Abdurrahman Dilipak
Allah (cc) cahillik yapanların işlerini sarp dağlara sardıracağını söylüyordu, insanoğlu ıslah edici olduğu iddiası ile işleri içinden çıkılmaz hale getirdi. Ve şimdi de diyor ki, bırakalım işler insan eli ile düzeltilemeyecek kadar bozulsun, böylece Tanrıyı kıyamete zorlayalım Haşa Rab İsa mecburen gelsin ve bu bozulan düzeni düzeltsin.
Dünyada siyaset, iktisat, toplum hayatı ile ilgili düzen insan eli ile bozuldu.
Ve Allah (cc) onların üzerine pislik yağdıracağım dedi. Ve uçaklarla havadan üstümüze zehir yağdırıyorlar. Zehir soluyoruz. Hava, su, toprak kirlendi. Midemiz çöplüğe döndü, bu satanist pedefolikler ta damarlarımıza kadar sızdılar. Ve insanlar, hani peygamberimiz demişti ya “gün gelecek insanlar rehber edindikleri kişiler kertenkele deliğine girseler, onlar da peşinden aynı şeyi yapacaklar. Çevrenize bakın, liderler, şeyhler, modacılar ne derlerse, birileri aynen onu yapıyorlar. İnsanlar domuz sürülerine ve maymunlara döndürüldü adeta. Şimdi sıra onların akıllarını sınırlandırmaktan öte ele geçirip, hormonlarına müdahale edilerek, onların algı ve duygularını yönlendirmeye geldi sıra. Baksanıza pedefoliye özgürlük bayrağı açmaya geldi sıra. Bir sonraki adımları ensest!
Hz. Lut zamanında bu kadarı olmadı. Gök gürledi, yer sarsıldı ve başlarına taş yağdı.
Yeşil kuyruklu yıldızı bekleyin. Önce Tarık gelecek, elinde o yeşil kırbacı, yılan gibi kıvranan, sağa-sola, aşağı yukarı savrulan kuyruğu ile başınıza taş yağdıracak, gökten sizin yaptığınız ne varsa başını yağdıracak.
Yakında yerden ve gökten İsrafil’in sesini duyacaksınız, Şimşek sesleri arasında gök gürlemesi gibi, yerden garip sesler gelecek. Fırtınaların ıslık sesi ya da her şeyi yerden alıp göğe savuran, denizleri kaldıran, gemileri deviren hortumların arasında onun sesini duyacaksınız
Yüksek evler yapmaya devam edelim. Hortumlar, deprem kadar yıkıcı olabilir. Rüzgâr evlerinizin çatısını başınızdan alıp, o camlarınızı kırıp, o süsleyip bezediğini evlerinizin içinde ne varsa göğe savurabilir
Dolular ekinlerini yenilmiş ekin tarlalarına çevirebilir. Fareler, akrepler, yılanlar şehirlere inebilir. Köpekler bile toplu halde şehirde ovada terör estirmeye başladı bile. Ateş topları, ormanlarınızı, ekinlerinizi, evlerinizi, işyerlerinizi yakabilir.
Siz Hz. İbrahim’in, Hz. Musa’nın peşinden gitmeyi bırakırsanız, o zaman su insanı boğar, ateş yakar, bunu bilesiniz. Ebabil kuşlarını hatırlayın, başınıza taş yağar taş, hani şu meteorlar var ya, siz yıldız kaydı zannedersiniz, kayan sizin hayatınızdır.
Dağ üzerinize yürür, ova yere batar, göğü duman kaplar, volkanlar patlar, ülkeniz Sodom ve Gomore’ye döner. Dakameron’un aşk hikâyelerini yaşamak isteyen Agartha, Epsteinin pedefolik sananistleri Pompei için Caligula’nın ayak izlerinde yürüyorlar. Siz karnaval yapmaya devam edin LGBT’li, Aliice sevdalıları ile birlikte.
Dikkat edin, o akıllı şehirleriniz, akıllı evleriniz, akıllı otomobilleriniz, akıllı telefonlarınız sizin dost edindiğiniz ajanlarınızdır. O işinizi kolaylaştıran yardımcılarınız sandığınız şeyler sizin celladınız olabilir. Onlar üzerinden tek TIK’lık canınız var biliyor musunuz.
Kudüs konusunda, “içimizdeki beyinsizler”in işlediklerine bakıyor musunuz? Gazze’lilere yardım etmiyor, aksine onların katilleri karşısında suskunluğunuz yetmiyormuş gibi, uluslararası sistemle birlikte hareket etmekten söz ediyor, onların yardımını bekliyorsunuz değil mi? Sonra da Ebabil kuşlarını çağırıyorsunuz. O zaman bekleyin bundan sonra olacakları… Ebabil kuşlarının başlarına ateş parçacıkları yağdıracağı fil ordularının peşinden gidenler de o ateşten paylarına düşeni alacak. ABD’de demokratların amblemi eşek, cumhuriyetçilerin amblemi Fil’di değil mi? Trump bu hafta Time’a kapaktı ve Trump İsrail’le Biden’den daha fazla sahip çıkma taahhüdünde bulunuyordu, geçmişte de bunu yaptığını söylüyordu. Öyle ya Dahlan senaryosu, Siyonist Filistin senaryosu onundu ve işi damadı Kushner takip ediyordu.
