Ali BAYRAMOĞLU
Siyasetin "askerden ve askeri olandan arındırılması" çabası şüphe yok ki, Türkiye'nin son 10 yılına damga vurdu.
Mevzuat değişiklikleri, Ergenekon, Balyoz türü davalar üzerinden yürüyen adli süreçler bu açıdan önemli rol oynadılar, oynamaya devam ediyorlar.
Demokratik düzeni tesise yönelen "arınma"lar önemlidir...
Demokrasi hedefi bu arınma ve tasfiyelerin hem hukuki bazda hem yeni ve demokratik bir kurumlaşma dalgası içinde hayata geçirilmesini gerektirir. Aksi halde değişim yüzeysel olur, konjonktürel kalır.
"Demokratik kurumlaşma"dan kasıt, söz konusu olan sivilleşme süreciyse, "yeni bir ordu ve asker konsepti" kadar, sivil ve askeri alanların keskin ayrımı, askeri alan ve olanın siyasi iradeye bağımlılığı ve mutlak denetimine ilişkin şeffaf kurallardır.
Türkiye bu açıdan yolun henüz yarısındadır.
Bunu, acil hukuki tashih ihtiyacı göstermekle birlikte demokrasi açısından önemini olduğu gibi koruyan Ergenekon, Balyoz gibi adli süreçler açısından söylemiyoruz. Aynı zamanda ve özellikle gerek idari tasarruf gerek yasama faaliyeti düzeyinde atılması gereken adımlarla ilgili olarak ifade ediyoruz.
Jandarma meselesi bunlardan birisidir...
Birkaç gün önce gazetelerde yer alan kimi haber ve yorumlar, bu teşkilatın tümüyle İçişleri Bakanlığı'na bağlanacağını söylüyordu.
Lale Kemal'in Taraf'taki şu satırları bunlardan birisiydi:
"Terörle mücadelede Jandarma Genel Komutanlığı'nın, valilerin talimatları doğrultusunda faaliyet göstermeleri politikası benimsenmişti. Ancak, JGK'nın, fiilen TSK'ya bağlı olması, bu askerî kolluk biriminin ne ölçüde valinin talimatlarına uyacağı ve uyduğu konusunu da gündeme getirmişti. Nitekim, geçen yıl 28 Aralık'ta, Uludere'de 34 vatandaşın PKK'lı sanılarak F-16 jetlerinin bombardımanı sonrasında ölümüyle sonuçlanan olayın ardından basına konuşan Uludere Kaymakamı Naif Yavuz'un, 'İlçenin mülki amiri olarak bana iletilmiş bir bilgi yok. Sadece şahsi temaslarımdan edindiğim bilgiler var. Olayla ilgili askerler bana bilgi vermedi' yolundaki sözleri, jandarmanın, Başbakanlık talimatına rağmen eski alışkanlıklarını sürdürdüğünü ortaya koyan son gelişme oldu. Dolayısıyla, JGK'nın, İçişleri Bakanlığı'na bağlanması, hem iç güvenlikteki zaafiyeti ortadan kaldırmak hem de demokratikleşme adına elzem hale geldi..."
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ise, "Bakanlar Kurulu'nda görüşülmedi. Ancak merak ettiğim için hem İçişleri hem Adalet hem Milli Savunma bakanlarına sordum. Böyle bir talebin olmadığını üzerinde de çalışma yapılmadığını söylediler..." diyordu...
Gelişmeler Arınç'ın söylediği istikamette olsa dahi, jandarma meselesi önümüzdeki dönemde "sivilleşme" çerçevesinde şu ya da bu şekilde siyasetin gündemine gelmek zorundadır.
Malum, Jandarma iki işlev yerine getirir. Asayiş işlevi açısından İçişleri Bakanlığı'na sorumlu olarak çalışır, askeri işlevi açısından ise Silahlı Kuvvetler'in parçası olarak faaliyet gösterir.
Temel ve acil sorun bu teşkilatın asayiş işlevi açısından karşımıza çıkar. Jandarma kırsal alanda asayiş görevi yapmakta, kendi görev alanının dışına çıkma eğilimi taşımakta, en önemlisi kanunun emrine rağmen mülki amirlere tam bağlı çalışmamaktadır Örneğin ilgili kanunun emrettiği yönetmelik askerin direnciyle çıkarılmadığı için, il ve ilçelerde jandarmanın sicil amiri vali ve kaymakamlar değildir, Silahlı Kuvvetler'dir.
Bu durum açıktır ki, EMASYA gibi protokollerin somut olarak düzenlediği üzere iç güvenlik ve asayiş alanının sivil ve asker olmak üzere iki ayrı merkez tarafından yönetilmesini, asayiş işlevinde kendiliğinden bir askerileşmeyi ve doğal olarak JİTEM, Pelitli örneklerinde olduğu gibi karanlık noktaları ve kaçakları üretmektedir.
Siyasi iktidar bu meselenin üzerine idari tasarruf yoluyla gidebilir...
Ve hızla gitmelidir...
Diğer yüz, askeri işlevin düzenlenmesi ise, yeni bir kurumlaşma çerçevesinde, Anayasa değişikliğiyle birlikte düşünülmelidir...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları




































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026