Ahmet AY
Cumhurbaşkanı'mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Diyarbakır'a yaptığı son ziyaret sırasında kendilerine yeni çıkacak kitabımla ilgili bilgiyi arz ettikten sonra bir kapak fotoğrafı lütfettiler. Kendilerine kitabın ANADOLU KIYAMI olduğunu ve Anadolu'nun şahlanışını kendilerinin üstlendiğini anlattığımda, “Bizim Anadolu yürüyüşümüz, şahlanışımız elhamdulillah bin yıl önce başladı ve inşaallah ilelebet devam edecek” demişlerdi mealen.
Evet, bu yürüyüş bin yıl önce başlamıştı, Türklerle Allah'ın kardeş kıldığı Kürtlerin birlikte başlattıkları bu yürüyüş ümmetin, mazlum ve mağdur halkların bugün de dualarla temenni ettikleri kutlu yürüyüştü. 750 yıl süren bu yürüyüşü durdurmak için seferber olan garb, nice zaman sonra bütünlüğü bozulan milletin önünü kesebilmişti.
Sonrasında çok acılar yaşandı. Toplumu ötekileştirenler ülkenin yerinde saymayı toplumsal zenginliğe tercih ettiler. Bu yüzden bir asrı aşkın süredir toparlanmamıştık.
Red ve inkâr politikasını asimilasyon takip etmiş, toplumun kodları ile oynanarak adeta kendi kendimize düşman olmuştuk. Asırlarca kardeşliğin destanlarını yazanlar birbirine yabancılaşmış, “kardeşiz” diyenler çeşitli yaftalarla işbirlikçi ilan edilerek dışlanmıştı.
Bu gidişatın önüne geçmek devletten ziyade toplumsal dinamiklerin işiydi. Zaman zaman Batı'dan Doğu'ya gelerek kardeşliği yeniden pekiştirmek isteyenler ne hikmettir bunu sürdürmekte kararlı davranmadılar, oysa inancımızda hayırlı amel süreklilik arz eden ameldi.
İstanbul sürdürmede kararlı. Kadir Topbaş Başkanın bilhassa 2007 ve sonrasında Diyarbakır için yaptığı kalıcı hizmetleri unutacak değiliz. Bunun sürüyor olmasından büyük memnuniyet duyuyor Diyarbekirli.
Ramazan ayı mübarektir, duyguları halis olanları kat be kat hayır ve sevapla buluşturma özelliğine sahiptir. Bu ayın bin aydan hayırlı gece barındırdığını bilenler boş durmadılar. Hayırda yarıştılar, yoksula koştular, garibana sarıldılar, kimsesize kimse olmak için uğraştılar. Bütün bu çabalar indallahta hayır ve hasenat olarak kabul görür. Ancak, öyle çabalar var ki bire bin olarak İlahi dergâha varır. Kardeşlik ve dayanışma gayretleri bu çabalardandır.
İstanbul Ak Parti İl Başkanlığının tertiplediği Diyarbakır iftarından bahsediyorum. Hayır, verdiği iftarın yemeği elbette makbuldür, asıl değerli olan gelen misafirlerin samimi, halisane ve İslam kardeşliğinin nümûnesi duygularla bu kadim şehrin insanlarıyla muhabbetleriydi.
Öncelikle Dr. Selim Temurci ve ekibini tebrik ediyorum, Allah ecirlerini zayi etmesin. Halk kendisine çok duacıydı. Cadde cadde ziyaretlerinden sonra her masayı dolaştı, herkesle ayrı ayrı tokalaştı, derdini anlatanları sabırla dinledi. Evi gibi olan (‘gibi' fazla oldu geri alıyorum) Diyarbakır'da ev sahipliğini tam anlamıyla yerine getirdi Selim Temurci. Kendisi ilan etti “İstanbul Diyarbekir'in kardeşidir” diye.
Programın turistik seyahate dönüşen hiçbir yanı olmadı. Herkes aynı duygularla halkın içine karışıp onların hüznüne ortak olmak istemişti. İsmini yazmamı istemeyen bir İlçe Belediye Başkanı “keşke onların sıkıntılarının en az yarısını yüklenebilseydim, bunu Allah bize lütfeder mi bilmem” diyerek essah kardeşliği sözlerine döktü.
Daha bir hafta önce İsmet Öztürk başkanlığındaki Ak Parti Bağcılar İlçe Teşkilatı ve Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı ve heyeti Sur'u ziyarete gelmiş Diyarbekirliler bu ziyaretten oldukça memnun olmuşlardı.
Geçtiğimiz Cumartesi günü de Ak Parti İstanbul İl Başkanlığı ve İlçe Teşkilat Başkanları ile İlçe Belediye Başkanları Diyarbakır'daydılar.
