısmında son iki üç gündür yaşanan hezeyanı anlamak mümkün olur.
Sosyalizm ise, toplumun ancak büyük emekçi kitlelerin eylemi sonucu değişebileceği inancıdır. Büyük kitleler harekete geçtiği zaman bir sosyalist ancak heyecan duyabilir.
Kitleler her zaman haklı mıdır? Sağcı olamaz mı? Gerici olamaz mı? Ya kötü bir şey yaparlarsa?
Evet, olabilir. Bu sorular elbette sorulacaktır, elbette analizler yapılacaktır, taktikler, stratejiler geliştirilecektir, filan fıstık.
Ama önce heyecanla kitlelerin içinde, arasında olmak gerekir. Sosyalist bir örgüt önce tüm varlığıyla kitlenin bir parçası olur, hareketin, tartışmaların içinde yerini alır.
Sonra? Sonra ne olacağını kimse önceden bilemez, belirleyemez. Hiçbir şeyin garantisi yoktur. Güçler dengesine bağlıdır; örgütlülük düzeyine bağlıdır; hatta tesadüfî gelişmelere bile bağlıdır.
Ne olacağını önceden bilemeyiz. Ama şu kadarı kesin: Hareketin, kitlelerin dışında durup burun kıvıranlardan hiçbir nane olmayacaktır.
Bu dediklerim genel. Daha somut bakalım. Cumartesi akşamı sokaklara dökülen kitle askerî darbeyi engellemek için döküldü. Amacı bu olan bir kitle, ister dindar olsun ister puta tapsın, gerici değildir. Haklarının bilincindedir, darbenin anlamını kavramıştır, kendini savunmaktadır. Yani haklıdır.
Bu kitleyi küçük gören, desteklemeyen, içinde yer almayan hiçbir kişi veya örgüt sosyalist sıfatını hak etmez.
Yazarlar
-
İsmet BerkanTürkiye’yi savcılar ve yargıçlar mı yönetiyor? Benim kimi seçeceğime mahkeme mi karar verecek? 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR“Abdi, Savunma Bakan yardımcılığı için isim verdi. ‘Terörsüz Türkiye’ ismi dahil güncellenebilir” 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAlla curda başladı alla turca bitecek 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUDünyamızın nereye gittiğini merak edenlere… 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünNihayet önemli biri ‘Kral Çıplak’ dedi… 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYASessizlik Tarafsızlık Değil, Suç Ortaklığıdır; Rojava Savunulmalıdır.. 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANKürtlerin elinde kalan “kağıt bir kepçe" mi? 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKSahadaki “kazanımların” ötesini görebilmek 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUTürkiye’de değişim meselesi 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARNedir bu Birleşik Arap Emirlikleri? 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİCHP ile AK Parti’nin kültür barışı 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasDar kimlikler, geniş kimlikler, daha geniş kimlikler 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu“Erken” seçime kadar geçecek değerli zamanlar 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENAğlamaya hakkı olmayanlar 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu“10 bin liraya bir adam”… 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRROJAVA'YA SALDIRIYA HAYIR! 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYargının röntgeni 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraŞükür 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciEskiden bir aile 337 liraya doyuyordu 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselÜcretli çalışan sayısında aykırı gelişmeler; sanayide gerileme devam ediyor 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYOrtadoğu'da Emperyalist Yeni Oyunlar Yeni Tehklikeler! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLU“Anayasal vatandaşlık” mı dediniz? 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpToplumsal kutuplaşma artarken enflasyondaki düşüş yavaşlıyor 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞBarbar medenileşmenin sonu 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezÖnümüzdeki Küresel Riskler 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENSuriye’de İstikrar da “Süreç” de Tehlikeli Sularda 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNHızlı çöküşün anatomisi 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBeleş hamaset, boş balon 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENDavos 2026: Küresel belirsizlikler eşliğinde ‘diyalog ruhu’ 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSuriye’de yeni dönem arayışı: Çatışmadan entegrasyona geçilebilecek mi? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTSıfır tüketim, 402 lira fatura… 20.01.2026 Tüm Yazıları





































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.03.2023
13.03.2023
27.02.2023
20.02.2023
13.02.2023
6.02.2023
29.01.2023
21.01.2023
15.01.2023
15.01.2023