Davud Aleyhisselam da bizimle, Ebabil kuşları da bizden yana olur, eğer sıratı müstakim üzere olursak.
Artık Netenyahu son kullanma tarihini geçirdi. Kızıl düveyi kurban edemedi. Şimdi birileri kızıl düve yerine kurban edecek. Ama o kızıl düveyle birlikte onunla birlikte hareket edenler de sanırım aynı akıbeti paylaşacaklar. Yakında VİP CIP birilerinin vefat haberlerinin ardından ilginç biyografileri okursak, bu sürpriz olmasın… Eceli gelmeden insan ölmez de, su testisi su yolunda kırılır. Belki onların ecelleri de böyle gelecektik. Zaten artık o akıllı evlerde oturanların, akıllı işyerlerinden işlerini yönetenler, akıllı otomobillerle seyahat edenlerin akıllı telefonlar kullananların tek TIK’lık canını var… Onlar da, ölümün nerede, ne zaman geleceği bizim için bilinmez de, şimdiden her ihtimale karşı vasiyetlerini, eğer günahlarının hafifletilmesini ümit etmek istiyorlarsa, itiraflarını yazmaya başlasalar iyi ederler.
Tekrar hatırlatalım Ebabil kuşları sadece haddi aşanları değil, onların peşine takılanları ve onlar karşısında sessiz kalanları da vurabilir. Ebrehe’nin zihniyet ikizlerine dikkat. Ya da Goliath/Caludun safında olanlar, Talud’u zayıf görmesinler, onları yıkmaya genç Davud’un sapan taşı yeter, Gazze örneğinde görüldüğü gibi, Gazze cephesinde bana göre Hz. Musa, Hz. Harun, Hz. Yuşa, Hz. Davud ve Hz Süleyman’ın, Hz. Üzeyir’in Hz. Zekeriya’nın, Hz. İsa’nın ruhaniyeti Hz. Muhammed’le birlikte müminlerle yardım ediyordu… Siyonistler Calud’un askerine dönüştürülmüşlerdi. Ateşkes olsa da Gazzeli çocukların çığlığı, o Siyonistleri uykularından uyandıracak, onların peşlerini asla bırakmayacaklar. Kehanetleri boşa çıktı… Kadınların ve erkeklerin Lady Macbeth’in elleri gibi kan kokuyor. O kan kokusunu hiçbir sabun, hiçbir deterjan, hiç bir parfüm silemez. Her gök gürlemesinden korkacaklar, her çocukta o şehitlerin yüzünü görecekler. Kutsal kitaplarını okurken ya da dinlerken, kendilerinin lanetlendiğini anlayacaklar… Hz. Hz. Musa’nın “Dinle ey İsrail”i kabusları olacak!
Hayır, sizin için, eğer tövbe etmeyecekseniz, eğer tövbe kapıları yüzünüze kapanmışsa, artık ne bu dünyada, ne öbür dünyada rahat yüzü görmeyeceksiniz. Şeytanınız sizi kandırdı, döktüğünüz kanda boğulacaksınız. Kutsanacağını zannediyordunuz, lanetlendiniz!
Eğer bir ateş kes olsa da, geçmiş geçmişte kalmayacak. Bugünün bir de yarını bir İlahi adalet divanı var… Herkes, kim olursa olsun, yaptığının karşılığı görecek…
Artık, zamanı, mekânı, maddeyi, enerjiyi, yer çekimizi konuşuyoruz. Mikro çiplerin yerini nano çipler alıyor. Global network insanı nesneleştiriyor. Kuantum bilgisayarlarla artık gizli olan bir şey yok. Bio Hackerlerden söz ediyoruz. Evet, artık canlıların tek TIK’lık bir canı var artık. Yapay zekaya entegre otonom insanımsı robotlar, ortamdaki enerjiyi soğurarak insanın yerini almaya başladı bile.
İnsan kendi kıyametini hazırlıyor sanki. İnsanlık kaçtığını zannettiği şeye doğru koşuyor. Bu gidişle insanlık için “Tarihin sonu” tekno kıyametle gelecek. Bunun için global dayatmalara karşı tüm dünyanın özgür insanları birleşerek, global tehditlere karşı global bir cephe oluşturarak HAYIR demeliyiz. Dünya, bölgemiz ve ülkemiz diken üstünde. Zor zamanlardayız. Daha sabırlı olalım. Dini, etnik, ideolojik, politik, felsefi kanaat farklılıklarımıza rağmen, akıllı, dürüst ve cesur insanlar birlik olmalıyız. Birbirimize karşı kazanacak bir zaferimiz yok. Birileri bizim kanlarımız ve gözyaşlarımız üzerinden kendilerine iktidar ve servet damıtmak isteyebilir. Bizim birlikte kazanacak tek zaferimiz var. Gelin adalet, barış, hürriyet ve bu erdemler temelinde birlik olalım.
Selam ve dua ile…
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları






































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.09.2025
3.08.2025
26.08.2024
5.08.2024
4.06.2024
27.05.2024
20.05.2024
5.05.2024
29.04.2024
22.04.2024