Ahmet TAKAN
Yine bir Pazar yazısıydı... 3 Aralık 2017'de "Kabine Revizyonunun Eli Kulağında" başlığı ile Meclis'teki bütçe görüşmelerinin ardından geniş çaplı bir kabine revizyonunun gündeme gireceğini detayları ile YENİÇAĞ okurlarına aktarmıştık. Bu hafta başından itibaren siyasetin ana gündem maddelerinden biri oldu. Kabine revizyonu yüksek sesle tartışılmaya başlandı. Maksadım; "Ben yazdım da bak aynen oldu" değil. Gazetecilik mesleğinin doğal gereklerini yerine getiriyoruz. Yine bir Pazar yazısında yine aynı konuya gireceğimden dolayı bu zorunlu girişi yapmak durumunda kaldım.
AKP Genel Başkanı R, Erdoğan "kabine revizyonu yok", Başbakan Binali Yıldırım da "ağanın lafının üstüne laf söylemem" dese de iktidar kanadında konunun saraydaki çalışma masasının baş köşesinde olduğu biliniyor ve açıktan kulislerde söyleniyor. Tek adam rejiminin bilumum korkulardan dolayı kimse kameraların karşısına çıktığında bildiği ve iştirak ettiği çalışmalar hakkında bile doğruları konuşamıyor. Herkesin kendisine göre bir çekincesi var!..
Devlet işleyişinde 16 Nisan referandumunun sonuçlarını somut olarak yaşıyoruz. KHK'larla yönetilen ülkede tek adam rejimi. Libya'dan, Mısır'dan, Suriye'den daha mı beter olduk? Tabloya bakarak varın ona da siz karar verin. Hazır "Libya" demişken -kabine revizyonu ile ilgili son sıcak kulislere geçmeden önce- R. Erdoğan'ın Fransa'ya gerçekleştirdiği asabiyet kat sayısı çok yüksek gezi hakkında ilginç (!) notlar paylaşacağım;
Erdoğan daha Paris'e gitmeden önce, Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un, Türkiye'de fikir özgürlüğü ve insan hakları uygulamalarını eleştiren sert mesajları kamuoyuna yansımıştı. Bu durum diplomatik temayüllere ve nezakete uymayan alışılmamış bir durumdu.Ancak, yaptığım küçük çapta bir araştırmada bu tavrın arkasında diplomatik bir krizin yattığı bilgisine ulaştım. Saray kaynaklarından edindiğim bilgiye göre, her zaman olduğu gibi Erdoğan'ın bu dış gezisinde de Dışişleri Bakanlığı diplomatları yine devre dışı bırakılmış. Erdoğan, Fransa'ya yapacağı ziyareti Paris ile diplomasi kanallarından görüşme yapılmadan. Macron'dan kesin teyit alınmadan duyurmuş. Macron, Erdoğan'ın Paris'e geleceğini duyunca, diplomatik kanallardan bu durumdan duyduğu rahatsızlığı iletmiş. Saray kaynaklarının ifadesiyle Macron'un sitemi, "beni bu şekilde kullanmanızdan rahatsızım" mealindeymiş. Anlayacağınız, Erdoğan'ın Paris ziyareti biraz (!) metazori gerçekleşmiş. Şimdi diyeceksiniz ki; "sen böyle yazıyorsun da.. Erdoğan Paris'e gitti, milyarlarca avroluk füze,uçak alımı anlaşmaları yapıldı. Bir de Erdoğan, Macron'a AB konusunda sert fırçalar attı." Ulaştığım bilgilerin çapraz sorgulamasını yaptığım diplomatik kaynaklar, bu duruma da şöyle izah getirdiler:
"Avrupa, Türkiye'yi NATO'da tutmak istiyor. Erdoğan'ın olası çılgınlıklarına karşılık onu idare etmek, Türkiye'yi Avrupa'dan koparmamak için durumu idare etme yoluna gidiyorlar. Bir de Suriyeli mültecilerin, başta Fransa olmak üzere Avrupa kapılarına dayanma korkuları ve riski var..."
***
ADSIZ'ın sıkı takipçileri, Bakanlar Kurulunda birbirleriyle sürekli kavga halinde ve hatta küs olan isimleri bilirler. Hatta, saray içi kavgaları da dizi film gibi izlerler. Bir Ankara klasiğinde kabine revizyonu konuşulduğunda ne olur?.. İsimler havalarda uçuşur. Şu anda da kulağıma gelen pek çok isim var. Ancak aralarından üçünü seçip, onlar hakkındaki kulis bilgilerini okurlarımıza ileteceğim:
Kabinenin en kavgalı isimlerinden İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, polislere, "uyuşturucu satıcısının ayağını kırmak polisin görevidir" demişti. İktidar kanadından Soylu'nun bu sözlerini -arası iyi olmadığı bilinen- Binali Yıldırım eleştirdi. Yıldırım, "ister İçişleri Bakanı ister sade bir vatandaş olun, hiç kimse hukukun üstünde değildir. Ceza da olacaksa hukuk içerisinde herkes karşılığını görecektir" diye Soylu'ya ayar verdi. Hem de Cumhurbaşkanlığı sözcüsü İbrahim Kalın'ın Süleyman Soylu'ya destek veren açıklamalarının hemen ardından!..
Yazının başında da belirttiğim gibi, kabine revizyonu Erdoğan'ın masasında kararını bekliyor. Soylu'nun geleceği hakkında saray da farklı kanaatler hakim. Bir grup, Soylu'nun koltuğundan olacağını ileri sürerken, bunların karşısındakiler, Başbakanlık koltuğuna oturacağını ve Binali Yıldırım'ın İstanbul Belediye Başkanlığı adaylığına sürüleceği için sahaya inmesi ve çalışmalara başlaması için kenara çekileceğini iddia ediyor. Saray kaynakları kulislerde, OHAL'in kaldırılıp kaldırılmayacağının tartışıldığı bir toplantıda Erdoğan'ın, "OHAL'in kaldırılmasına gerek yok. Ancak ortada çok fazla polis dolaşıyor. Görüyorum. Buna da gerek yok" diyerek rahatsızlığına ilişkin anekdotu paylaşıyor. Bakalım MHP Genel Başkan Yardımcısı Celal Adan'ın sarayda giriştiği lobicilik faaliyetleri ne sonuç verecek?..
Turpun büyüğünü yine sona sakladım!.. Kulağıma gelen en şok revizyon kulisi de damat Berat Albayrak ile ilgili... Damat beyin Dışişleri Bakanlığı koltuğuna oturacağı, Mevlüt Çavuşoğlu'nun da Başbakan Yardımcılığına kaydırılacağı iddiaları... Hatta, Albayrak'ın yakın çalışma arkadaşlarına, "Dışişleri Bakanlığı için hazırlıklarınıza başlayın" dediği. Saray kaynakları bu bilgiyi doğruladılar fakat, "Bu Berat beyin kendi isteği onu dillendiriyor. Kararı tabii ki reis verecek" dediler!..
Yazının sonu; her şeye çok iyi bakan (!) biri varken, hangi Bakanlıkta kimin oturduğu önemli mi?..
Kaynak Yeniçağ: Macron, "Kardeşim" olmayı reddetti!.. - Ahmet TAKAN
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları










































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.01.2022
1.12.2021
10.11.2021
13.10.2021
12.10.2021
9.09.2021
31.08.2021
4.08.2021
13.07.2021
6.07.2021