Programdan sonra iki gün şehri gezdim. Gelen misafirlerin nasıl bir iz bıraktıklarını öğrenmek istedim. Heyetin gittiği yerlere gidip bir önceki gün kendilerine gelen misafirlerle ilgili Diyarbakırlıların duygularını öğrenmek için, “dünkü ziyareti nasıl buldunuz?” diye sordum.
Halk çok memnundu, kadirşinastır Diyarbekirli, gerektiğinde eleştirmesini iyi bilir, lakin bu aziz şehrin insanı güzellikleri takdir etmesini daha iyi bilir.
Yaşını başını almış Hasan K. “Bize Sultanbeyli Belediye Başkanı Hüseyin Keskin geldi, adamın gözlerinde yüreğinin derinliğinden, imanından kaynaklanan kardeşlik bakışları vardı, dün evime hırsızlar girmişti, ne varsa götürmüşlerdi, onun sevgisi, samimiyeti bana derdimi unutturdu, Allah kendilerinden razı olsun”diyerek memnuniyetini anlattı.
Aynı soruyu M. Ali'ye sordum, Fırat, “Biz yabancı değilmişiz, bir ara kendimi Sultanbeyli Belediye Başkanı ile aynı evde büyümüşüz sandım, derdimiz bir dermanımız birmiş” tespiti aslında içtenliğin, samimi duyguların göze ve dile dökülürken nelere kadir olduğunu anlatıyordu. Diğer biri ise, “Başka zaman misafirimiz olsun, fakirhanemizde ağırlamak isteriz Hüseyin Başkan'ı” diyordu, duyurulur.
Bir teyze, “Başkanmış, Ahmet adında Çekme Belediyesinin - Çekmeköy Belediye Başkanı Ahmet Poyraz - lazdı Ahmet oğlum, evladım gibi gördüm” sözleri Ahmet Poyraz'ı hakikaten evladı gibi bildiğini gösteriyordu. Teyze, “O oğluma söyleyin yine gelsin, bu sefer bana misafir olsun” diye de tembihledi. Ahmet Poyraz Beye duyurulur.
Ahmet Misbah Demircan için yaşlı amca, “Elime sarılması yüreğimi tutar gibiydi, ağladım” dedi. Bunları anlatmamın sebebini anladınız, yüreğin yüreğe el vasıtasıyla, göz vasıtasıyla, dil vasıtasıyla değmesi mucizevi niteliklere sahiptir.
Duygulanmıştı, “Vekî çil sale ji Diyarbekireye/Sanırsın kırk yıldır Diyarbekirli” dedi Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı İçin Ve “haskirina wî bi dil bu/sevgisi yürektendi” diyordu.
Esenler Belediye Başkanı M. Tevfik Göksu için Hacı Ali, “Ben bu yaşıma kadar böyle bir insan görmedim, elini bırakmak istemiyordum, bizi ciğerinden sevdi” sözleri, sevgideki samimiyeti anlamanın yaşla değil, yürekle ya da onun tabiriyle “ciğer” ile feraset ile alakalı olduğunu anlatıyordu ve eşi de Ali'yi tasdik ediyordu.
Ümraniye Belediye Başkan'ı Hasan Can için kafiye ile yürek uyumu vardı, yaşlı amca,“Hasan Can bu navé wî, we kî can bu/Hasan Can idi onun adı, can gibiydi” diyordu.
Genç Hasan ve arkadaşı Hatice, “Teşkilat başkanıydı Celal Erdoğan abi, ne kadar samimiydiler” derken Hatice devam etti, “Celal abi bizi bırakmak istemiyordu, ayrılırken hepimiz hüzünlendik” diyerek o kısa zaman içinde romanlara konu yürek, pardon “ciğer” tespiti yapıyordu.
Saymakla bitmez, lakin Ercüment Sever ile ilgili anekdotu paylaşmazsam yazı eksik kalır, Azize abla, “Güngören başkanıydı, Ya Rabbi babasız büyüdüm, sanki babamdı. Bizi dinlerken gözleri doldu, neden daha sık gelip misafirimiz olmuyorlar” diyordu.
Evet, Selim Temurci ve ekibi, Hüseyin Keskin, Ahmet Poyraz, Ahmet Misbahlar, Celal Erdoğanlar, Ercüment Sever, Hasan Can, Tevfik Göksu, Şadi Yazıcı ve diğerleri D. Shayagan'ın deyimiyle “Selimiye'yi yapmış sonra da onun gölgesinde yatanlar”dan olmamışlar, Allah kendilerinden razı olsun.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.04.2019
13.04.2019
8.02.2019
27.03.2019
25.03.2019
6.02.2019
21.02.2019
6.02.2019
4.02.2019
26.01.2019