Ali Türer
ALİ TÜRER
Bu topraklarda Türkçülük, Neo Osmanlıcık (Osmanlıcılığın devamı yeni bir versiyonu) olarak ortaya çıktı. Dikkat edin İttihat Terakki’nin bütün liderleri, İslamcılık ile Türkçülüğü uzlaştırma çabası içinde olmuşlardır.
Ne demek istediğimi biraz açayım.
Osmanlıcılık, çözülen klasik İslam Devletinin yerine, Tanzimat Fermanı’ndan itibaren, merkeziyetçi yapıyı, geleneğe, aynı zamanda da çağın ruhuna uygun biçimde yeniden inşa etme serüveniydi. II. Meşrutiyetin İslamcılığı da Türkçülüğü de hep aynı çizgi üzerinde ilerledi.
Amaç, bütün unsurları (Ermeni, Rum, Kürt, Türk) geleneksel kültür içinde eriterek ortak bir toplum inşa edebilmekti. II. Abdülhamit bunu, teknoloji (ulaşım-iletişim), ordu, din, sansür, hafiyelik ve modern eğitimi kullanarak mutlakiyet (istibdat) rejimi içinde denedi.
İttihat ve Terakki ise II. Meşrutiyet koşullarında bütün anasırı (unsurları) Türkçülük şemsiyesi altında bir araya getirmeye çalıştı. Cemal Paşa’nın Anıları, 1. Dünya Savaşı yıllarında bu amaç uğrunda nasıl umutsuzca bir çaba içinde debelenip durduğumuzu açık biçimde ortaya koyar.
Mustafa Kemal ve Arkadaşları ise I. Dünya savaşından sonra elde kalan sınırlar içinde, bu siyaseti yeniden güncellediler. Modernleşme ve Türkleştirme siyaseti içinde bir devlet, bir toplum inşa etmeye çalıştılar.
Bu siyasi projenin başarıya ulaşabilmesi, modernleşme dönemi içinde milli duyguları uyanan, kültürüne sahip çıkmak isteyen diğer unsurların bu topraklardan uzaklaştırılması ya da asimile edilmesi, etkisiz hale getirilmesi ile mümkündü.
Fakat, Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra, Milli Duyguları henüz (geç) gelişmeye başladığı için daha önce o kadar sıkıntı çıkarmayan, hatta Ermeni-Rum gibi unsurların ayıklanmasında Türklere destek veren Kürtler, bu projenin hayata geçmesinde, giderek en önemli engel haline geldiler.
Bu projenin hayata geçmesi için, Türkçülüğün yeterli bir mihver (eksen) olamayacağı anlaşılınca, kadim birleştirici İslamcılık yeniden devreye girdi. Bir süre Türk-İslam Sentezi olarak işleyen eksen 2000’li yıllardan sonra yerini önce İslamcılığa sonra da İslamcılık-Türkçülüğe kendini bıraktı. Fakat proje özünde kesintisiz biçimde aktı, hep aynı kaldı.
Yukarıdan aşağıya merkeziyetçi gelenek içinde Türklerin ve İslamcıların varoluşunu güvence altına alacak kaynaşmış bir toplum oluşturma (Beka) amacı güden bu proje, gene de hiçbir zaman tamamlanamadı. Bu projeden kalıcı bir sonuç alınamadı. Sonuç: Hukuksuzluk, keyfilik, istikrarsızlık, çatışma ve ayrışma:
Çünkü kadim Anadolu özünde, dışarıdan gelenin tek başına damgasını vuracağı, tek unsurlu, tek inançlı bir coğrafyaya dönüştürülebilecek bir yapı değildi. Her zaman çok renkli, çok kültürlü bir coğrafya olarak var ola geldi.
Bu topraklarda huzur, istikrar ve barış, ancak, farklı kültürlerden gelseler de, eşit yurttaşlık temelinde, demokrasi kültürü içinde ortaklaşa kurucu unsur olarak bir araya gelmiş unsurlarca, el birliği ile korunabilirdi. Olmadı, olamadı.
Türkiye, Neo Türkçü, Neo İslamcıların yer yer birbiri ile çatışan yer yer birbiri ile örtüşen niyetleri, gayretleri, itiş kakışları ile sürekli bir çatışma içinde kan kaybetti, bugünlere geldi.
Yazıya neden böyle bir giriş yaptım. Çünkü bu gerçekliği göz önünde tutmadan yapılacak hiçbir analiz, özel olarak bugünkü Türkiye’nin, daha geniş anlamda Ortadoğu coğrafyasının yarasına merhem olabilecek bir malzeme üretmez.
