Roni MARGULIES
İnsanlık binlerce yıldır sosyalizm hayaliyle yaşıyor.
İnsan 10-12 bin yıl önce yerleşik düzene ve tarıma geçtiğinde, hemen tüketmek zorunda olduğundan daha fazla gıda üretebilmeye başladı.
Bu “artık ürün” ortaya çıktığı andan itibaren, bunu depolamak, korumak, ölçüp biçmek, bölüştürmek gerekli olmaya başladı. Daha önce herkes aynı ve eşit şekilde gıda peşinde koşarken, artık bazı insanların üretime bizzat katılmayarak toplumun ortak malı olan artık ürünle ilgilenmesi gerekli oldu. Bazı insanlar artık çalışmıyor, başkalarının ürettiğini yiyor, başka bir iş yapıyordu. Yani sınıflı toplum ortaya çıkıyordu.
O gün bu gündür, insanlık bundan kurtulmayı hayal ediyor. Yeniden sınıfsız bir topluma, herkesin eşit olduğu, beraber üretip beraber tükettiği bir topluma dönmeyi özlüyor.
Sümerlerin yaradılış miti insanlığın ilk yazılı belgelerinden biri.
İnsanın şöyle ortaya çıktığını hayal etmişler.
En başta, insan henüz yokken, yüzlerce tanrı var. Her şeyin ayrı bir tanrısı var. Bunlar önem sırasına göre hiyerarşik bir ilişki içinde. Üsttekiler çalışmıyor, en alttaki daha az önemli tanrılar ise çalışıyor ve üsttekileri besliyor.
Günün birinde alttaki tanrılar isyan ediyor, “Hep biz mi çalışacağız?” deyip iş bırakıyorlar (vallahi de, billahi de uydurmuyorum, resmen “grev” yapıyorlar!)
Büyük tanrılar kafa kafaya verip çare arıyor. Ve insanı yaratıyorlar!
Artık tanrıların hiçbiri çalışmıyor, insanlar çalışıp tanrıların işini görüyor, tanrıları besliyor.
Mitin yansıttığı ve isyan ettiği gerçeklik, anlamlandırmaya ve kabul edilebilir kılmaya çalıştığı insanlık durumu, büyük çoğunluğun eşitsiz koşullarda hep başkaları için çalışmak zorunda olması, küçük bir azınlığın hep başkalarının sırtından geçinerek tanrılar ve krallar gibi yaşaması.
Bu mit ve bu isyan Sümerlerle başlamamıştır elbet. Sümerler bunu kendilerinden önce gelenlerden öğrenmiş, yazıya dökmüş sadece.
Ve o günden bu yana insanın yarattığı bütün büyük söylemler, büyük hareketler, büyük akımlar aynı isyanı ve aynı özlemi dile getirmiş ve bu nedenle büyük kitlelerce benimsenmiş, büyük kitlelere mal olmuştur.
İnsanlık tarihi bu özlemin, bu arayışın tarihidir.
Bütün peygamberler, bütün dinler bu isyanı dile getirmiş, bu dünyada değilse de öbür dünyada bu özlemin gerçekleşeceğini müjdelemiştir. İslam dini, bu özlemin sadece öbür dünyada değil bu dünyada da karşılanabileceği iddiasıyla yola çıkmıştır.
Diyeceğim şu ki, Marx’ın anlattığı sosyalizmde, öz olarak, pek de yeni bir şey, çok da özgün bir dünya görüşü yoktur.
Marx’ın özgün katkısı, görünmez güçlere, mitolojik anlatılara, “insan doğası” gibi afakî kavramlara filan başvurmadan, sınıflı toplumların nasıl ortaya çıktığını ve geliştiğini, şu anda içinde yaşadığımız sınıflı toplumun nasıl bir yapı olduğunu ve bunu nasıl ortadan kaldırabileceğimizi çok somut, çok maddî bir şekilde açıklamaya çalışmış olmasıdır.
Ondan sonra ortaya çıkacak olan toplum hakkında, yani sosyalizm hakkında Marx’ın pek de ayrıntılandırmadan düşündükleri, İsa’nın Cennet hakkında düşündüklerinden, Muhammed’in Medine’de yeni bir toplum yaratmaya çalışırken düşündüklerinden, ana hatlarıyla, pek de farklı değildir.
Fark şudur: İsa’yla Muhammed Tanrı yolundan sapıldığı için kötü bir toplumda yaşadığımıza, doğru yola dönersek sorunun çözüleceğine inanır. Marx, Tanrı’yı hiç işe karıştırmadan, insandan ve insan toplumundan yola çıkar, sorunun da, çözümün de insan toplumunun örgütlenmesinde olduğunu gösterir.
