Ali BAYRAMOĞLU
2000'lerin ilk 10 yılından geriye ne kaldı? Bugünden geriye nasıl bakmalı?
İç içe giren üç öykü yaşadık.
Birincisi şüphe yok ki 'toplumsal öykü'dür.
Bu, bir bakıma yeni bir orta sınıfın, yeni bir toplumsal merkezin inşaasının, değer sistemleri açısından bir dönüşüm ve etkileşimin öyküsüdür. Türkiye'de son 10-15 yılda toplumsal dokunun çeşitli katmanlarının kendi içinde geçirdiği büyük sosyolojik dönüşüm yaşandı. Farklı değer sistemlerinin görece değişimi, teması ve zaman zaman iç içe girmesi, sivil olana yönelik talep, din-siyaset-ekonomi arasındaki doğal mesafelerin oluşması, laikliğin hnem uygulamada hem algıda demokratikleşmeye başlaması önemli ve kalıcı sosyolojik girdilerdir. Bu öykü aslında bir isyanın da öyküsüdür, 'toplumsal olan'ın 'siyasal' karşısındaki isyanı. Dönüşüm süreci toplumsal talepler, eğilimler, dinamiklerin siyaseti ve siyasi dengeleri kuşatmasıyla mümkün olmuş ve yol almıştır.
Geçtiğimiz dönemi değerlendirirken sıradan bir iktidar değişimi ifadesini çok dikkatli kullanmak gerekir. Zira temelde yatan değerler ve tutumlara ilişkin köklü bir toplumsal değişim halidir.
İkincisi, elbette 'siyaset'in öyküsüdür.
Bu öykü iki parçalı olmuştur. Son 10 yıl bir yandan tarihi dış politik kırılmanın ve sivilleşme sürecinin de dahil olduğu çerçevede devlet tahakkümünü kıran, Türkiye'nin hakim ideolojik dokusuna oranla demokratikleşmenin önemli koşullardan birisini oluşturan bir duruma, 'siyasi alan genişlemesi'ne tanıklık etmiştir.
Ancak bu 10 yılda, siyasi alan genişlemesi yanında, siyaset kurumu merkezli aşırı bir güç yoğunlaşması da yaşanmıştır. 'Devlet tahakkümü'nden adım adım 'siyaset tahakkümü'ne geçiş olarak tabir ettiğimiz bu durum, siyasi iktidarın idari, kültürel, sosyal konularda özerk sahaları emmesi ve kendisine bağlamasının öyküsüdür. Siyasi iktidar basın, siyasi iktidar bağımsız idari kurullar, siyasi iktidar merkez bankası ilişkileri bunlar arasında yer almaktadır. Bu öykü adım adım siyasi merkez ve etrafındaki tüm yapılarda liyakat değil, sadakat, hatta biat üzerine kurulu bir sistemin kurulmasına yol açacaktır.
Bugün siyasi alanda önemli ölçüde arz üzerine kurulu ataerkil siyaset tarzının ürettiği krizler serisi yaşanmaktadır. Sonuç bugün itibariyle muhalefet eksikliği ya da hakim tek parti modeli üzerinden siyasetin 2000'ler öncesinde olduğu gibi toplumsalı tekrar içine hapsetmesidir.
Üçüncü öykü devlet alanıyla ilgilidir.
2003 sonrası adım adım, çeşitli adli, siyasi, hukuki süngü savaşları üzerinden ve yasal değişimlerle eski rejim aktörler tasfiye edilmiş ve eski rejimin temel direkleri yıkılmıştır. Bu süreçte AK Parti çeşitli gruplarla zımni ittifaklar yapmıştır. Bunlardan en önemlisi, daha doğrusu devlet alanındaki en kritik işbirliği hükümetin Fethullah Gülen cemaatiyle yaptığı işbirliğidir.
Bugün yeni rejimin kurulma aşamasında özellikle bu ikili arasında bir çatışma çıkmış, cemaat ele geçirdiği devlet yetkileriyle araçlarla hükümete yüklenmiş, hükümet ise kendi elindeki diğer devlet yetkileriyle buna yanıt vermeye başlamıştır. Sonuçta ortaya yeni bir tip güç kavgasının ürettiği, ağır bir otoriterleşme baskısı yapan bir devlet krizi, yargı krizi, kurumlalaşma krizi…
Bugünü doğru okumak bu 'üç öykü'yü, bunların iç içe girmelerini, ayrılma noktalarını dikkate almayı gerektirir.
Şüphe yok ki en değerli ve kalıcı olan ilk öyküdür. Bu öykünün üzerine devlet ve siyaset krizleriyle gölge düşmesini engellemek gerekir.
Üçüncü öykü toplumdaki tüm meşru güçlerin görmesi ve birlikte çözmesi gereken, yeni Türkiye için kurucu ve görülmezse ölümcül olabilecek bir krizdir.
İkinci öykü ise diğerlerini unutmadan demokratik mücadeleyi ve itirazı gerektiriyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları


































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026