Ali Saydam
Uluslararası Para Fonu (IMF) heyeti, 12 Eylül’de Türkiye’ye geldi…
Amaç, rutin diyebileceğimiz “Madde 4 görüşmeleri”…
Yılda bir kez üye olan ülkelerde ekonomik gelişmeleri değerlendirmek için yapılıyor… Fon uzmanları, bakanlıklar, kamu kuruluşları, iş dünyasının temsilcileri, sendikalar ve sivil toplum temsilcileriyle bir araya geliniyor… Bu görüşmelerde hükümetin bir gözlemcisi bulunuyor…
Yani, iktidar partisi dışındaki gruplarla görüşmeler de ‘rutin’e dâhil…
Keşke CHP ve İYİ Parti de siyasi parti adabı ile muhalefet olma konusunda bazı sorumluluklar, rutinler geliştirebilse…
Konu şu: IMF’in, Türkiye ziyareti sırasında CHP ve İYİ Parti ile de görüştüğü ortaya çıkmış.
Ortaya çıkmış ifadesini kullanmamızın elbette özel bir nedeni var. Bildiğiniz gibi bu ifade, gizlenmeye çalışılan konular duyulmaya, bilinmeye, artık gizli kalmamaya başlandığında kullanılır…
Peki, muhalefet partileri bir finans kuruluşuyla görüşemez mi?
Elbette görüşürler.
Fakat bu uluslararası finans kuruluşu ülkeniz için tartışmalı bir konumdaysa hassas davranmak bir mecburiyet, bir ödevdir.
İşin iletişiminin her zamankinden daha sıkı tutulması, daha özenle ve eksiksiz yapılması gerekir…
Görüşmenin öncesindeki ve sonrasındaki süreçte açık ve şeffaf olmak, kamuoyunu ve gerekli tüm devlet organlarını bilgilendirmek doğru bir iletişim, sorumlu bir davranış örneği olurdu…
Böyle yapmadılar. Peki sonuç ne oldu?
Görüşmenin üzerine yetkili isimlerden açıklamalar gelmeye başladı…
IMF İcra Direktörü Raci Kaya, heyetin CHP ve İYİ Parti yetkilileriyle görüşmesini şöyle değerlendirmiş:
“Heyetle yapılan toplantılar boyunca böyle bir görüşme niyetinden dahi söz edilmemiştir. Buna rağmen böylesi saklanan, meşruiyet dışı bu toplantı, Türkiye’ye karşı farklı bir ajandanın varlığının göstergesidir.”
Haklı olarak, iktidardaki AK Parti cephesinden de tepki içeren bir yorum geldi. Hükümet sözcüsü Ömer Çelik, hem hükümeti “eninde sonunda IMF’ye gidecek” diye hep fos çıkan iddialarla itham edip hem de IMF yetkilileriyle gizli saklı görüşülmesini eleştirmiş:
“Görüyoruz ki bu tip gizli saklı görüşmeleri kendileri yapıyorlar. Tabii anormal olan şey şu; iktidar partisi değiller, herhangi bir şekilde Türkiye’yi yönetme sorumlulukları yok. Dolayısıyla ne görüştüklerini açıklamaları kendilerinin bileceği bir iş. Garip olan da CHP’nin ekonomi ile ilgili eleştirilerine IMF yetkilileri mi danışmanlık yapıyor, CHP’liler mi IMF’ye danışmanlık yapıyor, hatlar karışmış durumda.”
Sayın Çelik eleştirisini şöyle sonlandırmış: “Cumhurbaşkanımızın da söylediği bir şey vardı. ‘Bunlar bir gün iktidara gelirse ilk yapacakları iş Türkiye’yi IMF’ye teslim etmek olur’. O tespitin de ne kadar doğru olduğu görülmüş oluyor.”
AK Parti Grup Başkan Vekili Mehmet Muş sormuş: “IMF uluslararası bir kuruluş, Türkiye bunun bir üyesi. CHP görüşebilir; ama niye gizli yapılıyor? Neden vatandaştan saklanıyor?”
Bütün bu gizli kapaklı hareketler işte bu yorumları beraberinde getiriyor. Açıklık, şeffaflık olmazsa güven de ortadan kalkıyor işte…
Zaten, CHP’nin kuruluş ilkeleriyle bağdaşmayan “YPG terör örgütü değildir.”, “Suriye bataklığında ne işimiz var?”, “Doğu Akdeniz’de ne işimiz var?” gibi ifadelerle ve PKK ile arasına mesafe koymayan HDP ile ‘bir yastıkta kocama’ sinyalleriyle partinizin itibarında koca bir delik açmış, güveni yerle bir etmişsiniz…
Bir de IMF gibi ülkemizde -haklı gerekçelerle- hiç de hoş karşılanmayan bir kuruluşla ‘gizli’ görüşüyorsunuz…
Çanak çömlek patladıktan sonra söz konusu partilerden gelen açıklamaların bir anlamı da kalmıyor…
Kusura bakmayın ama bu kadarını da beklemiyorduk…
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.09.2020
15.10.2019
24.09.2019
12.09.2019
10.09.2019
25.06.2019
7.05.2019
11.04.2019
4.02.2019