Ali Saydam
Sayın Kılıçdaroğlu bu sefer de kaybedecek. Hem de kazansa da kaybedecek… İkametgâh işini halledemediği için Kağıthane’de oy kullanamamış olması gibi sakarlıkları bir kenara bıraksak dahi, “Benim adım Kemal, bana açılmış olan her davayı kazanırım” deyip kendisine karşı açılmış olan her davayı kaybetmiş olmasını ne yapacağız? Ya da “En az yüzde 60 alırız” deyip çakıldığı seçimlerden sonra o seçimin kazananıymış gibi davrandığı durumları göz önüne alarak, bu son kurultay itişmesinde de bir kez daha zor duruma düşeceğini tahmin etmek için müneccim olmak mı gerekir?..
Muharrem İnce’nin toplayabileceği imza sayısının da çok önemi yok aslında. Kemal Bey’in iktidarını konsolide etmek, safları sıklaştırmak, partisinde ve toplumda gerekli güveni sağlamak için her şıkta kurultaya gitmesi gerekmez miydi? Tabii ki gerekirdi. Bunun için sadece bir tek şey lazımdı: Bir miktar özgüven.
Özgüven olmayınca yan yollara başvurmak ve anti demokratik davranışlar içerisine girmek kaçınılmaz oluyor. Demokrasi, hani azınlığın da haklarının korunduğu sistemdir ya… Muharrem İnce’nin parti delegeleri arasında ille de çoğunluğu ele geçirmesini beklememek, bir an önce inisiyatifi ele almak güçlü liderlik göstergesi olurdu. Ama olmadı…
Öte yandan, Muharrem İnce’nin de CHP’ye getireceği çok fazla bir şey yok gibi. Biraz daha beşerî, biraz daha açık, biraz daha şeffaf, biraz daha katılımcı bir siyaset adamı profili belki. Oysa CHP’nin ihtiyacı, liderlik koltuğunun böyle bir profille değiştirilmesiyle karşılanacak gibi değil. Artık demode hale gelmiş altı ok ile başlamak gerekebilir mesela…
İçinde devletçilik bulunan bir ‘varoluş nedeni’ ile Türkiye’yi geleceğe taşımak mümkün olabilir mi? CHP’nin ihtiyacı fikrî değişikliktir, paradigma değişikliğidir; ezcümle bir ‘dünya görüşü ve duruşu’ değişikliğidir. Buna bağlı olarak da tüzüğünün, kadrolarının bu yeni anlayış doğrultusunda tamamen değiştirilmesidir.
- Gardaşım...
- İnsanların sıcaklığa, ilgiye, dostluğa, şefkate ne kadar çok ihtiyacı varmış… Basit bir slogan, günlük hayat içinde sıradanlığın simgesi olarak düşünülebilecek bir ifade biçimi, bir anda hem insanların hem de markaların kendilerini ifade aracı olarak sarıldıkları bir umut ışığı haline dönüşüverdi: “Gardaşım, bir şeye ihtiyacın var mı gardaşım?”
- İlk olarak kimin bu deyişi ortaya attığı bilinmiyor. Hangi maksatla söylenmiş olduğuna dair de ip ucu yok. Bilinen şu: Sosyal medyada ‘gardaşım’dan geçilmiyor. Bakın, bu söylemi kullanan markaların bazılarından örnekler: Dominos Pizza, Turknet, Lifecell, Burger King, Papara, BluTV, Keskinoğlu Tavuk…
- Twitter ortamında zekâ ve mizah anlayışı sahibi birtakım kullanıcılar da markalardan yola çıkarak hoşluklar yapmışlar. Adı geçen markaların hoşgörüsüne sığınarak paylaşalım.
- “Üniversite sınavı açıklanır…
- Bilkent Üniversitesi: Buraya paran yetmez
- Marmara Üniversitesi: Para değil beyin yetmez
- Koç Üniversitesi: Adımı ağzına bile alma sakın
- Burger King: Gardaşım, bir şeye ihtiyacın var mı gardaşım… “
- Bir başka örnek:
- “Alışveriş yaparken…
- Zara: İyi bir alışveriş için belli bir miktarı gözden çıkarman lazım
- Beymen: Maddi durumun iyiyse anca
- Vakko: Ne olursan ol zengin ol
- Koton: Gardaşım, bir şeye ihtiyacın var mı gardaşım…”
- Dünya o kadar gaddar ve gayri insani bir dönemden geçiyor ki bu deyişteki sıcaklık insanlara iyi geliyor…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.09.2020
15.10.2019
24.09.2019
12.09.2019
10.09.2019
25.06.2019
7.05.2019
11.04.2019
4.02.2019