Bir Müslüman, örneğin, Muaviye’nin dinden çıktığı için, kötü bir insan olduğu için asr-ı saadeti sona erdirdiğini düşünür. Bir Marksist ise, Muaviye’nin varlıklı bir sınıfı temsil ettiğine ve o sınıfın maddî çıkarları doğrultusunda davrandığına inanır. Sorun, Muaviye değildir, temsil ettiği sınıftır. Çözüm, Muaviye’ye Cehennem’de cayır cayır yanacağını anlatmak değil, temsil ettiği sınıfın gücünü kırmak, maddî çıkarlarını ortadan kaldırmaktır.
Muaviye’nin zaferi İslam’ı anlamsız kılmaz. Hiçbir inançlı Müslüman, Muaviye İslam adını kullanarak eşitsiz bir toplum yarattı diye İslam’dan vazgeçmez.
Ve hiçbir Marksist, Marx’ın adı kullanılarak Sovyetler Birliği’nde habis bir diktatörlük yaratıldı diye Marx’tan ve sosyalizmden vazgeçmemelidir.
Yazarlar
-
Mensur AkgünNihayet önemli biri ‘Kral Çıplak’ dedi… 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAlla curda başladı alla turca bitecek 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR“Abdi, Savunma Bakan yardımcılığı için isim verdi. ‘Terörsüz Türkiye’ ismi dahil güncellenebilir” 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUDünyamızın nereye gittiğini merak edenlere… 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanTürkiye’yi savcılar ve yargıçlar mı yönetiyor? Benim kimi seçeceğime mahkeme mi karar verecek? 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANKürtlerin elinde kalan “kağıt bir kepçe" mi? 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUTürkiye’de değişim meselesi 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasDar kimlikler, geniş kimlikler, daha geniş kimlikler 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYASessizlik Tarafsızlık Değil, Suç Ortaklığıdır; Rojava Savunulmalıdır.. 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİCHP ile AK Parti’nin kültür barışı 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu“Erken” seçime kadar geçecek değerli zamanlar 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARNedir bu Birleşik Arap Emirlikleri? 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKSahadaki “kazanımların” ötesini görebilmek 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENAğlamaya hakkı olmayanlar 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRROJAVA'YA SALDIRIYA HAYIR! 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYargının röntgeni 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu“10 bin liraya bir adam”… 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselÜcretli çalışan sayısında aykırı gelişmeler; sanayide gerileme devam ediyor 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYOrtadoğu'da Emperyalist Yeni Oyunlar Yeni Tehklikeler! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞBarbar medenileşmenin sonu 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciEskiden bir aile 337 liraya doyuyordu 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpToplumsal kutuplaşma artarken enflasyondaki düşüş yavaşlıyor 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraŞükür 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLU“Anayasal vatandaşlık” mı dediniz? 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezÖnümüzdeki Küresel Riskler 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNHızlı çöküşün anatomisi 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENSuriye’de İstikrar da “Süreç” de Tehlikeli Sularda 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBeleş hamaset, boş balon 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTSıfır tüketim, 402 lira fatura… 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENDavos 2026: Küresel belirsizlikler eşliğinde ‘diyalog ruhu’ 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSuriye’de yeni dönem arayışı: Çatışmadan entegrasyona geçilebilecek mi? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİstanbul çok kötü yönetiliyor! 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞRastgele büyüme 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞ“81 İLDE 81 AŞEVİ “YOKSULLUĞU”… 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYılın kelimelerine siyaseten bakmak: “Parasosyal” ve “Rage Bait” neden ayrımı keskinleştiriyor, araş 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO Başkanı’na milyonlarca liralık harcamayı sordular 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakDizinformasyon mu, manipülasyon mu? 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile Bayraktarİran’ın dinamikleri 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalVenezuela, MAGA ve Çin 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayVenezuela ve Trump doktrini 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRGül, Arınç, Atalay’ın olduğu bir AK Parti iktidarında İmamoğlu tutuklanabilir miydi? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN“Yetkim olsa HSYK’yı anında yargılardım” … 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERSefalet ücreti 15.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAdaletsizlik Müslüman toplumların kaderi olabilir mi? 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürtlerle Suriye’de savaş, Türkiye’de barış: Ne kadar mümkün? 12.01.2026 Tüm Yazıları
-
Murat Sevinç'Barış Bildirisi'nin 10'uncu yılında hali pür melalimiz 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalSiyonist evanjelist yayılmacılığa karşı demokratik konfederal dayanışma 4.01.2026 Tüm Yazıları

























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.03.2023
13.03.2023
27.02.2023
20.02.2023
13.02.2023
6.02.2023
29.01.2023
21.01.2023
15.01.2023
15.01.2023