Aydın ENGİN
Biliyorum ortalık toz duman. Türkiye, Suriye’den sonra şimdi de Irak bataklığına da gömülmek üzere. Daha kısa süre öncesine kadar Erdoğan- Davutoğlu ikilisinin el bebek gül bebek ilişkiler içinde olduğu, desteği esirgemediği IŞİD, işi Türkiye Cumhuriyeti’nin Musul Konsolosunu kaçırıp rehin almaya kadar vardırdı.
Bunun adını çekinmeden koyalım: IŞİD Türkiye’ye savaş ilan etti.
Erdoğan – Davutoğlu ikilisinin “Sünni kardeşliği” mavalını, “Sünni dayanışması” zırvasını paketleyip geri yolladı.
Söylenecek çok söz yok: Erdoğan ve Davutoğlu’na dönüp “Besle kargayı, oysun gözünü” atalar sözünü bilip bilmedikleri sorulur ve “İyi de göz sizin değil bizim gözümüz” diye hatırlatılır…
Öte yandan Diyarbakır’daki bayrak provokasyonu Batı kent ve kasabalarında derinden yankılanıyor. Milliyetçilik hızla Kürt düşmanlığına dönüşmekte; toplumda zaten var olan linç kültürü çakacak bir kıvılcım aramakta…
Yine de bunları bir yana itip Pınar Selek’i yazacağım.
Hayır, dedesi sosyalizm yolundaki öğretmenlerimden biri olduğu için değil…
Hayır babası pek sevdiğim, saydığım, nice davada savunmamı üstlenmiş bir ağabeyim olduğu için değil.
Hayır, Pınar Selek kız kardeşim kadar yakınım olduğu için değil.
Onu, da, babasını da, dedesini de hiç tanımasaydım bile yine Musul konsolosunun kaçırılması, bayrak provokasyonunun ürkütücü etkileri gibi yakıcı konuları bir yana bırakır, yine bu yazıyı yazardım.
Çünkü Pınar Selek’in aynasında Türkiye’nin yargı erkini yargılamak, adalet dağıtmakla yükümlü bir devlet kurumunun yürekler acısı ve yürekler acıtıcı halini bir kere daha sergilemek gerektiğine inanıyorum…
* * *
Pınar Selek davası bize özetle, özetin de özetiyle tek cümlelik bir gerçek anlatır:
- Türkiye Cumhuriyeti’nin yargı erkinin elindeki adalet aygıtı genç bir kadın yurttaşımızın 16 (yazıyla: onaltı) yılını çaldı.
Çok mu sert oldu?
N’apalım, gerçek sertse, söylenmesi gereken de sert olur.
Sizleri bıktırıcı hukuk terimleri ile yormaya hiç niyetim yok. İçindeki adalet hedefi silikleşince hukukun dili sadece laf ebeliğine, kelime cambazlığına dönüyor. Pınar Selek davasını on altı yıl boyunca yürüten yargıçlara, yüksek yargıçlara, savcılara, yüksek savcılara sorsanız size hukukun o çetrefil ve ruhsuz diliyle bir sürü gerekçe anlatacaklardır.
Boşverin.
Şu yeter: Pınar Selek hakkındaki tek kanıt, 9 Temmuz 1998’de Mısır Çarşısındaki patlamada bombayı Pınar Selek’ten alıp yerleştirdiğini itiraf(?) eden Ramazan Öztürk’ün ifadesi idi. Pınar Selek bu ifade üstüne mahkûm edildi ve…
Ve sıkı durun: Abdülmecit Öztürk beraat etti…
Bir daha:
Bombayı patlayacağı yere yerleştiren Ramazan Öztürk beraat etti; bombayı aldığını söylediği Pınar Selek ömür boyu hapse mahkum edildi…
Şimdi artık Mısır Çarşısı’ndaki patlamanın bombadan değil, gaz kaçağından kaynaklandığını söyleyen uzman polislerin raporları; bombayı yerleştirdiği iddia edilen Ramazan Öztürk’ün savcılıkta ifadesini önce reddedip, polislerle on beş dakika “başbaşa” kalınca yeniden itiraf ediverişi filan ayrıntıdır; üstünde yazmaya değmez…
Çok somut bir davayı on altı yılda sonuçlandıramayan; bir genç kadının 16 yılını taammüden çalan bir aygıt için söylenecek söz, yazılacak yazı mı olur?
* * *
Bu yazı on altıncı yıl yazısıydı.
Korkarım 17, 18 belki 19, hatta 20. yıl yazıları da yazmak zorunda kalabiliriz…
“Geciken adalet adalet değildir” derler ya kulak asmayın… 16 yıllık gecikme mi olur… Ona olsa olsa şey denir…
Eeee…
Şey denir…
Şey…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları







































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2022
29.01.2022
28.01.2022
18.01.2022
17.01.2022
3.01.2022
24.12.2021
13.12.2021
6.12.2021
4.12.2021