Roni MARGULIES
Hocalı katliamını protesto etmek için Taksim’de yapılan gösterinin Hocalı katliamını protesto etmekle hiçbir alakası yoktu.
Yapılan gösteri ne Hocalı’yla, ne Hocalı katliamıyla, ne de Hocalı katliamını protesto etmekle ilgiliydi.
“Hocalı katliamını protesto mitingi” yanlış adlandırılmış bir mitingdi.
Gerçek adı “Türkiye’de Ermeni soykırımı olmamıştır, hiçbir Ermeni’nin kılına bile dokunulmamıştır, dokunuldu diyenin kafasını kırarız mitingi” idi.
Mitingi “Hocalı Katliamını Anma Gönüllüleri Komitesi” örgütlemiş.
Bunun da ismi yanlış.
“Hocalı Katliamını Bahane Ederek, Türkiyeli Ermenilere ve Irkçı Olmayan Türklere Gözdağı Verme Komitesi” olmalıydı.
Hocalı katliamını gerçekten protesto etmek isteyen, isim hatalarından yanılarak mitinge giden, ama gerçek durumu görüp hemen ayrılanlar olduğunu biliyorum.
Olur böyle hatalar.
Meselenin Hocalı katliamıyla ilgisiz olduğu, Ermeni Soykırımı’yla ilgili olduğu, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in gösteride yaptığı konuşmadan belli.
Şahin konuşmasına Türk milletinin yeryüzünde barışın, sevginin ve insanî değerlerin sigortası olduğunu söyleyerek başlamış.
“Türk milleti olarak,” demiş, “ne Kazakistan’da, ne Azerbaycan’da, ne Türkiye’de, ne Balkanlar’da, dünyanın hiçbir yerinde insanlık adına utanılacak bir tarihimiz, bir geçmişimiz yoktur” demiş. Yeryüzünde adaletin temsilcisi olması bakımından Türk milletinin her zaman gücünü koruduğunu, güçlü olduğunu, en büyük gücünün birlik ve beraberlik olduğunu iddia etmiş.
Ne alakası var bunların Hocalı katliamıyla?
Yok tabii. Mesele o değil çünkü.
Mesele, Hrant Dink’in öldürülmesinden bu yana Türkiye’de Ermeni Soykırımı’nın rahatça ve yaygınca konuşuluyor, tartışılıyor olması; bu tartışmalar sonucunda kamuoyunun sessizce zaten kabullenmiş olduğu Soykırım’ı devletin de mecburen kabul etmek zorunda kalacak olması.
Mesele, 2015’in yaklaşıyor olması. Ve 2015’e kadar dünyada Ermeni Soykırımı’nı kabul etmeyen devlet kalmayacak olması.
Ve AK Parti hükümetinin bu duruma karşı aklınca bir şeyler yapmaya çabalaması.
Çaresizce, aptalca ve anlamsızca çabalaması.
Çaresizce, aptalca ve anlamsızca, çünkü boş yere uğraşıyorlar. Türkiye’nin futbol takımları şikecileri cezalandırmayıp tüm dünyada yapayalnız kalmayı göze alabilir. Ama bir bütün olarak Türkiye, başta büyük sermaye olmak üzere, dünyada yapayalnız kalmayı göze alamaz. Eninde sonunda, süt dökmüş kedi gibi, Soykırım’ı kabul edecek, Ermeni halkından özür dileyecekler.
“Türkiye’de Ermeni soykırımı olmamıştır, hiçbir Ermeni’nin kılına bile dokunulmamıştır, dokunuldu diyenin kafasını kırarız mitingi” ile ilgili çok daha önemli, çok daha acil bir şey daha var.
Mitingde “Hepiniz Ermenisiniz, Hepiniz piçsiniz” pankartları taşınıyordu.
İdris Naim Şahin, bu ülkenin İçişleri Bakanı.
Bir İçişleri Bakanı, kendi ülkesinin vatandaşları hakkında “piçsiniz” denen bir mitingde bulunamaz, o mitingin kürsüsünden konuşma yapamaz.
