Ahmet AY
Bu köşeyi takip edenler bilirler ki 3-4 yıldır ABD ile yollarımızın ayrılacağını, NATO’nun miadını doldurduğunu hatta BM’nin uzatmaları oynadığını söyler dururum.
Yeni bir dünya kuruluyor, yenidünya düzeni çok can alacak, çok devlet yıkacak ve yeni pek çok devletçikler kuracak. Bir asrı doldurmadan 3 kere el değiştiren dünya dördüncü “sahibini” bulacak. Bugün Suriye, Irak, Afganistan, Libya, Cezayir, Yemen, Sudan yani baştan başa İslam dünyasında olan biteni bu minvalde okumalıyız.
2. Dünya Savaşı konsepti sona erdi
Malumunuzdur, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra çift kutuplu (ABD/NATO-SSCB VARŞOVA PAKTI) yeni bir dünya düzeni kurulmuştu. Soğuk savaşın bütün tonlarını yaşatan bu süreç 1991’de yerini dünyanın tek patronu Amerikan İmparatorluğuna bıraktı. Artık ABD sadece NATO ülkelerine değil hem NATO’ya aldığı yeni ülkelerin hem de “çevre” ülkelerin bu yeni düzendeki rolünü dağıtıyordu.
ABD Balkanların parçalanışı ve bilhassa Bosna Savaşı sürecinde dünyanın kendilerine ne kadar mecbur ve muhtaç olduğunu gösterdi. Çünkü bir türlü durdurulamayan katliamlar ABD’nin harekete geçmesi ile sona erdi. Bunu Afganistan ve yarım kalan Irak işgalleri takip etti.
ABD bu operasyon ve işgallerle dünyaya, hiçbirinizin benden müstağni olmanıza izin vermiyorum dediğini biliyoruz. Dikkat ederseniz ABD’nin son yıllarda ceza kesmediği NATO ülkesi kalmadı. Kâh Almanya’ya milyar dolarlara varan cezalar kesiyor, kâh İngilizlere, Fransızlara, Türkiye’ye, Hollanda’ya. Suudilerin el konulan 800 milyar dolarından ise 5 yıldır haber alınamıyor. ABD’nin Kuzey Kore, Rusya, İran gibi ülkelere de kestiği cezaların haddi hesabı yok.
Vergiyi, zekatı, haracı kim alıyor, topluyorsa onun hakimiyeti kabul edilmiş olur. ABD de dilediği ülkeye ceza kesiyor ve bu ülkeler de itiraza mecal bulamıyorlar. Bu ABD’nin zorbalığına teslim olmaktan başka bir şey değil.
İsteseniz de İstemeseniz de…
Şubat 1950’de Amerika Birleşik Devletleri Dış İlişkiler Kurulu şöyle bir karar alır:
“İsteseniz de istemeseniz de, zor ya da rıza ile dünyayı biz yöneteceğiz.” 2. Dünya Savaşı’nda kullandığı atom bombası ile dünyaya gözdağı veren ABD kendisini dünya hakimi ilan eder ve SSCB’nin yıkılması ile birlikte bu amacına ulaşır.
Lakin;
2. Dünya Savaşı ve SSCB’nin dağılmasından sonra ABD liderliğinde kurulan düzensizlik düzeni (kontrollü kaos) Çin ve Rusya’nın yükselişi ile bozulmaya başladı. ABD’yi nefessiz bırakan trilyonlarca dolarlık borç, Avrupa‘nın ABD’den rahatsızlığı da tek kutuplu dünyaya itiraz seslerini arttırdı.
Bütün bu yaşananlardan sonra ABD patronajındaki dünyanın sonuna geldiğimizi ABD de gördü. Tabi, Pentagon ve karşıtları arasındaki mücadele ABD’nin çöküşünü hızlandırdı ve ABD yeniden kontrolü ele geçirmek için saldırgan politikalara başvurdu.
Büyük güçlerin bu coğrafya ile ilgili bütün planları Uzakdoğu’yu da Pasifik kıyılarını da etkiliyor. Çin enerjisini bu coğrafyadan temin ediyor dersek meram anlaşılmış olmalıdır. Yani bu coğrafya dünya hakimiyeti için olmazsa olmazdır.
Coğrafyamızın bu önemi, üzerinde kanlı savaşlar çıkarmaya yeter, zira Ortadoğu kimde ise dünya liderliği ondadır.
Yalnız burada önemli bir ülke var, bütün oyunların bozulduğu ya da planlandığı gibi bitmesine mani bir devlet:
Türkiye. Evet, Türkiye bu bölge üzerinde oynanan bütün oyunları bozan bir ülke olma özelliğine ve gücüne sahip. Çünkü oynanmak istenen son oyun 100 yıl önce yarım bırakılan hesabın tamamlanmasına hizmet ediyor.
Türkiye’nin bölünmesi.
S-400’lere ihtiyacımız da ABD’nin buna karşı çıkışının da altında yatan gerçek bu;
Türkiye ağır saldırılara maruz kalabilir. Zira Türkiye’nin bölünme projesini dost ve müttefik ülkeler yürütüyor. Anlayacağınız “beka meselesi” seçim malzemesi değildi, AK Parti ve TV yorumcularının anlatamadığı beka meselesi dün de vardı, bugün daha da arttı.
Beka meselesi söz konusu olunca Türkiye yeni arayışlara girmek zorunda kalıyor. Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın, “Kendi göbeğimizi kendimiz keseriz” çıkışı budur.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.04.2019
13.04.2019
8.02.2019
27.03.2019
25.03.2019
6.02.2019
21.02.2019
6.02.2019
4.02.2019
26.01.2019