Ümit KARDAŞ
19. yüzyıl İngiliz tarihçi ve felsefecisi Lord Acton, İngiliz siyasi gelişmesinin yüzyıllar boyunca verdiği dersleri şu ünlü ifadesinde özetler: “İktidaryozlaştırmaya müsaittir, mutlak iktidar ise mutlaka yozlaştırır.”Acton, insanın gücü kötüye kullanma eğiliminden korkuyordu. Bu sezgi, demokratik düşüncenin altında yatan şeydi.
Aslında iktidarın kendisi nötrdü. İyi bir insanın elinde bir kutsama, hırslı ve içgüdülerinin yönlendirdiği bir insanın elinde ise insanlığın üzerine çöken bir kâbus olabiliyordu. İktidar makro düzeyden mikro düzeye her alanda vardı ve herkes şu veya bu şekilde iktidar kullanıyordu. İnsanlar bilinçaltlarındaki zehirli, yıkıcı, şiddete eğilimli güdülere kapıldıkça iktidarı kötüye kullanmaya başlıyorlar ve onun yozlaştırıcı etkisine giriyorlardı. Bir kez iktidar kötüye kullanılmaya başlandığında giderek mutlaklaşma başlıyor, mutlak iktidar ise mutlaka çürütüyordu.
Cumhurbaşkanı seçilen Tayyip Erdoğan, özellikle 2011’den sonraki söylem ve uygulamalarıyla gücün bozucu etkisine girdiğini gösterdi.
Başbakan, Gezi olaylarında ölen gençleri görmezden geldi. Gezi olayları sırasında ekmek almaya giderken öldürülen bir çocuğun yaşam mücadelesine ilgi göstermediği gibi, ölümünü de önemsemedi. Faillerin bulunması konusunda hassasiyet göstermedi. Çünkü polise emri o vermişti ve polis de destan yazmıştı. Bir çocuğun ölüsünü itibarsızlaştırdı, olayı çarpıtıp demagoji yaptı, acılı bir annenin feryadına sinirlenip ona cevap yetiştirmeye kalktı ve anneyi yuhalattı.
İktidarın şehvetiyle Kürtleri Zerdüşt, Ezidi nitelemesiyle kendince aşağılamaya çalışırken insani ve ahlaki değerlere ilişkin tüm referanslarını kaybediyor, bugün IŞİD tarafından uygulanan Ezidi soykırımına karşı tek kelime etmiyordu.
17 ve 25 Aralık’ta yapılan polis operasyonlarında ortaya çıkan vahim iddialar karşısında direnç gösteriyor, hakkında ağır ithamlar bulunan bir İçişleri bakanına binlerce tayin yaptırıyor, bakanların istifalarını istemiyor, polise mahkeme kararlarını uygulatmıyor, yönetmelikle ceza muhakemesi hukukunun temel ilkesini yok ediyor, HSYK’yı Adalet bakanına bağlayarak hâkim bağımsızlığı ve teminatını ortadan kaldırmaya çalışıyordu.
Başbakan’ın sahada gözleme dayalı ve riskli görevler yapan değerli gazeteci Amberin Zaman’a kendisine hiçbir kişisel göndermede bulunmadığı hâlde, hakaret etmesi bırakın başbakanı, medeni ve inançlı bir insana yakışır mı? İnsanı yaratandan ötürü sevip saydığını söylemekle bu davranış bağdaşır mı?
Bugün gelinen noktada da Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçilmiş olmasına ve sonuç Yüksek Seçim Kurulu’nca resmen açıklanmasına rağmen, 28 Ağustos tarihine kadarki süreçte MKYK’da ve AKP olağanüstü kongresinde etkin rol alması vahim bir anayasa ihlalidir. Anayasa Madde 101/4’te açıkça “Cumhurbaşkanı seçilenin partisiyle ilişiği kesilir” denmekte. Yani seçim sonucunun resmen açıklandığı anda. Yoksa Anayasa bunu “Cumhurbaşkanı olarak göreve başlayanın” şeklinde düzenlerdi. Seçilme ve göreve başlama ayrı kavramlardır.Anayasa’yı Erdoğan’ın kişisel ve siyasi ikbaline göre eğip bükmek kabul edilemez. Yine Erdoğan’ın göreve başladıktan sonra yurt gezilerine çıkacağı ve 2015 seçimleri öncesi AKP’ye destek vereceği anlaşılıyor ki böyle bir fiil açık bir anayasa ihlali olur.
Yazıyı Yemenli hadis nakledicisi sahabe Ebu Hureyre’den İmam Buhari’nin derlediğiPeygamberin bir hadisiyle bitireyim.
“Siz, baş olmak isteyeceksiniz, hem de büyük bir istekle. Ancak bu, sizin için kıyamette bir pişmanlık olacaktır. O yüksek makam ne güzel sütannedir! Ondan ayrılmak da memeden ayrılmaktan zordur.”
www.umitkardas.com
twitter.com/umit_kardas
Yazarlar
-
İlker DEMİRLAİKLİK DEMOKRATLIK MIDIR? 27.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANTerörsüz Türkiye’yi neden halka anlatamıyorlar? 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMKürşat Timuroğlu’nun anısına 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kahveciİktidarın ‘seçim argümanı’ ne olur? 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürk Siyasetinde Belirleyici Olan Dinamikler 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUDünyayı aldatamıyordu Trump, ülkesi, halkı da uyanmaya başladı… 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUKemalistin bilinç altı 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO’da tartışma yaratan sunum: ‘Seks sektöründe 100 bin kadın ve kız çalışıyor’ 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLaikliği savunmak bir özgürlük, bir hak ve yurttaşlık görevidir 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞHukukun her alanında gerileyen Türkiye 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBütün otokratların dilinde aynı hikaye 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENSuriye… Kürtler için acı bir anlaşma… 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranRojava’da “Gün batımı!” 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDünya bildiğin gibidir 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURCereyanda kalan fikirler… 25.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünMedeniyetler savaşı mı başladı? 25.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Darbe anayasası’ 25.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA"TKP 7. KONGRESİNİN "NEREDE KALMIŞTIK" İFADESİNİ DOĞRU ANLAMAK" 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRAİHM ve AYM kararlarına uyulmalı tavsiyesine ihtiyaç var mıydı? 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENSiyasette mertlik-ahlâkîlik 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerKÜMELEŞMELER VE ORTAK RUH HALLERİ ÜZERİNE 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZYirmibir yıl sonra: ‘Büyük Devlet’ sözüne ne oldu? 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİTarımda bitmediysek bu iftarlar niye pahalı? 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKSadece bir örgütün kendisini feshetmesi değil bu 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞSON ÇİVİ... 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERUmut hakkı tartışması 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRKutuplaşmalar gündelik hayatı belirliyor; toplumsal güven zemini nasıl onarılacak? 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakGeliyorum diyen krize dikkat! 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarOrtadoğulu erkekler 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALAltmış sayfalık umut… 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞCHP sağa açılmayı yanlış mı anladı acaba? 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhan ÇETİNŞaşırdık mı? Hayır! 22.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezLaiklik 100 yaşında: Elbette birlikte savunmalıyız 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNBaşkanın tüm tarafları 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENAnadili, kimin dili! 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraUmut Hakkı 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanTürkiye’nin Ak Partili aydınları ve yargıçları Amerikan Yüksek Mahkemesi kararını okur mu? 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNTop Artık Meclis ve İktidarda 20.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENEve Dönüş 20.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları













































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.02.2026
22.01.2026
13.12.2025
4.11.2025
17.10.2025
1.10.2025
7.09.2025
1.09.2025
27.08.2025
7.08.2025