Yaparsa, aynı akşam istifa etmeye zorlanır, hükümet partisinden ihraç edilir.
Halkı kin ve düşmanlığa teşvik ettiği için hakkında dava açılır.
Irkçı olduğu için hakkında ikinci bir dava açılır.
İdris Naim Şahin gibi bir adamın bir memlekette İçişleri Bakanı değil, küçük bir kasabanın küçük bir umumî helasında bekçi olması bile o memleketin bütün vatandaşları adına kara bir lekedir.
Ama biliyoruz ki, ne istifa ettirilecek, ne de hakkında dava açılacak.
Biliyoruz, çünkü bu adamı bakan yapan hükümet, bu adamdan farklı düşünmemektedir.
Mitingi zaten hükümet örgütlemiştir, bakanını ve valisini mitinge hükümet göndermiştir.
Doğru dürüst bir memlekette yaşıyor olsaydık, sadece İçişleri Bakanı ve vali değil, bizzat hükümet istifa ederdi.
Beyaz bereli, Ogün Samast bozması göstericiler AGOS Gazetesi’ne yürümek istemiş. Polis izin vermemiş.
Niye mi vermemiş?
AGOS binasının tek bir taşına, AGOS çalışanlarının herhangi birine, Pangaltı’da tek bir Ermeni vatandaşa herhangi bir şey olsaydı, herhangi bir zarar verilseydi, hemen o an yüzbinlercemiz sokağa dökülürdük, hiçbir güç bizi durduramazdı. Taksim’deki ırkçı kalabalık bizim yanımızda solda sıfır kalırdı. Polis bunu biliyor.
Başka hiç kimsenin de kuşkusu olmasın.
En başta da İçişleri Bakanı’nın, hükümetin ve Başbakan’ın kuşkusu olmasın.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Haydi başka gezegene gidelim!
22.03.2023 - Diktatör, komplo ve ölüm
13.03.2023 - “Maşallah şehrin temizliği gayet güzel”
27.02.2023 - Türk erkeği ağlamaz (ben ağlarım)
20.02.2023 - Puslu havayı seven yabancı kurtlar
13.02.2023 - Dört dilde geçinemiyoruz!
6.02.2023 - Yasaklamalı mı, yasaklamamalı mı?
29.01.2023 - İnsan insanın kurdu mudur?
21.01.2023 - Ardahan Umumî Helalar Müstahdemliği ve hukuk
15.01.2023 - Seküler milliyetçilik ve dindar milliyetçilik
15.01.2023
Yazarlar
-
Mensur AkgünNihayet önemli biri ‘Kral Çıplak’ dedi… 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR“Abdi, Savunma Bakan yardımcılığı için isim verdi. ‘Terörsüz Türkiye’ ismi dahil güncellenebilir” 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAlla curda başladı alla turca bitecek 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanTürkiye’yi savcılar ve yargıçlar mı yönetiyor? Benim kimi seçeceğime mahkeme mi karar verecek? 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUDünyamızın nereye gittiğini merak edenlere… 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu“Erken” seçime kadar geçecek değerli zamanlar 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUTürkiye’de değişim meselesi 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKSahadaki “kazanımların” ötesini görebilmek 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANKürtlerin elinde kalan “kağıt bir kepçe" mi? 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYASessizlik Tarafsızlık Değil, Suç Ortaklığıdır; Rojava Savunulmalıdır.. 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasDar kimlikler, geniş kimlikler, daha geniş kimlikler 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARNedir bu Birleşik Arap Emirlikleri? 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİCHP ile AK Parti’nin kültür barışı 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu“10 bin liraya bir adam”… 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENAğlamaya hakkı olmayanlar 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYargının röntgeni 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRROJAVA'YA SALDIRIYA HAYIR! 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞBarbar medenileşmenin sonu 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraŞükür 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLU“Anayasal vatandaşlık” mı dediniz? 