Ümit KARDAŞ
Çok partili hayata geçildiğinden bu yana Türkiye demokrasisinin en büyük sıkıntısı, sosyal demokrasiyi temsil edebilecek, iktidara aday bir partinin olmayışıdır. CHP, devlet partisi olarak kurucu bir görev yapmış, tek parti olarak 6 okta mevcut ilkeler çerçevesindeki icraatlarıyla, 1950’ye kadar tarihsel bagajı dolu olarak gelmiştir. Bu döneme kadar uygulanan politikalarla mağdur büyük bir kesim yaratılmış, parti halkçılık ilkesini benimsemesine rağmen dayatmacı, seçkinci ve elitist tavrıyla halkla iletişim kuramamıştır. 1972 yılına kadar CHP’nin sol denebilecek ve sosyal demokrasiyi temsil edecek bir durumu bulunmamaktaydı, hatta sağ muhafazakâr partilerin statüko karşısındaki politikaları onları değişimin öncüsü yapıyordu.
1972 yılında ilk defa Bülent Ecevit, partinin tarihsel bagajıyla bir yüzleşmeye girmeden “Ortanın Solu” programıyla halkla ilişki kurarak partiyi sola doğru esnetiyordu. Ecevit’in açtığı parantez CHP’yi seçim kanununun özelliği nedeniyle zorlanarak da olsa iktidara getiriyordu. Kıbrıs Harekâtı ve 12 Eylül ile bu dönem sonlanıyor ve parti kapatılıyordu. 1980’den sonraki dönemde, SHP, sol boşluktaki yeri doldurmaya çalışırken, 1992’de CHP’nin açılması ve 1995’te SHP’nin bu partiye katılmasıyla parti, Deniz Baykal başkanlığında erken cumhuriyet dönemine doğru yelken açıyor, tek parti dönemindeki devlet partisi geleneği güne taşınıyordu. Statüko ve kurumlarıyla birlikte siyaseti bloke etme, seçkinci ve elitist yaklaşımlar, türban ve laiklik üzerinden iktidar ve güç mücadelelerine eklemlenme, asker ve yargı bürokrasisiyle ittifak etme dönemi yaşanıyordu. Bu ittifak nedeniyle adeta iktidarda olduğunu hisseden Baykal, siyasi iktidar konusunda hiç de hevesli gözükmüyordu. Böylece CHP, tarihsel bagajını taşırıyordu.
2002’de AKP, halkı deli gömleği içinde tutmaya çalışan statükoya karşı değişim isteyen kitlelerin umudu olarak iktidara geliyor, buna karşılık zaman tünelinde kalmış CHP Baykal başkanlığında iktidardaki partiye karşı siyaset dışındaki unsurlarla birlikte ittifaka giriyordu. Ancak arkasına AB’nin ve demokrat unsurların desteğini almış AKP, halkta karşılığını bulmuştu. Darbe teşebbüsleri, parti kapatma girişimleri, cumhurbaşkanlığı seçimini engelleme girişimleri boşa çıkarılıyordu. Darbe yapamayan ve siyasi alandaki müttefikini ve başkanını da başarılı bulamayan statüko, artık siyasi başarı istiyordu. Baykal ile bu başarının sağlanamayacağına inanan bu güç ahlak dışı bir kaset komplosuyla CHP üzerinde operasyon yapıyordu. Baykal gitmiş, partinin başına Kılıçdaroğlu getirilmişti.
Peki, Kılıçdaroğlu’ndan beklenen neydi? Partiyi iktidara taşımak. Ama nasıl? Hiç değişmeden, statükoyu koruyarak, halkın değerlerini ve beklentilerini dışlayarak. Yani zaman tünelinde kalarak iktidar olabilmek. Oysa AKP iktidarı, 2011’den bu yana ters bir istikamette gidiyor ve yıpranmışlığı nedeniyle muhalefet partisine iktidar olma şansı veriyor.
Muhalefet alanını sol ve demokrat olmayan ama sanki sosyal demokrasiyi temsil ediyormuş gibi tıkayan CHP evrilebilir mi? Çok zor. Yeni bir partinin oluşması CHP var olduğu sürece daha zor.
