Ahmet TAŞGETİREN
Cumhuriyet’e operasyon...İç - dış kamuoyunu hareketlendirmesi kolayca tahmin edilebilecek bir iştir.Hatırlarsak, Can Dündar - Erdem Gül tutuklandığında Batılı ülkelerin Büyükelçileri Cumhuriyet gazetesine geçmiş olsun ziyaretinde bulunmuşlardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan gelebilecek tepkiyi tahmin etmemiş olamazlar ama onu göze almışlardı.
Birçok yazar ve yöneticinin gözaltına alındığı, evlerde arama yapıldığı son operasyonda da böyle bir tansiyon oluştu. Amerika’dan, Avrupa’dan yargılayıcı sesler yükseldi.
Aslında bir süredir Amerika ve Avrupa ile terörle mücadele konusunda ciddi farklılaşmalar yaşıyoruz. Öyle ki devlet yetkilileri “Zaman zaman müttefiklerimiz Türkiye’yi vuran terörün arkasında mı duruyor” sorusunu sormak zorunda kalıyor.
Cumhuriyet’e operasyon söz konusu olduğunda “Erdoğan Türkiyesi”ne, “medya özgürlüğü” üzerinden hücuma geçilmesi nerede ise olağan şüphelinin olağan tavrı durumundadır.
İşin Amerika - Avrupa tarafı böyle. Ama ne de olsa Cumhuriyet, Türkiye medyasının bir parçası ve hem “terörle mücadele” hem “medya özgürlüğü” konusunda duyarlılık, medyadaki herkesin önemsemesi gereken bir durum.
Bir medya organının “teröre muzahir olması, desteklemesi” de kabul edilemez, terörle mücadelenin yönteminin eleştirilmesinin, teröre destek gibi değerlendirilip medya özgürlüğünün engellenmesi de...
Cumhuriyet nerede duruyor?
Hükümet adına hem Başbakan Yıldırım, hem Başbakan yardımcısı Kurtulmuş, konunun yargıyı ilgilendirdiğini ifade ederek, bir bakıma özgürlük sorgulamalarını savuşturdular.
Evet bir yargı süreci var. Bir yandan Cumhuriyet’i yöneten vakıftaki işlemler sorgulanıyor, ama asıl tansiyon yükselmesi yazarlara yönelik soruşturma ile ilgili. Orada Başsavcılığın “FETÖ/PDY ve KCK/PKK terör örgütlerine muzahir olma (arka çıkma) ve üye olmamakla birlikte adına suç işleme” gibi bir ithamı söz konusu.
Baktığımızda;
PKK ve FETÖ’ye karşı mücadele çığırında Cumhuriyet’in dilinin diğer medyadan ayrıştığı açıktı.
Cumhuriyet oldukça sert bir muhalefet dilini tercih etmekte idi.
FETÖ’ye karış mücadelede, FETÖ’nün her renge bürünebildiği kanaatinden yola çıkarak, Cumhuriyet’in arka planda o yapı ile bağlantılı olabileceği izlenimi bile inandırıcı bulundu.
Bu arada TIR operasyonundan bu yana, Türkiye’nin uluslararası platformda “Ortadoğu’da DEAŞ terörüne destek verdiği” izlenimi oluşturmak için Cumhuriyet’e ait oldukça kabarık bir “Günah dosyası” bulunduğu doğrudur. Yazılarımızda, konuşmalarımızda, hem FETÖ’nün hem onunla aynı ağzı kullanan siyasi - medyatik yapıların (Cumhuriyet bunlar arasındadır) Türkiye’yi vurduklarını ifade ederek geliyoruz. Bunun, bir medya eyleminden çok farklı olduğunu belirtmek lazım.
Cumhuriyet ve onunla birlikte hareket eden iç - dış siyasi odaklar, tüm bu yayınların “muhalefet” çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini, üstelik muhalefetin “sert ve acıtıcı” boyutlarının uluslararası hukuk tarafından koruma altına alındığını belirtiyorlar.
Hükümet, konunun yargıya intikal ettiğini, yargıya müdahale etmeyeceklerini, sonucun beklenmesi gerektiğini belirtiyor.
Evet, söylenecek olan odur.
Yargı sürecinin iç hukuk yollarında nasıl neticeleneceğini bilmiyoruz. Olağanüstü hal uygulaması ile gazeteye kayyım tayini vs. söz konusu olur mu? Yazarlar için cezalandırma gelir mi? Cezalandırma olur, iç hukuk yolları tükenirse konu belli ki AİHM’e kadar gider. Bu noktalarda AİHM’den Türkiye’yi tazminata mahkum eden pek çok kararın çıktığını biliyoruz. Kayyım tayini durumunda da, gazetenin geçireceği dönüşüm medya özgürlüğünü sürekli gündemde tutacaktır.
Türkiye, Ortadoğu’da yaşanan gerilimlerin kaçınılmaz yansımaları ve onlara müdahale iradesinin getirdiği bedeller de dikkate alındığında her bakımdan çok hayati bir süreci yaşıyor.
Bu dönemde medya Türkiye’nin hassasiyetlerini gözetme, yönetenler de, tahammül - tepki dengesini bulma sınavını veriyor. İyi niyet ise herkes için ana sınama çerçevesi.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
5.02.2026
27.01.2026
23.01.2026
22.01.2026
20.01.2026
16.01.2026
15.01.2026