Aydın ENGİN
Merhaba!
Farkında mısın, 6 yıl boyunca hep seni kalleş bir pusuyla aramızdan çekip aldıkları o uğursuz günde, 19 Ocak’ta sana mektup yazdım. Bu yıl öyle yapmayacağım. Bugün senin doğum günün. Üstelik artık 60 yaşındasın. Bundan böyle her yıl sana doğum gününde mektup yazmaya karar verdim.
İyi ettim değil mi?
Tutup sana “Doğum günün kutlu olsun. Nice yıllara kardeşim” desem şaşma.
Niye şaşıracaksın ki? Onca yıldır hep aramızdasın, hep aramızdasın.
Hatırla. Seni uğurladığımız gün, Agos’un önünde toplanmış binlerce, binlerce, binlerce kişiye “Hrantlar!.. Genç ve yaşlı, kadın ve erkek Hrantlar! Şimdi aramızdan birini, soyadı Dink olanı uğurlayacağız. Sessiz bir çığlık olacak ve İstanbul caddelerinde akacağız” diye seslenmiştim.
Tam da öyle oldu. Seni uğurladık; öteki Hrantlar senin bıraktığın yerden, senin tamamlayamadığın sözden, senin izinden yürüdüler, yürüyorlar.
Hangi birini sayayım sana?
Mesela seninkilerden bitirim Hayko Bağdat, sessiz sedasız iş yapan, sorun çözen Garo Paylan, sözcük jonklörü Yetvart Danzikyan ve sen gittikten sonra sana damat olan, Agos’un başına geçen ve Agos’u senden daha iyi çıkaran Rober Koptaş, sonra gazeteciliğini amatörlükten profesyonelliğe (kaliteyi kastediyorum) taşıyan Aris Nalcı, sonra gencecik Tamar Nalcı, ille de sözcüklerle nakış işleyen ve hep hüzünlü bakan Karin Karakaşlı…
Vazgeçtim… Ermenisiyle, Türk’üyle, Kürt’üyle hepsini saymaya kalksam Cumhuriyet’in bugün 200 sayfa filan çıkması gerekecek. Ama şunu bil: Çocuklarımız, gençlerimiz seni, senin fikrini ve senin cesaretini daha da yükseklere taşıdılar, taşıyorlar.
Hele senin oğlan, Arat (Ararat) Dink durup durup, susup susup bir gürlüyor ki, bana “Aşk olsun sana çocuk” demekten başka söz bırakmıyor. Geçenlerde bir basın bildirisi yazdı; inan ne sen, ne ben o kısacık, o yalın ve o vurucu metni beceremezdik. Bana da kendi adıma ve senin adına Arat’ı kıskanmak düştü.
Kuşkusuz seninle birlikte yürümüş, senin izinden gitmiş kimileri yolda sendelediler, savruldular. Boş ver. Önemsiz birer fire onlar. Omuz silk geç. Ben, biz öyle yapıyoruz...
***
Yattığın yerde izleyemiyorsundur. Seni uğurladığımız günden bu yana ülkede çok şey değişti. Mesela senin Başbakan olarak bildiğin zat şimdi Cumhurbaşkanı oldu. Onu hatırladın değil mi? Hani senin ardından ta evine kadar taziyeye gelmiş, gazeteciler karşısında gürlemiş, “Hiçbir cinayet Ankara’nın karanlık dehlizlerinde kaybolmayacak” buyurmuştu. Valla o gün bugün, cinayetin Ankara’nın karanlık dehlizlerinde kaybolması için ellerinden geleni yaptılar. Hatta seninki bunca yıl sonra, bunca kanıt, bunca bulgu gün ışığına çıkmışken cinayetin “Kişisel nedenlerle işlendiğini” söyleyiverdi.
Yani döndük başladığımız yere ve güne; yani 19 Ocak 2007’ye. Hani İstanbul’un o günlerdeki namlı valisi ile namlı Emniyet müdürü kameraların karşısına geçip “Örgütlü bir cinayet değil. Siyasi bir sebebi yok. Milli hisleri kabarmış bir gencin işi bu” demişlerdi.
Evet, döndük başladığımız yere ve başladığımız güne. Olsun bizler Sisyphos’uz. Kayayı tepeye kadar çıkardığımızda, onun yeniden aşağı yuvarlanmasına alışığız ve biz o kayayı yine yukarı taşırız. Ta ki...
***
Neyse, boş ver bunları. Görüyorsun çenem düştü. Oysa siyasetten söz etmek, olup bitenleri anlatmak için oturmadım mektup yazmaya. Ben anılar içinde dolanmak, arada bir ıslanıveren gözlerimi kurulayıp yeniden anılara dönmek istiyorum.
Mesela adadan söz etmek...
Hani sen ne zaman Kınalı’ya gitmeye kalksak “Benim adaya gidiyoruz” derdin ya, ben de Marmara Adası’ndan “Benim ada” diye söz ediyorum.
Burada da dostlarım var. Mesela Aret Usta. Balık avındaki ustalığını bir görsen kıskançlıktan çatlarsın. Öyle senin gibi Kınalı açığında çapari sallayıp istavrit, kraça çekip “Balık tuttum” diye firaklı fotoğraflar filan çektirip hava basmaz. Denize açılır, “Mezgit istiyorum” mu dedin, şak oltanın ucunda mezgit belirir. İzmarit mi? Al sana izmarit! Zargana, palamut, lüfer, sarıkanat... Ben balıkçı diye ona derim, sana değil...
Şaka bir yana, orada yatacağına yanımda olsan; yine atlasak ada vapuruna, Kınalı’nın yolunu tutsak. “Nasıl olsa Rakel de yanımızda değil, Oya da” deyip, rakı şişesinin birini boşaltıp ötekinin dibine vursak... Yine martılara simit atsak. Simit uzattığım arsız martı benim parmağı kanatsa. Sen “Bu garanti derin devlet martısı” diye dalga geçsen. Ben “Yanlış, Kınalı sularına girdik. Bu garanti Ermeni martısıdır. 1915’in hesabını benden soruyor” diye seni açığa düşürsem.
Gülsek. Yine katıla katıla gülsek.
***
Doğum günün kutlu olsun kardeşim...
Sen bu mektubu okuyadur. Ben gözlerimi kurulayacağım...
Aydın Engin'in bu yazısı Cumhuriyet'ten alınmıştır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları








































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2022
29.01.2022
28.01.2022
18.01.2022
17.01.2022
3.01.2022
24.12.2021
13.12.2021
6.12.2021
4.12.2021