Kendi ülkesinde barışı, huzuru, istikrarı, demokrasiyi, kardeşçe bir arada yaşamı kuramamış yapılar, ideolojiler, anlayışlar Suriye’ye Barış, Huzur, İstikrar getiremezler.
Olsa olsa oradaki karmaşanın bileşeni olur, karmaşayı Türkiye’ye taşır, toplumu paralize eden, huzursuz eden iç sorunları, daha da işin içinden çıkılamaz hale getirir, süreci daha tehlikeli daha çatışmalı hale getirirler.
Beşşar Esad’ı deviren Muhammet Colani Erdoğan’ın da Trump’un da yeni gözdesi oldu. Anlaşılıyor ki her ikisinin de Colani’den beklentisi, Suriye’deki bütün unsurları hegemonyası altında tutabilecek, ılımlı bir İslam Devleti kurması doğrultusunda. Bunun için Colani’nin HTŞ kimliğini, cihatçı kimliğini bir kenara bırakıp kimsenin inancına yaşamına doğrudan müdahalede bulunmayacak görece de olsa laik bir sitem kurabilmesi gerekiyor. Trump, bunun için Erdoğan’dan medet umuyor olabilir. Bir yandan da bu Türkiye’nin halinden oldukça memnun olduğu anlamına da gelir.
Fakat Colani bu yola girer mi, girerse onu destekleyen İslamcı gruplar onu rahat bırakırlar mı, bilinmez. Bu çok zor, oldukça da uzak bir ihtimal. Köklü değişim zaman ister.
Erdoğan’ın, nihai arzusunun Suriye Demokratik Güçlerinin silahlı gücü YPG’nin dağıtması, silahlarının elinden alması olduğunu biliyoruz.
Oysa Colani’nin eski cihatçı, İslamcı reflekslerini terk etmedikçe, SDG ile ortak bir çözüm üretmesi mümkün değil. Ayrıca, Colani’nin Amerika’nın desteğini alabilmesi, SDG’yi desteklemeyi bırakması için Suriye’deki Amerikan çıkarlarını gözetme sözü vermesi de gerekiyor. Colani Türkiye’nin akıl hocalığı sayesinde bu esnekliği gösterebilir mi?
Hesaplar bunlar olabilir, siyasi denklem içinde yaşam hesapları nereye evirir, göreceğiz.
Türkiye Suriye Milli Ordusu ile birlikte Kobani de ve Münbiç te SDG güçlerine karşı harekata hazırlanıyormuş. Bundan kaçınmak için Kürt güçlerin kontrolündeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Komutanı Mazlum Abdi, bu bölgede Türkiye'yle tam ateşkes sağlanması durumunda Rojava’daki Suriyeli olmayan tüm Kürt militanların (PKK’ların) ülkelerine geri döneceğini söylemiş (EuroNevs. 20.12.2024). Bu Türkiye’nin en önemli taleplerinden biriydi. Bu gösteriyor ki SDG de sonuçta bir orda bir uzlaşma arayışı içinde.
Erdoğan iktidarı, Neo Osmanlıcı siyaset içinde Kürtlere, Türk-İslam devletinin içinde bir alt unsur olarak kabullenebilecekleri bir konum öneriyor, dayatıyor. Yani devlet aklı, bu kadim projeyi hala, İslamcılar eliyle sonuçlandırabileceğini düşünüyor. Bunu anlıyoruz
Bunun için Suriye’deki Kürt yapılanmasının da bu beklentilere tehdit oluşturulamayacak bir konumda yapılanması bekleniyor.
Planlandığı gibi sonuçlanırsa bu süreç, Erdoğan’ı bir yandan uluslararası bir lider, bir aktör konumuna yükseltirken, muhalefetin de giderek daha paralize hale gelmesine, zayıflamasına yol açacak. Erdoğan’ın siyasi ömrünü uzayacak. Türkiye anayasal olarak değilse bile fiilen, Rusya’da olduğu gibi tek partili rejimle yönetilen otokratik bir ülke halinde görece kararlı bir yapı haline gelecek. İktidarın bütün hesapları bu yönde. Muhalefetin buna karşı bir alternatifi var mı, onu da bilmiyoruz. İktidarın İmralı’da Dem Parti-Öcalan görüşmesinden bu süreç içinde bir beklentisi olmalı, yoksa bu görüşmeyi bu kadar neden istesin, değil mi?
Günün sonunda gelip bir yine bir özlü söze gelip dayanıyor aklımız: Ne yapılsa nafile, Zorla güzellik olmuyor.
Yazarlar
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.11.2025
15.11.2025
6.09.2025
18.07.2025
12.06.2025
22.12.2024
3.12.2024
26.09.2024
2.09.2024
5.08.2024