Yine de CHP nasıl evrilebilir sorusuna da cevap aramak gerekir. İlk olarak CHP’yi eski statükonun yanında zaman tünelinde tutmaya çalışan unsurların etkisizleştirilmesi ve böylece parti adına tutarlılık sağlanarak halk nezdinde güvenin sağlanması, ikinci olarak görüşü ne olursa olsun demokrat unsurların ön plana çıkarılması, üçüncü olarak seçkinci ve tepeden hükmedici yaklaşımlardan vazgeçilerek vatandaşla yüz yüze ilişkiler geliştirilmesi zorunlu.
Ancak bütün bunlardan önemlisi partinin tarihsel bagajını boşaltarak, kendi tarihiyle, gerçeğiyle ve yanlış politikalarıyla yüzleşerek önünü açıp, halk kesimleriyle barışması gerekiyor.
Ve nihayet demokrasi, özgürlükler, hukuk devleti, hukuk güvenliği, ekonomik gelişme, istihdam, gelir dağılımı ve sosyal adalet alanlarında değişim vaat eden bir program. Bunun için6 oktaki ilkeleri aşağıdaki gibi tanımlamak.
Demokrasiyle taçlanmış cumhuriyet, Barışçıl yurtseverlik, Sosyal devlet, Hukuk devleti, Demokratik laiklik, Devamlılık içinde değişim.
Değişim buna denir ve CHP bunun sonucu iktidar olabilir. Yoksa başkan değiştirip, makyaj yapmakla zaman tünelinden çıkılmaz.
www.umitkardas.com
twitter.com/umit_kardas
Yazarlar
-
İlker DEMİRLAİKLİK DEMOKRATLIK MIDIR? 27.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANTerörsüz Türkiye’yi neden halka anlatamıyorlar? 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMKürşat Timuroğlu’nun anısına 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kahveciİktidarın ‘seçim argümanı’ ne olur? 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürk Siyasetinde Belirleyici Olan Dinamikler 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUDünyayı aldatamıyordu Trump, ülkesi, halkı da uyanmaya başladı… 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUKemalistin bilinç altı 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO’da tartışma yaratan sunum: ‘Seks sektöründe 100 bin kadın ve kız çalışıyor’ 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLaikliği savunmak bir özgürlük, bir hak ve yurttaşlık görevidir 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞHukukun her alanında gerileyen Türkiye 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBütün otokratların dilinde aynı hikaye 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENSuriye… Kürtler için acı bir anlaşma… 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranRojava’da “Gün batımı!” 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDünya bildiğin gibidir 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURCereyanda kalan fikirler… 25.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünMedeniyetler savaşı mı başladı? 25.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Darbe anayasası’ 25.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA"TKP 7. KONGRESİNİN "NEREDE KALMIŞTIK" İFADESİNİ DOĞRU ANLAMAK" 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRAİHM ve AYM kararlarına uyulmalı tavsiyesine ihtiyaç var mıydı? 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENSiyasette mertlik-ahlâkîlik 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerKÜMELEŞMELER VE ORTAK RUH HALLERİ ÜZERİNE 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZYirmibir yıl sonra: ‘Büyük Devlet’ sözüne ne oldu? 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİTarımda bitmediysek bu iftarlar niye pahalı? 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKSadece bir örgütün kendisini feshetmesi değil bu 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞSON ÇİVİ... 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERUmut hakkı tartışması 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRKutuplaşmalar gündelik hayatı belirliyor; toplumsal güven zemini nasıl onarılacak? 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakGeliyorum diyen krize dikkat! 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarOrtadoğulu erkekler 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALAltmış sayfalık umut… 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞCHP sağa açılmayı yanlış mı anladı acaba? 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhan ÇETİNŞaşırdık mı? Hayır! 22.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezLaiklik 100 yaşında: Elbette birlikte savunmalıyız 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNBaşkanın tüm tarafları 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENAnadili, kimin dili! 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraUmut Hakkı 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanTürkiye’nin Ak Partili aydınları ve yargıçları Amerikan Yüksek Mahkemesi kararını okur mu? 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNTop Artık Meclis ve İktidarda 20.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENEve Dönüş 20.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları













































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.02.2026
22.01.2026
13.12.2025
4.11.2025
17.10.2025
1.10.2025
7.09.2025
1.09.2025
27.08.2025
7.08.2025