Ali Saydam
Çocuklarının PKK tarafından kaçırıldığı iddiasıyla ve onları geri almak üzere Diyarbakır’daki HDP binası önünde oturma eylemi yapan ailelerin sayısı 17’ye ulaşmış. Aileleri, eylemi sonlandırmaları için ölümle tehdit edenler de varmış.
Suriye’nin Rakka şehrinden bir anne de çocuğunun PKK tarafından kaçırıldığını ifade ettiği bir video yayınlamış. Rakkalı anne şöyle demiş:
“Yavrularımız zorla alınarak teröriste dönüştürülüyor. …Tüm Arap, Türkmen ve Kürtlere sesleniyorum. Daha ne kadar bu zulme sessiz kalacaksınız? Teröre ve ortaklarına isyan etmek için neyi bekliyorsunuz?”
Annelerin talebi ortak ve çok basit: Çocuklarımızı geri verin!
Bir annenin çocuğundan ayrılması, hele ki alıkonulma, teröre alet edilme gibi gerekçeler de varsa toplumun asla kabul etmeyeceği, deyim yerindeyse ‘geri kusacağı’ bir durum. Bir acı tablo…
Annelerin eylemlerinin insani yönünün çok güçlü oluşu bir yana, olayın ‘siyasi iletişim’ boyutu olduğu da ‘tartışmasız gerçek’.
Alman şair, yönetmen ve tiyatro yazarı Bertolt Brecht’in 20. yy’da yeniden şekillendirerek özel anlam kattığı ‘epik tiyatro’nun en önemli unsurlarından biri, ‘toplumsal gestus’ kavramıdır. Bu kavram tiyatroda, izleyicinin oyuna eleştirel bir bakış açısıyla yaklaşmasını sağlar.
Tiyatrobilimci, yazar, oyuncu ve yönetmen Özdemir Nutku, Brecht’in gestus kavramını, “Toplumla ilgili olan, toplum üzerine fikir veren jesttir” diye açıklamış.
Buna bakarak, annelerin eylemlerini bir ‘toplumsal gestus’ uygulaması olarak kabul edebiliriz. Anneler, bu ifade biçimiyle pek çok algıyı değiştirmişlerdir ki zaten iletişim çalışmalarının ana hedefi de önce ikna etmek, sonra da davranış değişikliğine yol açmak değil midir?
Bizde annelerin kayıp çocukları için yaptığı ilk eylem bu değil… Cumartesi Annelerinin eylemi, 1970’lerin sonunda Arjantin’de Plaza de Mayo’da yine kayıp çocukları için toplanan anne ve büyükannelerin eylemlerinden esinle başlamıştı… İstiklal Caddesi’ndeki Galatasaray Meydanı’nda 1995’ten bu yana her cumartesi devam ediyor…
Bu tür ifade biçimlerinin hepsi, siyasi yönü ne olursa olsun son derece etkili bir iletişim dilini oluşturur ve düşünceden çok duygulara hitap ettiği için de kalıcı bir tortu bırakır. ‘Toplumsal gestus’, en iyi siyasi iletişim dillerinden biridir.
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, muhtemelen bu olaydan siyasi boyutta ekmek yemek adına, bizce çok talihsiz bir söz ederek, “O annelerin feryadının çözüm adresi, bir partinin kapısı değil, devletin kapısıdır” demiş.
Peki ya nerede bekleyeceklerdi anneler? PKK’nın binası mı var?! Elbette ki mesajı Kandil’e ileteceklerinden emin oldukları HDP binası önünde bekleyecekler!
Meral Hanım başta olmak üzere bu düşünceyi paylaşanlar için hatırlatalım: Annelerin bekledikleri kapı, çocukların kaçırılmasının faili PKK ile bağı olan tek ‘kurum’.
Onlar da bu bağı reddetmiyorlar zaten. Hatta öyle sahiplenmişler ki bekleyişteki Biçer ailesi, Diyarbakır Bağlar ilçesi HDP Gençlik Kolları üyelerinin, kendilerini eylemlerini sonlandırmaları için silahla tehdit ettiklerini söylemiş…
Hâl böyleyken, bizim de Meral Hanım gibi düşünenlere bir sorumuz var: “Annelere söyleyecek başka sözünüz yok mu?!”
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.09.2020
15.10.2019
24.09.2019
12.09.2019
10.09.2019
25.06.2019
7.05.2019
11.04.2019
4.02.2019