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpToplumsal kutuplaşma artarken enflasyondaki düşüş yavaşlıyor 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYOrtadoğu'da Emperyalist Yeni Oyunlar Yeni Tehklikeler! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciEskiden bir aile 337 liraya doyuyordu 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselÜcretli çalışan sayısında aykırı gelişmeler; sanayide gerileme devam ediyor 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezÖnümüzdeki Küresel Riskler 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSuriye’de yeni dönem arayışı: Çatışmadan entegrasyona geçilebilecek mi? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENSuriye’de İstikrar da “Süreç” de Tehlikeli Sularda 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBeleş hamaset, boş balon 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİstanbul çok kötü yönetiliyor! 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTSıfır tüketim, 402 lira fatura… 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENDavos 2026: Küresel belirsizlikler eşliğinde ‘diyalog ruhu’ 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNHızlı çöküşün anatomisi 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞ“81 İLDE 81 AŞEVİ “YOKSULLUĞU”… 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYılın kelimelerine siyaseten bakmak: “Parasosyal” ve “Rage Bait” neden ayrımı keskinleştiriyor, araş 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞRastgele büyüme 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile Bayraktarİran’ın dinamikleri 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO Başkanı’na milyonlarca liralık harcamayı sordular 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakDizinformasyon mu, manipülasyon mu? 18.01.2026 Tüm Yazıları














































Ad Soyad Giriniz...
Kıl oldum abi kıl..
A. Acar
Vallahi bravo sayın Meraklı :))) Nasıl da yakaladınız hemen şu mübarek günlerde oruç tutmadığını. Takdir ettim bu yönünüzü. Devlet ilerde oruç tutmayı anayasal bir zorunluluk haline getirdiği zaman size de, yasalara uymayanları tespit komisyon başkanlığını uygun görür herhalde. :)
Meraklı
Sayın yazar; hoş,eğlenceli bir yazı olmuş. Elinize sağlık. Yazıyı dün yazdığınıza göre, bu mübarek Ramazan günlerinde seferiydiniz herhalde?
Ercüment Atik
İlahi Ali kardeş! seni bu söylediğine asma kabağı derler.Durduk yere yeni bir tartışmanın fitilini ateşleme ne olursun
Hümeyra
Bir güvercin kanadına iliştirdim, Yerel Haberin terasına uçurdum. Üç soru işaretlik merak duygunuza bir cevap oldu umarım.
sek-sen-bir
bişi merak ettim. bu yazıyı kağıda yazdın ya postaylamı yolladın gazetene??? bilgisayar falan yok ya..
Ali Uzun
Düzce son 25 yıldır yönetildiği belediyelerce gittikçe büyük bir varoş haline getirildi maalesef.Bir Eskişehir gibi olamayışımızı hangi gerekçe ile açıklayabiliriz? Akçakoca şehircilik olarak Düzceden çok daha ileri düzeyde.Akçakocanın İl Merkezi yapılıp Düzcenin de Akçakocaya bağlanması hem tarihi hem de coğrafi olarak çok daha yerinde olurdu.
Hümeyra
Haklısınız Seyhan, ne iktidar ne muhalefet ne halk... Düzceyi düşünmüyoruz.
seyhan
Haklısınız Hümeyra hanım, bu iktidar iş Düzceye geldimi hep" cek cak " yapıyor. Ya muhalefete ne demeli!? Allah rızası için yaptıkları hiç bir şey var mı? Yazık Düzceye
Düzce adam olmaz
Evet , hiç uğraşmayın. Halkı önemli, yöneticisi değil. Yöneten halk gibidir. Burası daha da çok deprem görür bu duyarsızlıkla, ahlaksızlıklarla, dolandırıcıklarla, silah taşıyıcılığıyla, ot çekiciliğiyle, ağzında sigarasıyla vs vs vs. Kime ne anlatıyorsunuz? Bırak pis ve çamurlu kalsın. Aklı olan buradan gider.